Bir Mumcu vardı canı sıkılan!
Gazeteci Ahmet Hakan bu kez Erkan Mumcu'yu kaleme aldı... Halkın Erkan Mumcu'yu meselesiz heveskar olarak değerlendirdiğini belirten çarpıcı analiz…
Bir Erkan Mumcu vardı
Aslında "ideal sağ lider" olmak için eksiği yok fazlası vardı. Gelin, birlikte bakalım özelliklerine: Gençlik yıllarında önce milliyetçi, sonra İslamcı olmak gibi zengin mi zengin bir deneyim... "Sarışın bir eş" ile çağdaşlığını perçinleme şansı... Bağlamayı kaptı mı bir halk türküsünü kafasını gözünü yarmadan çığırabilme yeteneğiyle yerliliğini kanıtlama imkánı...
Üniversite yıllarında sinema emekçisi olarak çalışmaktan kaynaklanan o artistik doz...
Daha ne olsun! Gerçi Mesut Yılmaz, "Çok güzel konuşuyor fakat ne dediği anlaşılmıyor" diyerek "hitabet gücü"nü sarakaya almıştı ama sonuçta bir tür "Küçük Adnan Menderes" edasıyla belagatin şehvetine kendini kaptırıp işin hakkını vermiyor muydu?
Yani yağ vardı, şeker vardı, un vardı ama helva ortaya çıkmadı. Bence bunun böyle olmasında iki esaslı sorun rol oynamıştır. Bu iki sorunun birisi "içeriden", diğeri "dışarıdan"dır. "İçeriden" olan sorun şöyle bir şeydi:
"Dizi dizi inciyim / Güzellikte birinciyim" edasını, gösterişçi "özgüven patlaması"yla birleştirin... Ve ortaya çıkan karışımın üstüne biraz "aşırı mesafesizlik", biraz da "gerekçesiz fiyaka" ekleyin...
İşte herkesi "antipati" üzerinde birleştiren "içeriden" sorun böyle bir şeydi.
Gelelim, "dışarıdan" soruna... Buna kısaca "meselesizlik hissi yayma olayı" diyebiliriz.
Mesela üzerinde saatlerce konuşmasına ve en az 234 neden saymasına karşın, "AKP’yi neden bıraktığı" konusunda ikna edici bir gerekçe sunamamıştır.
En azından "algı" budur. Bu durum, "meselesi yok ama hevesi var" gibi bir imajın doğmasına neden olmuştur. Yani halkımız onun "meselesiz bir heveskár" olduğunu sezmiştir. Ahmet Hakan-Hürriyet
ANAP’lı vekiller: Keşke Meclis’e girseydik!
Sağdaki birleşme projesinin başarısızlıkla sonuçlanması üzerine seçimlerden çekilmek zorunda kalan Anavatan Partisi'nde sinirler gergin. Mehmet Ağar'ın "muhtıra olacağını bilseydim oturuma katılırdım" pişmanlığını yenileri izledi. ANAP’ta adaylık hakkını kaybeden milletvekilleri, birleşme sürecinin 'ayrışma'ya dönüşmesinden liderleri sorumlu tutuyor.
Meclis'teki cumhurbaşkanlığı seçimi oylamasına katılmama kararı, DYP-Anavatan ittifakının temelini oluşturmuştu. Bazı Anavatanlılara göre en büyük hata burada yapıldı. 'CHP'nin arkasına takılmakla yanlış yaptıklarını' belirten Şanlıurfa Milletvekili Turan Tüysüz, "Oylamaya katılsaydık başımıza bunlar gelmezdi." değerlendirmesini yapıyor. Hayal kırıklığı sebebiyle 'ne konuşacağını bilmez' hale düştüklerini ifade eden Selami Yiğit (Kars) de, "Olmayacak duaya 'amin' denildi." sözleriyle düşüncesini özetliyor. Mersin Milletvekili Hüseyin Özcan ise isim vermeden DP'yi eleştiriyor. "Hatayı yapanlar sözüne, imzasına sahip çıkmayanlardır." diyen Özcan, halkın sandıkta en iyi cevabı vereceğini kaydediyor. Zaman