Ankara bu diyaloğu konuşuyor
Güne damga vuran haberler arasında Erdoğan ile Şahin arasında yaşandığı iddia edilen bu diyalog var..
Kürt açılımı dün ilk kez Meclis’e geldi. TBMM’deki ön görüşmede salonda küfürler havada uçuştu.. İtiş kakışlarla birlikte Atatürk’lü pankartlar açıldı.. O anlar en çok Başbakan Erdoğan’ı kızdırdı..
Meclis Başkanı Şahin, bir ara oturuma ara vererek grup başkan vekilleri ve idare amirlerini Genel Kurul salonunun arkasındaki dinlenme odasına çağırınca sinirli şekilde salonu terk eden Erdoğan da soluğu odada aldı. Ve iddialara göre Erdoğan, Meclis Başkanı’nı tam anlamıyla fırçaladı !
Bugün bazı medya organlarında yer alan detaylara göre Erdoğan ile oturumu yöneten Şahin arasında sert bir diyalog yaşandı. İddialara göre Erdoğan’ın Meclis’i terk etmeden önce Şahin’e, “Böyle oturum mu yönetilir, attırsana o pankartları” dedi.
İŞTE O KONUŞMA:
Erdoğan:
Grup başkanvekillerini çağırdınız, ben de grup başkanı olarak toplantıya katılabilir miyim?
Şahin:
Tabii ki buyurun.
Erdoğan:
Bu nasıl iş kardeşim? Bu pankartları açmalarına nasıl izin verirsin. Attırsana o pankartları.
Şahin:
Çıkartacağım efendim.
Erdoğan:
Meclis böyle mi yönetilir? Burası miting meydanı mı?
Şahin:
Gereğini yapacağım.
ERDOĞAN:
‘PANKART OLAYININ TAKİPÇİSİ OLACAĞIM’
Erdoğan, TBMM çıkışında CHP’nin eylemi için gazetecilere şunları söyledi:
“Genel kurulda ortaya çıkan tablo aslında Parlamento İçtüzüğüyle hiç uyumlu olmayan, tamamen buna ters, tamamen bir istismar tablosunun orada tecelli etmesidir. Zaten CHP'nin grup olarak, geçmişinden bugüne yapmış olduğu uygulamalarda bunu görürsünüz. Sürekli olarak Atatürk'ü istismarı görürsünüz.
Parlamento'daki tabloları Türk demokrasisi adına çok çirkin buldum. Bunu yaşamak istemezdim. Yaşayınca da milletimin özellikle partilerin yapılarını görmesi bakımından anlamlı oldu.
İçtüzüğün çiğnenerek bu tür uygulamalar yapılması onlara bir şey kazandırmayacağı gibi, onlar tıynetlerinin gereklerini ortaya koymuşlardır. Bundan sonrasını öyle zannediyorum ki TBMM Başkanlığının yapması gerekir. Herhalde kameralardan tespitlerle de İçtüzük uygulaması Meclis Başkanlığı tarafından yapılmazsa daha sonra çok farklı, çok daha çirkin görüntülere zaman içerisinde şahit olabiliriz. Nitekim geçmişte seyirciler arasında böyle bir pankart açma olayı söz konusu olmuştu ve yargı süresinde de yanılmıyorsam ciddi bir mahkumiyet kararı o pankart olayından çıkmıştı. Biz, bu sürecin ayrıca takipçisi olacağız..
Bugün ise tabii Cumhuriyet Halk Partisi sorulduğu zaman 'Biz Türk siyasetinin duayeniyiz' demelerine rağmen İç Tüzüğe tamamıyla ters olan böyle bir yanlışı adeta bir miting meydanına genel kurulu çevirme gayretleri... Bir taraftan bugün 10 Kasım'da 'böyle bir görüşme yapılmasın' derken, böyle bir tabloyu burada Parlamento'ya ve Türk halkına yaşatmaları çok çirkin oldu..”
BAYKAL:
BAŞBAKAN, TBMM'NİN AMİRİ DEĞİLDİR!
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, CHP’li milletvekillerinin dün Meclis’te yaptığı pankartlı eyleme Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın tepki göstermesini eleştirerek, "Demokrasilerde böyle olaylar olur, bunları doğal karşılamak lazım. Başbakan TBMM’nin amiri, kumandanı değildir. Meclis Başkanı’na talimat vererek TBMM’yi yönetmesi söz konusu değildir. Başbakan kendi sınırını, ölçüsünü bilecek" dedi.
Baykal, dünkü görüşmelerin bir kez daha bu açılımın ne kadar yanlış yürütülmekte olduğunu çok açık bir biçimde ortaya koyduğunu, görüşmede bir tek kelime yeni, aydınlatıcı, açıklayıcı bir değerlendirme yapılmadığını belirtti. "Bu, TBMM’ye saygısızlığın ifadesidir, kamuoyuna karşı saygısızlığın ifadesidir. Bu, toplumu, milleti yanıltma, aldatma amacının bir yansımasıdır" diyen Baykal, "Konu TBMM’ye getirilecek denildi, hiçbir şey getirilmedi. Hiçbir şey TBMM’de konuşulmadı. Bir oyun oynanmak isteniyor, bir aldatmaca gerçekleştirilmek isteniyor. CHP’nin tabii buna alet olması hiçbir şekilde söz konusu değildir. Bu aldatmacanın Türkiye’nin büyük tarihi birikimine yönelik çok ciddi tehlikeler, tehditler içerdiğini hepimiz görüyoruz. Bu gizleme çabası, bu bilgi vermekten kaçınma anlayışı hiç kuşku yok ki söylenecek olanların Türkiye’yi rahatsız edeceğinin bilinmesinden kaynaklanmaktadır" diye konuştu.
"Yarınki görüşmede konuşabilirim"
Baykal, yarınki görüşmelerde konuşma yapıp yapmayacağı sorusunu ise şöyle yanıtladı:
"Bakalım, açıklayıcı bir değerlendirme bekliyoruz. Hala bu saat itibariyle bütün Türkiye’yi ayağa kaldıran bu projenin içinde ne var, belli değildir. Tek bir kelime söylenmemiştir. Ya bu durumu şikayet etmek için veya ciddi bir şey söylenirse onu değerlendirmek için elbette söz alma ihtimalim vardır. Ama bu netleşmiş değildir, yarın kararlaştıracağız."
"Başbakan’a anayasa dersi vermek lazım"
Başbakan’ın Meclis Başkanı’na TBMM Başkanlık Divanı’ndaki odasında pankart eylemi yüzünden kızmasının hiç şaşırtıcı olmadığını dile getiren Baykal, "Başbakan demokratik bir ülkenin parlamentoya, halka, kendisi gibi düşünmeyenlere saygılı bir siyasetçisi olmanın ötesine geçmiştir. Herkesi yönetmek istiyor, herkese haddini bildirmek istiyor. Bunu yapması kesinlikle mümkün değildir. Türkiye buna teslim olmayacaktır" diye konuştu.
Baykal, Başbakan Erdoğan’ın pankart eyleminin yargıya taşınacağı yönündeki açıklamalarının anımsatılması üzerine ise "Başbakan’a önce bir Anayasa dersi vermek lazımdır. Milletvekilleri ve Genel Kurul, demokrasi, düşünce özgürlüğü, İç Tüzük, bu konularda birisinin onu eğitmesine ihtiyaç vardır" dedi.
HÜSEYİN ÇELİK:
BAŞBAKAN, MECLİS BAŞKANI’NA MÜDAHALE ETMEDİ
Bugün AK Parti Genel Merkezi’nde bir açıklama yapan Bakan Hüseyin Çelik, Başbakan’ın Meclis Başkanı’nı fırçaladığı iddia edilen diyalogla ilgili gazetecilere bilgi verdi.
O konuşmayı yalanlamayan Çelik, “Başbakan, Meclis Başkanı ile AK Parti Grup Başkanı olarak görüştü. Başbakan'ın Meclis Başkanı'na müdahalesi söz konusu değildir” dedi
