Şakir Tuncay Uyaroğlu

Şakir Tuncay Uyaroğlu

ALIŞTIRMALAR-5

Saygı değer okuyucularım; bugün size 50 tane alıştırma maddesi daha sunuyorum. İmla ve noktalama bilginizi bir yoklayın bakalım. Bu cümlelerin doğrularını bir yere yazın ve sonra da benim sunduğum doğrularla bir karşılaştırın. “Türkçe Konuşacaksak, Türk’çe Konuşalım.” adlı kitabım için 1001 alıştırma maddesi olarak hazırladığım bu bölümle ilgili paylaşımlara arada bir devam edeceğim. İnşallah, faydası olur diye ümit ediyorum.

Yanlışlar

251. Bu hayat da farklı ol! Değiş, geliş, keşfet, yüksel! Sonun da tek ol!

252. Bu huyunlada çekilecek gibi değilsin.

253. Bu İsviçre’lilerde, çukulata yapmayı iyi biliyorlardı.

254. Bu işi bir saatde bitire bilirmiyim diye düşünmeye başladı.

255. Bu işten zarar görmediğimiz gibi, karda ettik.

256. Bu kadarcıkmı çalıştınız?

257. Bu kelimeler, sizinde dediğiniz gibi Türkçe’leşmiş değil galiba.

258. Bu konuyu; Aylin’de, Orhan’da anladı.

259. Bu konuyu iyiki anlatmışım.

260. Bu melânkolik tavır, sendede var, bende-de.

261. Bu sene, okulda ki durumum çokiyi.

262. Bu senede bekar gezelim.

263. Bu vatan, toprağın kara bağrın da sıradağlar gibi duranlarındır.

264. Budalalar söylediklerine, akıllılarda söylemediklerine pişman olarak günlerini geçirirler.

265. Budalalar, tereddüd tanımazlar. Edebilecekleri, ya tastiktir, yada inkar.

266. Bugün hava güzel mi? güzel.

267. Bugün, yurtta kapalıymış.

268. Bugün ki kış, yarın ki yazdan iyidir.

269. Bugünki on, yarın’ki yüzden iyidir.

270. Bugün kü tavuk, yarın’ki kazdan iyidir.

271. Buğday ekmeğin yoksa buğday dilindemi yok?

272. Buğday olmayan yer de, darıya nazar değer.

273. Bujiteri mağazamızın açılışına şeref verdiniz.

274. Bun da senin payında çok.

275. Bunca güzel için de birisi varki, bana sevgi ile bakışı başka…

276. Bunca zahmete değermi hiç?

277. Bundan böyle; divan da, dergâhda, bargâh ta, meclisde ve meydan da Türkçe’den başka dil kullanılmayacakdır.

278. Bunu söylemek te ki maksadın neydi?

279. Bur da güneş, / Or da yağmur, / Güneştede güzel dünya, / Yağmurdada. / Şükürler olsun Tanrı’m, / Şükürler olsun sana, / Verdiğin hayat pırıl pırıl.

280. Bura da yada dışarı da, istediğiniz her yer de görüşelim.

281. Bükemediğin eli, öp te başına koy.

282. Bülbül ne gezersin Çukurovada, belki eşin arar bulamaz yuva da…

283. Can sıkıntısı duymayanlar, eylenmeyede kaabiliyetli değillerdir.

284. Can, sefadanda usanır, cefadan-da.

285. Canbaz ipde, balık dip de gerek.

286. Canım arkadaşım, iyiki doğdun.

287. Canım kardeşim, beni dinlede meseleyi şöylecene izahedeyim.

288. Cesaret, insanı zafere; korkaklıkta, ölüme götürür.

289. Credit Card’ları, bizi tüketim toplumu haline getirdi.

290. Çalışana gurbet te, sıla da vatandır.

291. Çalışanı hiç bir zaman yermezler, ipi kopacak yerden germezler.

292. Çalışmak, öyle emin bir bastondurki, her düşen ona dayanarak ayağa kalkabilir. "düşenin dostu olmaz, hele bir yol düşte gör." diyen, çalışmayı hatırlamamış olsa gerek.

293. Çamlıca yolun da, aşığı kolun da, işleri yolun da; o benim sağım da, ben onun solun da, Çamlıca yolun da…

294. Çeviri; bireyin dünyayı tanımasın da ve kendisini dünyaya tanıtmasın da, ufkunun genişlemesin de önemli bir araçtır.

295. Çevrem de ki insanlar, bugünler de oldukça mahsunlaştılar.

296. Çevresinde ki ler, “Bu kadar parası varmı’ki?” dercesine hayretden hayrete yolculuğa çıkarlarken; oda cebin de ki bir tomar yüzlük Fransız fırangını “Görün iş te!” diyormuşcasına masaya fırlatır.

297. Çıkmadık can da ümit vardır.

298. Çiçeğim çiçek olsunda, varsın saksı da olsun.

299. Çiçek, koku vermek; ateş, ısıtmak; kadında, mesut etmek için yaratılmıştır.

300. Çiftlikle ilgili bir çok tasarısı vardı, ne varki sağlığı el vermedi.

 

DOĞRULAR

 

251. Bu hayatta farklı ol! Değiş, geliş, keşfet, yüksel! Sonunda tek ol!

252. Bu huyunla da çekilecek gibi değilsin.

253. Bu İsviçreliler de, çikolata yapmayı iyi biliyorlardı.

254. “Bu işi bir saatte bitirebilir miyim?” diye düşünmeye başladı.

255. Bu işten zarar görmediğimiz gibi, kâr da ettik.

256. Bu kadarcık mı çalıştınız?

257. Bu kelimeler, sizin de dediğiniz gibi Türkçeleşmiş değil galiba.

258. Bu konuyu; Aylin de, Orhan da anladı.

259. Bu konuyu iyi ki anlatmışım.

260. Bu melankolik tavır, sende de var, bende de.

261. Bu sene, okuldaki durumum çok iyi.

262. Bu sene de bekâr gezelim.

263. Bu vatan, toprağın kara bağrında sıra dağlar gibi duranlarındır.

264. Budalalar söylediklerine, akıllılar da söylemediklerine pişman olarak günlerini geçirirler.

265. Budalalar, tereddüt tanımazlar. Edebilecekleri, ya tasdiktir, ya da inkâr.

266. Bugün hava güzel mi güzel.

267. Bugün, yurt da kapalıymış.

268. Bugünkü kış, yarınki yazdan iyidir.

269. Bugünkü on, yarınki yüzden iyidir.

270. Bugünkü tavuk, yarınki kazdan iyidir.

271. Buğday ekmeğin yoksa buğday dilin de mi yok?

272. Buğday olmayan yerde, darıya nazar değer.

273. Bijuteri mağazamızın açılışına şeref verdiniz.

274. Bunda senin payın da çok.

275. Bunca güzel içinde birisi var ki, bana sevgi ile bakışı başka…

276. Bunca zahmete değer mi hiç?

277. Bundan böyle; divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır.

278. Bunu söylemekteki maksadın neydi?

279. Burda güneş, / Orda yağmur, / Güneşte de güzel dünya, / Yağmurda da. / Şükürler olsun Tanrı’m, / Şükürler olsun sana, / Verdiğin hayat pırıl pırıl.

280. Burada ya da dışarıda, istediğiniz her yerde görüşelim.

281. Bükemediğin eli, öp de başına koy.

282. Bülbül ne gezersin Çukurova’da, belki eşin arar bulamaz yuvada…

283. Can sıkıntısı duymayanlar, eğlenmeye de kabiliyetli değillerdir.

284. Can, sefadan da usanır, cefadan da.

285. Cambaz ipte, balık dipte gerek.

286. Canım arkadaşım, iyi ki doğdun.

287. Canım kardeşim, beni dinle de meseleyi şöylece izah edeyim.

288. Cesaret, insanı zafere; korkaklık da, ölüme götürür.

289. Kredi kartları, bizi tüketim toplumu hâline getirdi.

290. Çalışana gurbet de, sıla da vatandır.

291. Çalışanı hiçbir zaman yermezler, ipi kopacak yerden germezler.

292. Çalışmak, öyle emin bir bastondur ki, her düşen ona dayanarak ayağa kalkabilir. "Düşenin dostu olmaz, hele bir yol düş de gör." diyen, çalışmayı hatırlamamış olsa gerek.

293. Çamlıca yolunda, âşığı kolunda, işleri yolunda; o benim sağımda, ben onun solunda, Çamlıca yolunda…

294. Çeviri; bireyin dünyayı tanımasında ve kendisini dünyaya tanıtmasında, ufkunun genişlemesinde önemli bir araçtır.

295. Çevremdeki insanlar, bugünlerde oldukça mahzunlaştılar.

296. Çevresindekiler, “Bu kadar parası var mı ki?” dercesine hayretten hayrete yolculuğa çıkarlarken; o da cebindeki bir tomar yüzlük Fransız Frangını “Görün işte!” diyormuşçasına masaya fırlatır.

297. Çıkmadık canda ümit vardır.

298. Çiçeğim çiçek olsun da, varsın saksıda olsun.

299. Çiçek, koku vermek; ateş, ısıtmak; kadın da, mesut etmek için yaratılmıştır.

300. Çiftlikle ilgili birçok tasarısı vardı, ne var ki sağlığı elvermedi.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.