Bu köyde kardeşliğin en güzel örneği sergileniyor

Bu köyde kardeşliğin en güzel örneği sergileniyor

Balkan ve Kafkas göçmenleri ile Güneydoğulu vatandaşlar, Cihanbeyli’ye bağlı Böğrüdelik köyünde, yıllardır huzur içerisinde yaşayarak, kardeşliğin en güzel örneğini sergiliyor

Akil İnsanlar Heyeti İç Anadolu Bölgesi Grubu’nun da ziyaret ettiği Cihanbeyli ve Kulu ilçeleri arasında yer alan 350 nüfuslu Böğrüdelik köyü, farklı etnik gruptaki insanların barış ve huzur içinde yaşadığı yerleşim yerlerinden biri. Yaklaşık 100 yıl önce ilk olarak Kafkas göçmenlerinin yerleştiği köy, su kaynaklarının bol, topraklarının da tarım ve hayvancılığa elverişli olması nedeniyle zaman içinde Balkan göçmenleri ve Günaydoğu Anadolu’dan gelen vatandaşların tercihi olmuş.

“KÖYÜMÜZ BİRLİK VE BERABERLİĞİN SİMGESİ”

Köyün Kafkas göçmeni muhtarı Çetin Ünal (47), dedelerinin 1910 yılında göç ederek bu köye yerleştiklerini söyledi. Bugün köyde Balkan ve Kafkas göçmenleri ile Güneydoğu Anadolu’dan gelen vatandaşların birlikte yaşadığını ifade eden Ünal, “Yaz aylarında nüfusumuz 500-600’e kadar çıkıyor. Öğrenciler geldikçe köy cıvıl cıvıl oluyor. Aramızda herhangi bir soğukluk, kavga, dövüş olmadı, olmaz. Birlik ve beraberlik içinde yaşıyoruz. Köyümüz birlik ve beraberliğin simgesi” dedi.

“KARŞILIKLI EVLİLİKLERDEN DOLAYI İNSANLAR BİRBİRİYLE KAYNAŞMIŞ DURUMDA”

Köy sakinlerinden Güneydoğulu Hasan Taş (55) ise yıllardır köyde barış içinde yaşadıklarını, bugüne kadar hiçbir ırkçı yaklaşıma şahit olmadığını belirtti. Köydeki barış ortamının çözüm sürecinde tüm Türkiye’ye örnek olduğuna inandığını vurgulayan Taş, şunları kaydetti: “Kürdüm, Tatarlardan evliyim. Birbirimizle barış içinde yaşıyoruz. Diğer göçmen komşularımız da karışık evliler. Bugüne kadar bir sorunumuz olmadı. Köyde insanlar ailece birbirine gidip geliyor. Bayramlarda, seyranlarda, acı ve tatlı günlerimizde birbirimize gidip geliyoruz. Karşılıklı evliliklerden dolayı insanlar birbiriyle kaynaşmış durumda. Çözüm sürecini destekliyoruz. Bu sürece karşı çıkanlara bakarsanız, Allah korusun, sürekli savaş içinde olmamız lazım. Nedeni hiç...”