Alkol küresel baş belası

Alkol küresel baş belası

Yeşilay Konya Şube Başkanı Sabri Pişkin alkol ve terörün küresel baş belası olduğunu belirtti.

Yeşilay Konya Şube Başkanı Sabri Pişkin 1-7 Mart tarihleri arası kutlanan Yeşilay Haftası dolayısıyla bir basın toplantısı düzenledi. Pişkin, “Bu haftanın kutlanmasındaki sebeplerden çok daha fazlası günümüzde mevcuttur. Olay potansiyel bir tehlike haline gelmiştir. Bu yönden hafta çok önem arz etmektedir. Modern toplum olmak batının tuzakları içinde olmak demektir. Bütün zararlı alışkanlıklar (sigara, alkol, uyuşturucu) çeşitli sunuş şekilleri ile genç nüfusumuza empoze edilmeye çalışılıyor. Ancak mücadele için yeterli çalışma yapıldığını söylemek pek mümkün değildir” dedi.

KÜRESEL BAŞBELASI ALIŞKANLIKLAR
Yeni çıkan Tütün Yasası’nın sigara içme oranında yüzde 8 ile yüzde 10 civarında düşüş sağladığını anlatan Pişkin şunları kaydetti:

Bu yasa pasif içiciliği asgariye indirerek içmeyenleri koruyacaktır. Zararlı alışkanlıklar küresel dünyanın baş belası haline gelmiştir. Türkiye zararlı alışkanlıkları pazarlayanlar için cazip bir ülkedir. Genç nüfusumuz onların iştahlarını kabartmaktadır. Onlar para kazanma uğruna gençliği heder etmiş olmalarına üzülmemektedir. Yaşamak dünyaya gelenin vazgeçemeyeceği bir gerçektir. Asıl önemli olan kaliteli ve sağlıklı yaşamaktır. Bu da zararlı alışkanlıklardan uzaklaşmakla mümkündür. Kaliteli yaşam ancak böyle sağlanır. Gençliğin uyarılması aile, okul, devlet ve medya ile işbirliği yapılırsa başarıya ulaşılır. Mücadelede işbirliği şarttır. Zira karşımızda çok güçlü sermaye grupları vardır. Bunlarla mücadelede başarı ancak onlar kadar güçlü olmakla mümkündür. Sigaraya alışkanlık % 80 oranında 12-22 yaş dilimi arasında olmaktadır. Bu da gençlerin bu yaş gruplarında korunmasının önemini göstermektedir. Bu yaş diliminde sigara alışmamışsanız daha sonraki yıllarda sigaraya alışma riski tek haneli yüzdelere düşmektedir.

VAHİM BİR TABLOYA DOĞRU
Sigara içme oranındaki artışlara dikkat çeken Pişkin, “Türkiye’de bu hızla sigara içilmeye devam edilirse her üç kişiden bir tanesi 55 yaşını göremeyecektir. 58 yaşını ise sigara içenlerin yarısı kutlayamayacaktır. Sigara içmekten 2025 yılında yılda 250 bin kişi ölecektir. Sigara içmek bir tercih değil zaaftır. Sigara ve diğer alışkanlıklarla mücadelede geç kalırsak, bunlar gençlerin vazgeçilmezleri haline gelirse ekonomimizi, sağlığımızı ve sosyal yapımızı adeta çökertecektir. Türkiye’de alkol ve sigara sosyal bir olgu haline getirilmek istenmektedir. İçki ve sigara bir sosyallik belirtisi gibi lanse ediliyor. Halbuki sigara ve alkol bir sosyallik belirtisi değildir. Kültürümüzü yozlaştıran bir afettir. Sigara içenler Avrupa’da ikinci sınıf insanlar olarak düşünülmektedir” diye konuştu.

SİGARA VE ALKOL PROBLEM ÇÖZMEZ
Dünyada her 8 saniyede bir kişinin ölümüne sebep olan sigaranın hala yasal olarak satılmasının son derece düşündürücü olduğunu söyleyen Pişkin, “Türkiye’de erkeklerin yüzde 60’ı kadınların yüzde 28’i sigara içiyor. Büyükşehirlerde çalışan kadınlarda sigara içme oranı yüzde 33’e çıkıyor. Kırsal kesimlerde ise yüzde 15’e düşüyor. Sigara ve alkol hiçbir problemi çözmez. Aksine yeni problemlerin oluşmasına neden olur. Bu da daha çok sigara ve alkol tüketilmesi demektir. Üzülerek belirteyim Türkiye’de bazı medya grupları sigara ve alkolü özendirici sahne ve yayınlarla bu alışkanlığın artmasına sebep olmaktadır. Maalesef gençliğin yüzde 50’si sigara içiyor. Türkiye’de zararlı alışkanlıklar konusunda her vatandaşın nemelazımcılıktan kurtulup mücadelede taraf olması, duyarlı olması en azından mücadele edenlere destek olması gerekir. Hızla yayılan bu alışkanlıkların bir gün aile ortamında olabileceğini aklından çıkarmamalıdır. Teröre 30 yılda 30 bin şehit verdik. Ama sigara ile her yıl bu rakamın dört katı insan ölmektedir. Türkiye’de alkol ile mücadele eden tek dernek Yeşilay’dır. Gençlerin yüzde 43’ü alkol alıyor, yüzde 21’i bağımlıdır. Anne ve babalar çocuğun sevgi ortamı içinde umut ve beklentilerini desteklemeli, çocuğun aile içinde saygı gördüğünü, sevildiğini hissettirmeli, onlara yalnız olmadıklarını ailesinin her zaman yanında olduğu güvenini vermeli, çocuğa sorumluluk ve kendine güven bilincini yerleştirmelidir. Eğer evinizde düşmanla savaşmak istiyorsanız sigarayı bırakınız. Çünkü sigaraya ödenen paraların büyük kısmı düşmanlarımız tarafından paylaşılmaktadır. Biz Yeşilay olarak koruyucu hekimliğin zararlı alışkanlıklar için en etkili mücadele olduğuna inanıyoruz. Bir batılı düşünür “Koruyucu hekimlik savaşın kan dökülmeden kazanılmasıdır” diyerek savaşın böyle kazanılacağının altını çizmiştir” dedi.