"Bilimi, merakı, düşünce özgürlüğünü yerleştirecek sistemi kurmak lazım"

"Bilimi, merakı, düşünce özgürlüğünü yerleştirecek sistemi kurmak lazım"

Harvard Üniversitesi Genetik ve Kompleks Hastalıklar Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hotamışlıgil:- "Bilimin gittiği, gidebileceği yön dolayısıyla iyimserim ancak bilimin idare ve uygulamasından memnun değilim. O ortamı düzeltmemiz gerekiyor. Bürokrasi, sistem,

İSTANBUL (AA) - ANDAÇ HONGUR - Harvard Üniversitesi Genetik ve Kompleks Hastalıklar Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil, Türkiye'de bilimin gittiği, gidebileceği yön dolayısıyla iyimser olduğunu belirterek, "Ancak bilimin idare ve uygulamasından memnun değilim. O ortamı düzeltmemiz gerekiyor. Bürokrasi, sistem, sermaye, kuruluşlar, hepsi bilimin ileri gitmesini istiyor. Eğer amaç ortaksa onun etrafına daha güzel yollar örülebilir" dedi. 

Sabancı Üniversitesi mezuniyet etkinliklerinin kapanış konferansı için Türkiye'de bulunan Hotamışlıgil, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Hotamışlıgil, diyabet için bir ölçüm mekanizmasının uygulanmasına ilişkin çalışmalarının Science dergisinde yayımlandığına değinirken, şu bilgileri paylaştı:

"Bir ölçüm mekanizması geliştiriyoruz, hücrelerin içine koyuyoruz. Orada bir sayaç görevi görüyor. Hücrenin üzerine ne koyarsanız o sayaç bize doğru veya yanlış yola gittiğimizi söylüyor. Bizim kafamızda bir doğru yol var, oraya doğru götüren kimyasalları ayıklıyoruz ve onları bulduğumuz zaman belli hastalıklara iyi geleceğini düşünüyoruz. Sayaç diyabet için çok iyi gösteriyor. Metodu kullanarak, prensibi test etmek için tarama yapıyoruz. İlaçların içindeki maddeyi diyabetli, şişman hayvanlara verdiğimiz zaman 3 gün sonra kan şekerini normale döndürebiliyor."

Bunun bir ön çalışma olduğuna işaret eden Hotamışlıgil, "Yayımlayarak, 'Herkes kullansın istediği gibi değiştirsin, kullanılacak hale gelsin' diyoruz. Bütün yapıyı, ayrıntıları, nasıl sentezlendiğini, nasıl bulunduğunu yayımladık. Belki birisi bizden daha akıllı çıkar, bunu ıslah eder, kullanır diye düşünüyoruz. Bizi heyecanlandıran bir çalışma ve bizim için önemli bir aşama" diye konuştu.

Hotamışlıgil, ilaç geliştirme projelerinin sıkışık bir ünitenin içerisinde gerçekleştiği ve uygulama noktasına gelene kadar dünyaya açılmadığı için uzun bir süreci gerektirdiğini, aynı zamanda ticari ve zihin sermayesiyle ilgili sıkıntılar bulunduğunu anlattı.

Endüstriyle beraber aşı teknolojisiyle üretilen "diyabet aşısı" ilacında çok önemli bir molekülün ortayı çıktığını hatırlatan Hotamışlıgil, "Daha ileriki aşamada insana uygulanacak. Kullanacağımız maddenin atomik yapısına kadar bütün bilgiyi de yayımlıyoruz. Belki bizim için kayıplara sebep olabilir ama neticede insanlık için faydalı bir şey olacaksa bu şekilde başarıya ulaşma şansı çok daha yüksek. Çünkü her zaman bir grubun göremediği şeyleri başka bir grup görebiliyor" diye konuştu.

- "İnsanlar, beraber çalıştıkları, ortak projeler yaptıkları zaman daha ileri gidiyorlar"

Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil, bilimde yeni bir dayanışma modelinin ortaya çıktığına işaret ederek, "Dayanışarak ileri gitme olasılığı her zaman etrafındakileri döverek, bastırarak elde edileceğinden daha fazla. İnsanlar, beraber çalıştıkları, koalisyonlar kurdukları, ortak projeler yaptıkları zaman daha ileri gidiyorlar" dedi.

Türkiye'nin bilim ortamının henüz genç olduğunu belirten Hotamışlıgil, şöyle devam etti:

"Dayanışmanın en önemli sinyallerinden ya da onu iten güçlerden en önemlisi ihtiyaç. İhtiyaç olduğu zaman insanlar daha çok dayanışıyorlar. Beraber çalışacak kritik kitle henüz hassas bir dengede olduğu için buradaki insanların birbiriyle dayanışması gerekiyor ve dayanışıyorlar gördüğüm kadarıyla. Özellikle yeni yetişen bilimsel jenerasyon böyle. Bizim gibi yaşlanmış akademisyenlerde çok parlak değil dayanışma fikri. 'Biraz daha ufağı olsun, benim bahçemde büyüsün' zihniyeti kurumlarda da kişilerde de var. Yeni gelen jenerasyonda bence o değişiyor. İnsanlar onu net olarak görüyor."

- "Türkiye'nin muazzam bir bilimsel diasporası var"

Hotamışlıgil, bilimin gittiği, gidebileceği yön dolayısıyla iyimser olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

"Ancak bilimin idare ve uygulamasından memnun değilim. O ortamı düzeltmemiz gerekiyor. Bürokrasi, sistem, sermaye, kuruluşlar, hepsi bilimin ileri gitmesini istiyor. Eğer amaç ortaksa onun etrafına daha güzel yollar örülebilir. İnsanlar birbiriyle dayanışarak, konuşarak, anlaşarak, tartışarak daha üretken bir yol çizebilir. Herkesin doğru, iyi olduğuna inandığı çok az şey var Türkiye'de. Onlardan bir tanesi bu. Ortak hedefler, çok güzel ortaklık, koalisyon platformları için kullanılabilir. Kullanılıyor, çok daha ileriye gideceğini de düşünüyorum. Karamsar değilim. Burada bilimi, merakı, düşünce özgürlüğünü yerleştirecek sistemi kurmamız lazım. Bunun bir alternatifi yok bizim gibi bir ülke için."

Boston'a 25 yıl önce gittiğinde, Türkiye'den gelen, bu alanda kendisinden başka doktora veya doktora sonrası çalışma yapan öğrenci tanımadığını anlatan Hotamışlıgil, "Şu anda Türkiye'nin muazzam bir bilimsel diasporası var. Binlerce öğrenci sadece Boston'da var. Avrupa'da, ABD'de, her tarafta doktora yapmış, doktora sonrası çalışma yapmış muazzam bir bilimsel diaspora var. Bunun faydasını görüyoruz. Yavaş yavaş köprüler kuruyorlar, köprülerin bir ayağını burada oluşturuyorlar. O geleneğin yerleşeceğini düşünüyorum" dedi.

AA

Kaynak:Haber Kaynağı