Başbakan Yardımcısı Atalay: (2)
"Paralel yapı konusu, Türkiye-Amerika ilişkilerinde şu anda bir önemli konudur ve masadadır. Bundan sonra bu epey devam edecektir. Zannediyorum gündemde olmaya devam edecektir"
ANKARA (AA) - Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, paralel yapıyla mücadeleyle ilgili "Paralel yapı konusu, Türkiye-Amerika ilişkilerinde şu anda bir önemli konudur ve masadadır. Bundan sonra bu epey devam edecektir. Zannediyorum gündemde olmaya devam edecektir" dedi.
Başbakan Yardımcısı Atalay, Kanal 24'te katıldığı canlı yayın programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Atalay, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Fethullah Gülen'in Türkiye'ye iadesiyle ilgili hukuki sürecin başlatılacağını açıklamasının ABD'deki yankılarının sorulması üzerine, "Doğrusu bizim yönetimle görüşmelerimizde, benim görüşmelerimde gündemimizin önemli bir konusu olarak yer almadı. Orada tabii basın kesiminde veya toplantı ortamında çok önemli bir konuydu. Başbakanımızın, ABD televizyonuna mülakatı olduğu için söylenmiş oldu, gündeme ağırlıklı şekilde düşmüş oldu" diye konuştu.
-"Tabular gidiyor, yasaklar gidiyor"
Atalay, ABD ziyaretinde, Türkiye'yi, AK Parti ve hükümetini anlatma fırsatı bulduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
"Biz bir yanda değerlerimize bağlıyız bir yandan da bu toplumda demokratikleşme yönünde geleneksel, o tıkanmış bütün yapıları kırıyoruz. Tabular gidiyor, yasaklar gidiyor, Türkiye giderek önü temizlenen açık, rahat bir toplum haline geliyor. Dini özgürlüklerin, kıyafet özgürlüğünün vesaire her şeyin sağlandığı toplum haline geliyor. Devrimci bakışla hükümet olarak şöyle tavır içindeyiz, Başbakanımızın dik duruşuyla da bu irtibatlıdır, biz kökten bakarız bir konuya. Sorun olarak görüyorsak onu kökten çözeriz, öyle halı altına süpürmeyiz, yani işi temelinden alma. Biraz bunları orada anlatmış oldum."
-"Paralel yapı, Türki ilişkilerinde önemli konudur"
Atalay, Türkiye ve ABD ilişkileri açısından paralel yapıyı da değerlendirirken, "Paralel yapı konusu, Türkiye-Amerika ilişkilerinde şu anda bir önemli konudur ve masadadır. Bundan sonra bu epey devam edecektir. Zannediyorum gündemde olmaya devam edecektir" diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Atalay, paralel yapı ile mücadele anlamında başlatılan girişimlerle ilgili soru üzerine de şunları söyledi:
"Oralarda söylediğimiz gibi hiçbir devlet, kendi bünyesinde, emniyet yargı içerisinde, böyle paralel yapılanmaya müsaade etmez. Devlet olamazsınız. Şu anda Türkiye'de böyle bir gerçeklik var. Şu anda çok sayıda dosya oluşuyor. Başta da açıkladık, bu konuda hukuk içinde olacağız, cadı avı asla olmayacak ve hukukun içinde o dosyalar olgunlaşacak. O dinlemeler nasıl yapıldı, iftira, kara kampanyalar nasıl üretildi, o dinlemeyle ilgili yargı kararları nasıl verildi, milyonu aşan yargı kararı. Bu tabii şu anda hükümetimizin önünde önemli bir konudur. Başbakanımız da bunu sürekli vurguluyor. Burada süreklilik söz konusudur. Başbakanımız da burada ihanete uğramıştır, kendi güvendiği insanlar ihanet etmiştir, görev verdiği insanlar ofisini dinleme cüretini göstermişlerdir.
Ben kendim, İçişleri Bakanıyım, görev veriyorum, güveniyorum ama benim aleyhimde oralarda ihanete uğruyorum, ihanet içine giriyorlar. Dolayısıyla bunların ne dini, ne ahlaki zemini olamaz artık; zaten bu bir dini çalışmaydı, falan o motif, Türkiye'de unutulduğu gibi dışarıda da unutuluyor. Yani bu istihbaratla falan şekillenmiş bir polis teşkilatı gibi gizli bir yapı, örgüt gibi her yerde böyle algılanmaya başlamış şu anda. Türkiye tabii bunu çözmek zorunda, çalışmalar sürecek. Bütün bakan arkadaşlarımız hükümet içinde bu konuda kendi üzerine düşeni yapmak durumundadır."
-Başbakan Erdoğan'ın 1915 olaylarıyla ilgili mesajı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, 1915 olaylarına ilişkin mesajını da değerlendiren Atalay, şöyle dedi:
"Bu tabii yine Başbakanımıza, AK Parti hükümetine yakışan sıradışı bir açıklamadır. Bizim devrimci dediğimiz bakışa yakışan açıklamadır. Bunda insanı boyut var, adalet boyutu var, tarihi perspektif var. Hodri meydan, diyoruz, yanlış varsa düzeltelim. Birilerine yanlış yapıldıysa taziyelerimiz iletiyoruz. Tabii her yeri çok etkiledi."
Atalay, Beyaz Sarayı ziyaretinde, Başbakan Erdoğan'ın 1915 olaylarıyla ilgili mesajın da gündeme geldiğini belirterek, "Onlara, 'güçlü bir Beyaz Saray referansını da bununla ilgili henüz duymadık', dedim. 'Açıklama yaptık', dediler. Bizim büyükelçimiz yanımızdaydı, onlar dedi ki, 'açıklama Dışışleri Bakanlığından yapıldı.' 'Biz talep ederiz yaparız, biz onun farkındayız' dediler. Onlara, şu önümüzde biliyorsunuz komisyondan geçen, kongreye gelen tasarı var, onu da önemle hatırlattık. Türkiye aleyhinde birkaç tasarı var, onları da görüşmüş olduk" şeklinde konuştu.
-Çözüm süreci
Atalay, "Çözüm sürecinin gidişatında bir sıkıntı görüyor musunuz, son olayları nasıl yorumlamak gerekiyor, işte mayındı, asker kaçırmaydı, karakol saldırısıdır..." şeklindeki soruya da şu yanıtı verdi:
"Son olayları onaylamıyoruz ve uyarıyoruz, buradan bir defa daha ben uyarıyorum. Yani biz başından beri şunu söylüyoruz; çözüm süreci, şu anda hükümetimizin önündeki en önemli dosyadır ve Türkiye bu süreci tamamlamalıdır. Yani çözüme ulaşmalıdır. Bu tür süreçler böyle coğrafyadaysanız, muhatabınızla ile ilgili uluslararası boyutu çoksa, daima zorlukları var, iniş çıkışlar olur ve o iniş çıkışlar süreci tıkamaz. Onlar düzeltilir. Bazen beklentiler olur, beklentiler zamanında yerine getirilmeyebilir ama süreçle ilgili irade devam ediyor, diyaloglar devam ediyor, görüşmeler devam ediyor."
-"Çözüm süreci kesilsin asla istemiyoruz"
"Son gelişmeleri biz de asla onaylamıyoruz" diyen Atalay, şöyle devam etti:
"Bizim güvenlik birimlerimiz, yani bütün tamamının kastediyorum, TSK unsurları da dahil hepsi yerindedir, hepsi dikkatlidir, yani orada toplumumuzu, ülkemizi, vatandaşımızı rahat edecek şeylere müsamaha etmeyiz. Bu bilinsin. Biz şu anda çok dikkatli şekilde ve sabırla çözüm sürecini yürütmeye çalışıyoruz ve devlet olarak bütün mekanizmalarımızla o konudaki kararlılığımızı ortaya koyuyoruz. En küçük terör olayına doğrusu bu manada meydan vermek istemiyoruz ama o tür gelişmeler olursa bunlara müdahale edilebilir. Şu anda ben çözüm sürecini aksatacak gelişmeler olarak bunları görmüyoruz. Çözüm süreci kesilsin asla istemiyoruz. Bu çalışmaların iyi gitmesini arzu ediyoruz. Arkadaşlarımızla bunları, olup bitenleri dikkatli şekilde değerlendiriyoruz."
Çözüm sürecinin önünün kesilmeye çalışıldığını dile getiren Atalay, "AK Parti'nin yürüyüşünün önü nasıl kesilir diye çaba sarf edenler, çözüm sürecini de hedef alıyor. Bu süreç bizim dönemimizin önemli pozitif gelişmelerinden birisi, Türkiye'yi rahata kavuşturacak, büyütecek süreç. Bunlar yürümesin diye çaba sarf edenler var" ifadelerini kullandı.
Örgütün dağınık yapısı, Suriye krizi ve Avrupa'nın bu konuda ileri adımlar atmamış olmasına karşın, çözüm sürecini verimli şekilde tamamlamak için gayret ettiklerini ifade eden Atalay, "Yani kararlılığımız, samimiyetimiz bu konuda tamdır" dedi.
-"Bölge insanı teröre meydan vermeyecektir"
Bölge halkının da artık terör olaylarına müsaade etmeyeceğini dile getiren Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bölge insanı bunlara artık izin vermeyecektir. Bölge insanı şu 1,5 yıl içinde o hayatı yaşadı ve son seçimde demokrasi refleksini sonuna kadar uyguladı. Örgütün orada BDP kesiminin tabii istenmeyen şiddete baskılara başvurduğunu gördük, maalesef. O demokrasiyi tam olarak içine sindiremiyorlar, onlar. Eski o şiddetle siyaset yapma alışkanlıkları var. Vatandaş şiddet yerine demokrasi ile taleplerini yerine getirmenin siyaset içinde haklarını aramanın ne kadar rahat olduğu, ne kadar farklı, üstün olduğunu gördü. Bölge insanı teröre meydan vermeyecektir, terörü asla onaylamayacaktır. Artık örgüt de parti de oradaki insanın bu tutumunu göze almak zorunda. Bu süreci bozandan çok hesap sorulur çok. Yani onu onların da bilmesi lazım."
Atalay, Cumhurbaşkanlığı seçim süreciyle ilgili AK Parti'nin adayının Afyon kampından hemen sonra belli olup olmayacağı yönündeki soruya da "Hemen Afyon'dan sonra açıklamayız. Yani olgunlaşıyor diyebilirim artık ama doğrusu açıklamakta çok acele etmeyiz" yanıtını verdi.
"Adayın açıklanmasının geciktirilmesi teşkilatta gerginliğe neden oluyor mu" sorusu üzerine, Atalay, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu gecikmeyi öyle yorumlayanlar olabilir, parti içinde gerginlik varmış gibi, öyle bir şey yok. Biz en rahat çalışma günlerimizi yaşıyoruz ama dediğim gibi stratejiye bütün bakmak çok önemli. Biz bu sorumluluğa sahibiz. Sorumluyuz bunda. Burada hiç kimse tekil cumhurbaşkanı seçimi gibi bakamaz. Hepimiz kutlu misyonunun yürümesine, Türkiye'nin geleceği olarak bakıyoruz.
Başbakanımız, büyük olgunlukla, büyük ihlasla, büyük bir sabırla, büyük tefekkürle, istişare karar mekanizmasını lider olarak yürütüyor ve hepimiz onu anlıyoruz, hepimiz birbirimizi daha iyi anlıyoruz, söylenmedik bir şey kalmıyor, ihmal edilen bir şey kalmıyor. Böyle olgun çalışma yürüyor. Bunun için doğrusu ben çok memnunum. Bu konularda karamsarlığa yatkın biriyimdir ama şu anda bende bile zerre kadar karamsarlık yok."
(Bitti)
Kaynak: