Baykal anketlere inat seçim istiyor !

Baykal anketlere inat seçim istiyor !

Anketler 2. partisin diyor ama CHP lideri Baykal seçim istiyor !

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen iktidarın ülkeyi yönetemez hale geldiğini ifade ederek “Bunun çaresi de demokrasi içinde bulunur. Çıkış yolu seçimdir” demişti. CHP'nin bu erken seçim çağrısına CHP lideri Deniz Baykal'dan da destek geldi.

Radikal gazetesinden Murat Yetkin'e konuşan ana muhalefet lideri Deniz Baykal da seçimin şart olduğunu söyledi.

Baykal 'seçim' dedi

CHP lideri Deniz Baykal, Türkiye’nin AK Parti iktidarı elinde yönetilebilir olmaktan çıktığını ve gidişin ancak bir seçimle mümkün olduğunu söyledi.

Derin bir nefes alın, yeniden başlıyoruz

Radikal’e konuşan Baykal, artık Cumhurbaşkanı’nın da rahatsızlık beyan ettiği tabloyu iktidarın seçim öngördüğü 2011 Mayıs’ına kadar götürebileceğinden de emin olmadığını söyledi.

Kurumlar arası çatışma söylemine de karşı çıkan ve Türk Silahlı Kuvvetleri ve yargıya karşı iktidarın himayesinde tek taraflı saldırı yürütüldüğünü öne süren Baykal’ın değerlendirmesi şöyle:

* Yaşanan sürecin bizi olağandışı, kabul edilemez bir tabloyla karşı karşıya bıraktığı açık. Ancak bu tabloyu anonim süreçler işletiyormuş, sanki sorumlusu belli değilmiş gibi, biz de seyircileriymişiz gibi görmek yanlış. Bu tablo, kabul edilemez bir siyasi planlama, siyasi tercihin sonucudur; siyasi sorumlusu da iktidardır.

Çatışma yok, saldırı var

* Hem kurumlar arası ilişkiler, hem mesela Ahmet Türk’ün konut krizinde görüldüğü gibi- etnik ayrışma açısından üzücü bir tablo bu. Aklı başında, vicdan sahibi herkes bu tabloyu üzüntüyle, şaşkınlıkla karşılıyor; doğal bulmuyor. Ben bunun altında iktidarı görüyorum. Bazıları bunu göremiyor, bazıları da örneğin medyada bazıları görmek istemiyor.

* Mesela bir ‘kurumlar arası çatışma’ söylemi var. Bu yapay bir tarafsızlık söylemidir. Çatışma iki taraflı olur. Ben çatışma değil, tek taraflı saldırı diyorum. Bu hükümetin himayesinde yürütülen bir saldırıdır. İşimiz gerçeği kamufle etmek değil. Gerçeğin adını koyalım: Türk Silahlı Kuvvetleri, bu sistematik saldırının hedefi. Yargı da öyle... Yargının siyasi denetim altına alınamayan kesimine yönelik bu saldırı sürüyor. Telefon dinlemeleri, hem TSK, hem yargı, hem medyaya karşı saldırının etkili aracı olarak kullanılıyor.

* Etnik ayrışma konusu şimdi Ahmet Türk’ün konutu olayında gündeme geldi.

Ben 5 aydır, bu hükümetin açılım politikasının işi bu noktaya getireceğini söylüyorum, yanlıştır. ‘Açılım aynen devam etsin’ diyenler var.

Oysa iktidarın bastığı düğmenin getirdiği sonuç bu. Şimdi olunca, ‘üzüntü’ beyan ediyorlar. Şaşkınlıktır bu. Böyle iktidar olmaz. Böyle iktidar olursa, Türkiye de bu hale gelir.

Yönetilebilmekten çıkıyor

* Bugün Cumhurbaşkanı’nın da gelişmelerden rahatsızlık beyan ettiği noktaya geldiysek, işi buraya getirenlerin

kim olduğunu da sorgulamamız lazım. Cumhurbaşkanı’nın sözlerinin de ciddi etkinliği yok; artık süreci etkileyemiyor. Sistem, Cumhurbaşkanlığı dâhil, kendi denetimini yapamaz durumdadır. Bakın, ombudsman arıyoruz. Cumhurbaşkanı varken neden ombudsman arıyoruz? Çünkü -Cumhurbaşkanlığı seçimi buna dâhil, sistemin denetleme ve dengeleme mekanizmaları bozuldu.

* Bu iktidarın elinde Türkiye yönetilebilir olmaktan çıkıyor. Ülkenin bu tablodan bir an önce çıkması lazım. Ama ben bu tablodan bu iktidarla çıkılabileceğini sanmıyorum. Bu tablodan çıkış, ancak seçimle olur.

* Eskiden bu iktidarla 2011 Mayıs ayında seçime gidiyoruz diyorduk. Ama iktidarın Türkiye’yi o noktaya kadar götürebileceğinden emin değilim. Erken seçim demek noktasında iş bizim inisiyatifimizde değil.

Ama ülkeyi bugünkü tablodan çıkarabilecek olan ancak seçimdir.

Baykal’ın yaptığına tam olarak bir erken seçim çağrısı denemez. Ancak 2010’un ilk demecinde AK Parti iktidarının ülkeyi yönetemediği, TSK ve yargıya ‘saldırı himaye ettiği’, ‘etnik ayrışmaya yol açtığı’ iddialarının ardından bu tabloyu seçimim değiştirebileceğini söylüyor. Bu durum, 2010’da erken seçim olsa da, olmasa da artık siyasi aktörlerin tutumlarını, adımlarını seçim ortamı odaklı atmaya başlayacaklarını gösteriyor. Seçimin konuşulmaya başladığı ortamlarda hükümetlerin keskin reform adımları atması genellikle zorlaşır. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın da seçim dönemlerinde özellikle ideolojik tonu ağır basan sert tartışmalardan çekinmediği biliniyor

Seçim yaklaştıkça siyasi polemiğin tırmanacağı bir dönem var önümüzde.

Radikal / Murat Yetkin
[email protected]