Avrupa'da başörtüsü yasağı yok

Avrupa'da başörtüsü yasağı yok

SÜ Öğretim Üyesi ve Yeni Anayasa Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yavuz Atar, başörtüsü yasağını savunanlara bu şekilde cevap verdi.

Selçuk üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yavuz Atar, hazırladıkları anayasa taslağında 'Hiç kimse kılık kıyafetinden dolayı yüksek öğrenim hakkından mahrum bırakılamaz' maddesi bulunduğunu hatırlatarak, hiçbir Avrupa devletinde başörtüsü yasağı diye bir yasağın olmadığına dikkati çekti. Bir öğretim üyesinin başörtüsünün İslam'da yerinin olmadığını savunmasının yasağın devam etmesi için bir gerekçe olamayacağını kaydeden Atar, laik demokratik devletin bireylerin inançlarını sorgulayamayacağını vurguladı.

 

Yeni anayasa taslağını hazırlayan bilim kurulunun altı üyesinden birisi olan Prof. Dr. Yavuz Atar, Türkiye için yeni özgürlükçü ve demokratik bir anayasanın şart olduğunu belirtti. Başörtüsü yasağının toplumun kanayan yarası olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yavuz Atar, "Yüksek öğrenimde böyle bir yasağın uygulanmasına bizler karşıyız. Bu yasak anti demokratiktir. Laik bir hukuk devletinde kimsenin inancından dolayı eğitim görememesi gibi bir durum söz konusu olmamalı. Zaten mevcut anayasada da böyle bir yasak yok" şeklinde konuştu.

 

İnsan Hak ve özgürlükleri Derneği'nin düzenlediği konferansa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Atar, Türklerin ilk anayasaya 1908 yılında Osmanlı devletinde sahip olduğunun altını çizerek, "Tam 100 yıldır darbeler ve muhtıralar sonrasında hazırlanan anayasalarla yönetiliyoruz. Bu bizim anayasa tarihimiz açısından büyük bir kısır döngüdür. Darbeyi yapanlar kendi siyasi ve ideolojik görüşlerinin yasalar tarafından korunmasını sağlamak ve insanlara dayatmak için anayasal çerçevede darbeyi meşru kılmaya çalışmışlardır. Ne zaman bir darbe ve muhtıra olsa anayasamız değişti ve anayasa değişikliği darbelerle anılır oldu. Anayasa tarihimizin başlamasının yüzüncü yılında demokratik, özgürlükçü bir anayasaya sahip olmak için önemli çalışmalar yapıldı" değerlendirmesinde bulundu.

 

Mevcut anayasanın girişinde darbenin meşruluğunun olduğunu daha sonra bunun törpülendiğini anımsatan Prof. Dr. Yavuz Atar, "Hiçbir darbe meşru olamaz. Biz hazırladığımız taslakta buna yer vermedik. öyle bir anayasa olmalı ki toplumun tüm kesimlerini kucaklamalı. Yeni anayasa, toplumun bir kesiminin görüşlerini diğerlerine dayatmaya için bir araç olarak kullanılmamalı. Taslak, yeni anayasa darbe anayasasına karşı anayasa olmamalı, bir hakem anayasa hazırlanmalı, herkesin mutluluğunu amaçlamalı, toplum mühendisliğini ortadan kaldırmalı, düşünceleri ile hazırlandı." yorumunu yaptı.

 

Bazı kişilerin başörtüsü takmayanların takanların baskısına uğrayacağından bahsettiğini anımsatan Atar, hürriyeti engellemenin cezasının mevcut ceza hukukuna göre 2 yıldan başladığını bunun bir suç olduğunda, suçu işleyenlerin ceza çekeceğini söyledi. İçeriği ve tarihiyle yeni bir anayasanın Türkiye için elzem olduğunun alıntı çizen Prof. Dr. Atar, seçilmişler tarafından hazırlanan, kamuoyunda uzun süre iyi ve kötü yönleri ile tartışılan sivil bir anayasanın ülkenin en temel ihtiyaçlarından biri olduğuna dikkat çekti.

 

Prof. Dr. Atar'a göre demokratik ve üstten inmeyen, halkın talebi ve katkısı ile hazırlanan bir anayasa ülkenin demokratikleşmesi açısından da büyük önem taşıyor. Atar, böyle bir anayasa istemeyenlerin demokratikleşme ve özgürlüklere karşı olduğunu söyledi. 'Artık ülkede bir darbe olmaz, bir muhtıra yayınlanmaz' denildiği zaman ülkenin gerçekten demokratikleşmiş olacağının altını çizen Prof. Dr. Atar, "Maalesef bugün ülkede TSK'yı göreve çağıranlar var" dedi.

 

"Yeni bir anayasa için doğru zamanın olduğu inancındayım" diyen Prof. Dr. Atar, sözlerini şöyle sürdürdü: "çünkü hem iç dinamiklerimiz hem de dış dinamiklerimiz bizden özgürlükçü bir anayasa istiyor. Toplumumuz büyük bir değişim yaşıyor. Artık demokrasi istiyor yapılanları sorguluyor. ülkeyi darbeciler değil kendi seçtiği kişilerin yönetmesini istiyor."

 

Prof. Dr. Atar, anayasa alanında ülkenin herkes tarafından kabul edilen en önemli isimlerinden birisi olan Prof. Dr Ergun Özbudun başkanlığında hazırladıkları taslağın demokratik ve bilimsel bir teklif olduğunu belirterek, "Biz bir taslak hazırladık ve kamuoyuna sunduk. Bundan sonra kamuoyunda yapılacak olan tespitler, bu taslağa yapılacak eleştiri ve katkılar halkın katılımını sağlayacaktır. ülkedeki herkes bu taslağa katkıda bulunmalı. Sadece demokrasiye karşı olanlar bu taslak ile ilgili değerlendirmelerde bulunmamalı, herkes bu konuda görüş bildirmeli" önerisinde bulundu. Bazılarının meclisin anayasa çıkarmaya yetkisinin olmadığını savunduğunu hatırlatan Atar, mevcut anayasada bile anayasanın ancak TBMM tarafından hazırlanıp, halkın oyuna sunularak değiştirilebileceğinin yazdığını kaydetti. Atar, Meclisin aynı zamanda anayasa maddelerini değiştirmeye de hakkının olduğunu dile getirerek, halkın yüzde 85'inin mecliste temsil edildiğini anımsattı. Prof. Dr. Atar, özellikle bazı üst düzey hukukçuların yaptığı açıklamalara çok şaşırdığını belirterek, "öyle şeyler öneriyorlar ki insanın ağzı açık kalıyor. Birinci sınıf hukuk fakültesi öğrencisinin bile hukuka aykırı olduğunu bileceği önerilerde bulunuluyor."

 

Habervaktim