"Başbakan RTE anayasası istiyor"

"Başbakan RTE anayasası istiyor"

Deniz Baykal CHP gurup toplantısında konuştu. İşte konuşmanın satır başları

Türkiye ekonomide zor bir dönemden geçiyor. Tarımda çifçi kan ağlıyor. Gübre fiyatlarına son 3 ayda yüzde 40 zam yapıldı.

Türkiye'ye getirilen yabancı sermaye 1 yılda dolar bazında yüzde 30 kar ediyor. Bu dengesizlik izlenen ekonomik politikanın nasıl yanlış olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye'nin devlet borcu 302 milar dolara çıkmış durumda.

Bu manzara içerisinde önümüze yapay bir anayasa getiriliyor. Ama Türkiye'nin ekonomik gerçekliğini herkese kararlılıkla anlatmalıyız. Bu tablo anayasa değişikliğinin gerekçesini de ortaya koyuyor. İktidarın artık son dönemi olduğu ortaya çıkmıştır. Bu durum kaçınılmaz bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bu gidişin haklı gerekçeleri var. Esnafın, çifçinin içinde bulunduğu durum, işsizlik, yolsuzluklar önümüzdeki seçimi belirleyen temel nedenlerdir.

Bunlar anayasa değişikliğiyle kendilerini garantiye almaya çalışıyorlar. İktidardayken yargıyla iyi kötü durumu idare ettiler. Ama iktidardan gittikten sonra heryerde yaptıkları yolsuzlukların hesabı sorulacak ondan çekiniyorlar. Şimdi yeni bir döneme gidiyor Türkiye. Amaçları yargıyı kendilerine uygun bir şekle büründürmektir. 29 madde olsa da esas amacı yargıyı ayarlamaya çabalarıdır.

HSYK'yı ele geçirelim ve savcıları ve hakimleri biz belirleyelim diyorlar. Anayasa Mahkemesi'ni kendi üyelerimizi atarsak bizi yargılayanlar bizden olur anlayışı var. Getirdiğin düzenlemenin altında yatan temel anlayış budur.

Kahvelere gittiğinizde anayasayı değiştirin talebi var mı? Türkiye2nin böyle bir sancısı var mı? Köylünün bir yargı problemi var mı? İşsiz gencin yargı problemi var mı? 70 milyonun yok iktidarın yargı problemi var? Nerden kaynaklanıyor bu durum? İşte bu durumdan kaynaklanıyor.

Bu güne kadar 16 madde değişti. Bu değişikliklerin hiç birinde hiç bir parti anayasa değişikliğini tek başına yapma teşebbüsünde bulunmadı. Her parti kendisine göre bir anayasa projesine sahip olabilir ama ortak bir uzlaşı noktası bulmanız gerekiyor. Bu güne kadar anayasalar değişik partilerin onayıyla gerçekleşti. Şimdi bir parti çıkıyor benim kimseyle uzlaşma diye bir durumum yok benim dediğim olacak dayatmasındadır. Bunlar beraberliğe geerek yok diyorlar. Böyle durumlar sadece darbe dönemlerinde yaşanır..

Parlamento dışındaki hangi siyasi parti var? AKP projesi demek de haksızlık olur. Pek çok AKP'li de bu durumu haksızlık olarak görüyorlar. Onların bazıları işinde gücünde... diyorlar ki anlaşmayla yapın ama Başbakan dayatıyor. Anayasam projesi bir RTE projesidir. Gelecek olan anayasa da Türkiye Cumhuriyeti anayasası değil RTE anayasası olacak.

Başbakan çıktı yola yürüyor.

Hatırlarsanız Cumhurbaşkanı fırsat kaçtı dedi ama birisi istedi. Başbakan yardımcısı Cumhurbaşkanı vazgeçti ama RTE vazgeçmedi.

Bu anayasa, anayasamızın en temel erklerinden yargıyı kumanda altına alma projesidir. Ve bu adımdan sonra yargı bağımsızlığından bahsetmek söz konusu olmayacaktır. Bu iktidar Türkiye'nin temeliyle barışık değil, ihtilaflı. Ve gözü kara bir iktidar. bir süre mahkum edilmiş bir iktidar. dediğim dedik siyasi bir iktidar.

Türkiye'nin tek eksiği yanlışa yanlış diyecek bir cumhurbaşkanı'nın bulunmamasıdır. AKP kamyonun freni yok, patlamış. Yokuş aşağı gidiyor. Bir fren lazım.. Partinin içinde fren yok balatalar yanmış. Cumhurbaşkanlığı o fren görevini yapamıyor.

Seçim zamanında bize dediler hoş insandır, güzel dilli hoş sohbet aramıyoruz. biz olumsuz gidişe müdahale edecek bir cumhurbaşkanı arıyoruz. Şimdi geldiğimiz noktada ihtiyaç ortada. bir ihtiyaç var. Cumhurbaşkanlığı freni de işlemiyorsa bağımsız yargının da ortadan kalkması Türkiye'yi nasıl bir tehlikeye bırakıyor farkında mısınız? Türkiye'nin bağımsız yargıya ihtiyacı her zamankinden daha fazladır. Bütün devlet kademesi kumanda altına girmiş tepeden tırnağa. Bak TOBB'u da azarladı. Medya 3,5 milyar doları nasıl öderim derdinde. Bu ortamda yargı da emir kumandaya girecek. Bu çok büyük bir tehlike. Şu anda karşı karşıya olduğumuz manzara budur.

Başbakan diyor ki çıkarın cübbeleri çıkarın seçime girin. Onlar istedikleri gibi seçime giderler. Elbette parflamentoda yer alabilecek nitelikteki insanlardır. ama sen onların cübbesinin altına giremezsin. Senin mekanın onların oturduğu kürsü değildir sen onların karşısında yer alırsın ancak.

Başbakan Anayasa mahkemesi üyesi olamıyor 12 üyenin de RTE olmasını istiyor. Herbirisi benim gibisi olsun. O zaman Türkiye nasıl bir Türkiye olacak. Bu manzara hukuksuzluklarla götürülüyor. 29 tane soru var bir tane cevap var. Hepsine birden evet yada hayır de. Milletvekillerine tek tek oku oyla diyorsun da milletin kendisine neden tek tek oku oyla demiyorsun...

Şimdi biz Başbakan'a bunu ikiye ayır da bizi rahatsız eden yargı bağımsızlığı ve parti kapatma konusundaki garip düzenlemeyi dayatıyorsun, hukuki denetim sonucunda da kapatmayı imkansız kılıyorsun. Ne akıl mantık ne dünya gerçeği. Dedik ki bunları ayırın biz de parlamentoda bunu destekleyelim dedik. Önce olur dedi ardından siz sulandırdınız dedi. Şimdi bu konun önemi her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. Bu 3 madde hiç bir şekilde kabul edilebilir değildir.