Baykal: AKP iktidarı dönemi bitti

Baykal: AKP iktidarı dönemi bitti

CHP lideri Deniz Baykal parti grubu toplantısında konuştu ve yargı ele geçiriliyor dedi

İşte Deniz Baykal'ın konuşmasının satırbaşları:

Bu konuya geçmeden önce dün hakkari'de 3 şehir verdiğimizi öğrendim. Üzüntümü belirtmek istiyorum. Anlaşılıyor ki bu yöntemlerle hiçbir olumlu gelişme ortaya çıkmaz. Ama hala bu konunun ağırlığını sürdürmeye devam ettiğini görüşüyoru. Millete başşsağlığı diliyorum bu konularda ortak tavır takınmamız gerektiğini biliyorum.

ÇİFÇİNİN BELİ BÜKÜLMÜŞTÜR

Bahar ayları geldi ve çifçimiz için en zor zamanlardır. Elde avuçta kalmamıştır. Çifçimizin beli bükülmüştür. Hükümetin bu konular yerine bambaşka konularla uğraşmasına anlam veremiyoruz. Orta Anadolu'da sulama sıkıntısı var. Sulama için kullanılan elektrik fiyatı da çok yüksek. Birlikler çalışamaz ve borçlar ödenemz hale gelmiştir. Çifçi gözünü ankaraya çevirmiştir. Bu borçlarla ilgili acil düzenlemeler yapılmalıdır.

ÇİFÇİ FAİZ BORCU ALTINDA EZİLİYOR

Ekinler yanma tehlikesi ile karşı karşıya. Her hanenin 150-200 bin tl borcu var. Bu borcun büyük bir kısmı faiz borcu.

31 Mart ayı itibariyle borçları kolaylıkla ödeme imkanı ortadan kalkıyor. 18 bin tl ödeme yapamamış insan nasıl 200 bin tl'lik borcu ödeyebilir. Çifçi faizcilik yapmıyor. Bir de temerrüt faizinin altına sokmanın bir mantığı var mı? Çifçi bir eli yağda bir eli bağda yaşayıp varda pavyonda hayat sürmüyor ki..

DERDİNİ MARKO PAŞA'YA ANLAT

Bir çifçimiz diyor ki, kefil oldum çifçi borcunu ödeyemiyor. Benim maaşımdan kestiler ardından KEy ödemelerim de gitti. Ben de dedimki ne olacak bu halim diye banka müdürüne sordum derdini Marko Paşa'ya anlat dedi.

iŞTE Türkiye'nin ana meselesi budur. Çifçilerimiz besicilermiz büyük bir sıkıntı içersindedir. Esnafımızın neşesi yoktur. Bunlar Türkiye'nin temelidir. Şimdi Türkiye günlerdir bunları bir kenara bırakmış Anayasa Değişikliği'ni konuşuyoruz. Bu konu iktidarın algıladığı gibi konuşulursa yanlışlıklar kaçınılmaz olur.

ESAS ÖNEMLİ OLAN 3 MADDE VAR GERİSİ SOS

Anayasa maddesindeki esas mesele 3 maddede yer almaktadır. Diğer maddeler işin sosudur. Şu ana kadar gündeme getirmemeleri hata. Anayasa Mahkemesi'nin yapısı, HSYK'nın yapısı ve Siyasi Partiler'in kapatılması konusundaki düzenlemeler hesabı yapılıyor.

Anayasa'daki değişiklikler Türkiye'nin devletin kuruluşundan buyana ortaya koyduğu bağımsız yargı ve hukukun üstünlüğü anlayışını ortadan kaldırılması planlanmaktadır. Yargıyı bağımsız ve kendi kurallarıyla işleyen siyasete teslim olmamış kendi iç dinamikleriyle çalışan bir yapıda olmuştur. Şimdi bu tarihi süreci tersine çevirmek istiyorlar. Yargının bağımsız olmak yerine siyasi otoriteye teslim olmasının daha demokratik olacağı bir zihniyetle birileri olayı buralara çekmektedir. Bu yanlıştır. Çağdaş demokrasilerde yargı son derece saygındır. Siyasetin emrine girmiş yargı işlev göremez.

Milli mücadele döneminde, Nemrut Mustafa döneminden bahsetmiştim. Siyasetin nasıl yargıya baskı yaptığını anlatmıştım.

Biz mütareke döneminin adaletini yaşadık. O bir dönemdi. Ama daha eskiye gidersek kendi tarihmizde de görürüz. Bakın İslam tarihinde yargıya ilk müdahale Emeviler döneminde yapmıştır. Adaleti kendi çıkarları için kullanmak istemişlerdir. Ehlibeyt'e yönelik suçlamaların öncesinde ve sonrasın bunlar vardır.

Geriye gidersek bunu tarihte de görürüz. Yargıya ilk müdahele islam tarihinde Emeviler zamanın yapıldı. Özel mahkeme kuruldu bunlarda muhalifler sindirildi. Ehli Beyt'e yönelik eleştirilerde bunlar vardır. Adalet ve mahkeme yoluyla İslam'ın en değerlilerini siyasi adalet mekanizması ile yapmışlardır. Bunlara diren büyük isimler çıktı bunların başında da İmamı Azam Ebu Hanife gelir. Kadılığı elinin tersi ile itip sana alet olmaktansa yaşamamayı tercih ederim deyip hapishanede ölmüştür.

İslamda dini siyasete alet etmenin temeli Muaviye'dir. EMevi son halifesi Ebu Hanife'ye kadılık teklif etmiş kabul etmeyince bozulmuştur. 20 yıl sonra yine siyasetin teklifini reddettiği için hapsanede ölmüştür.

Bunlar tarihimizde yaşanmış acı olaylardır. Siyaset ve Devlet ilişkisiş, güçlü kişilerin devletle ilişkileri en problemli ilişkilerdir. bugün getirilmek istenen de bu anlayışı hayata geçirmektir. İktidardaki AKP'nin devleti ele geçirme planını çok açık bir şekilde ortaya koyuyor. Bazıları diyor ki yargı kuşatılıyor. Kuşatma ne yargı ele geçiriliyor ele...

Yargı ile ilgili düzenlemelerde iyi niyet var diye inanmak temiz bir anlayışın gereğidir diyerek mi bakacağız. bunun altında hangi finoğlu finin yattığını bilmeyecek miyiz?

Bu yeni düzenlemden sonra yedek üyeler asil üye haline gelecek. Anayasa Mahkemesi'nde rapörtör olarak çalışan birisi Denizcilik Müsteşar yardımcılığına 25 Şubat'ta atanmıştır. Denizcilik konusunda uzman olduğu için değil bakmışlar öyle bir boş kadro lazım, demişler hadi git oraya. Bu kişi orada 31 gün görev yaptı. Bu kişinin taini Anayasa Mahkemesi yedek üyeliğine gönderildi..

Sayın Gül de bu kişinin Anayasa Mahkemesi yedek üyeliği için bu kişiyi atadı. Bakın bunun bir sonraki adımı Anayasa Mahkemesi asil üyeliğidir.

Anayasa Mahkemesi'nin sadece 4'ünün hukukçu olduğu geriye kalan kişilerin olmaması gerkmiyor diyorlar. Şimdi AB standartları diyorlar ya.. Almanya'da Anayasa Mahkemesi'nde bir tane hukukçu olmayan üye var mı?

Almanya'da Anayasa Mahkemesi hiç bir tartışma yaşamadan aynen devam etmektedir. Böyle bir anayasa mahkemesi var. biz dersek 19 üyenin de 19'unun AKP'lilerden oluşacak dersek yanlış mı söyleyeceğiz. Siz AKP'li olmayanların Cumhurbaşkanı tarafından atanacağını mı sanıyorsunuz. Şimdi ssayın Cumhurbaşkanı'nı bizzat severim. Görüşmelerimiz sohbetlerimiz olur ama bunu ben muhalefetsem yapmayacak mıyım? Şimdi YÖK atamalarına Rektör atamalarına bakarsanız, CHP'li olmayan rektörleri dahi en çok oyu almalarına rağmen atamamasını nasıl değerlendireceğiz.

Bu AKP'nin kendisine yandaş Anayasa Mahkemesi yaratma anlayışıdır. AKP, YÖK'ü, TRT'yi nasıl ele geçiriyorlarsa direnmeyin yargıyı da ele geçirsinler mi diyeceğiz. Biz aklımızı peynir ekmekle mi yedik.. Operasyonun amacının bu olmadığı söylenebilir mi? birilerinin gözlerini tRT'nin sağladığı geniş mali olanaklar perdeliyor. Yandaş medya zaten işi görmemek. Yandaş yazarın görevi gerçekleri saklamak. Peki vicdan susacak mı?

Aynı şeyi HSYK'da da görüyoruz. Orda da aynı manzara. Gene yargıtay oraya 21 üyenin 3'ünü seçiyor peki kim atıyorcumhurbaşkanı. Şimdi bu güvence mi? Ondan sonra hakimler seçim yapacağız diye Anadolu'da HSYK'ya seçilmek için pazarlıklar yapılacak. Seçimin doğası bu. Niye sana oy vereyim diyecek. merak etme bana oyver gerisini merak etme anlayışını adalet sokmanın anlamı var mı?

Siyasi partilerin kapatılması konusu.
11 kişi toplanıcak üçte iki ile yani 8 kişiyle onlar karar verecek parti kapansın mı kapanmasın mı? Siyasetin sınırlama yetkisini ortadan kaldıran, siyasi pazarlıklara teslim eden bir manzara. Bu ne.. kaldırın o zaman parti kapatılma konusu yasadan çıksın. Parti teröre de karışabilir deyin.. bunun akılla mantıkla alakası var mı?

Geçinci 15. madde, 82 darbesi sonrası işlenmiş suçların takip edilemezliğini oraya koydular. Böyle bir maddenin anayasada yer alması çok üzücüdür. Ama bu Anayasa'ya bir madde koymuşsun ki iktidardaki siyasi partinin Anayasa'yı ihlalden dolayı sadece geçmişteki uygulamalarıyla ilgili maddeyi aynen oraya yerleştiriyorsun. Sen de geçici olmayan bir 15. Maddeyi İktidar siyasi partisi için oraya koyuyorsun. muhalefet için yok. Sadece geçmiş ile değil, gelecekteki süreci de kapsıyor.

Geldiğimiz noktada ilgi çekici bir manzarayla karşı karşıyayız. Bütün iktidar yandaşlarının çabasına rağmen şu ana kadar Anyasa Değişikliği projesi arkasında hiç bir ciddi toplumsal örgütlenmenin desteğini alamamışlardır. AKP'li iş adamlarının kuruluşu hariç, 'Evet, bu yaptığınız doğrudur' şeklinde bir cevap alamamıştır. Herkes kendisini bu işin dışında tutmuştur. Bunun mütabakatla yapsanız daha iyi olur dmeişlerdir. toplumun bütün kesimleri bunu söylemiştir. bu Anayasa'nın içerisinde köylünün kendisi gerçekliği yoktur, esnaf yoktur. Hiç bir şekilde yoktur. bunca talebi olan gerçek gündemi olan esnafın hiç bir unsuru yoktur. bu Anayasa değişikliğinin içinde işçi memur işsiz genç yoktur.

AKP bu değişikliği köylü, çifçi memur için değil kendisi için yapmıştır. Onun için de bu Anayasa değişikliği bir AKP Anayasası oluşturmaya yönelik bir değişikliktir.