Aklanmayı beklemeyin, dava açın!

Haziran ayı sonlarında önce burada ve www.bozkirinsesi.com haber portalindeki yazı alanımda, Bozkır Halk Eğitim Merkezi’nin Atatürk İlköğretim Okulu’nda açtığı bilgisayar kursunda, kursiyerlerden haksız para toplandığını aşağıdaki özet cümlelerle gündeme taşımıştık.

***

“Halk Eğitim Merkezi’nin Atatürk İlköğretim Okulu’nda açtığı 2.5 aydır devam eden bilgisayar kursunda, kursiyer öğrencilerden yasa ve yönetmeliklere aykırı olmasına rağmen 37.5 Yeni Türk Lirası kurs parası alınıyormuş.” Önce inanmadım. Kendi kendime, “Hadi be, bu insanların aklı yok mu” diye mırıldandım. Sonra peş peşe mailler gelmeye başladı. Ondan sonra pirelendim. Başladım araştırmaya. Önce Halk Eğitim Müdürlüğü’nü aradım. Telefona veliaht(!) bir çocuk çıktı. Çocuklar çok saftır, tertemizdir. Başladı konuşmaya, aldık alacağımız bilgileri… 22 öğrenciden kurs öğretmeni öğretmen (ismi bilindiği için açık yazmaya gerek yok) ve Halk Eğitim Merkezi Müdür Vekili (ismi bilindiği için açık yazmaya gerek yok) tarafından kişi başına 37.5 Yeni Türk Lirası kurs ücreti talep edildiği (Toplam 825 YTL, vallahi iyi para), ücreti ödemeyenlere “Kurs Bitirme Belgesi” verilmeyeceği duyurusu yapılmış… Bu şikâyetler, Kaymakamlık makamına “bozkir.gov.tr” resmi internet sitesine yansıtılmasına rağmen bir sonuç alınamamış… Şimdi, Bozkır’ı yönetenlerin, yöneticileri yönlendiren siyasetçilerimizin şu sorulara cevap vermesi gerekmez mi?

1-) Bozkır’da Halk Eğitim’de açılan çeşitli kurslarda yasa ve yönetmeliklere aykırı toplanan adı ve şekli ne olursa olsun kurs ücretlerinin bir incelemesi yapılacak mı?

2-) Konuyla ilgili dar gelirli hemşerilerimize yapılan yasa dışı uygulamalara neden olan veya olduğu iddia edilen kamu görevlileri hakkındaki hukuki işlemler ne zaman tamamlanacak?

Yazımı, şu son cümleler ile noktalayacağım.

“Bozkır’da şunu kimse unutmasın. Bozkır’da bu köşenin yazarı yaşadığı süre içerisinde bu coğrafyada hiç bir şey gizli kalmayacak. Bunu herkes, ama özellikle kamu yöneticileri çok iyi bilmeli…”

***

Evet, aylar önce böyle yazmıştık…

Bu yazının yetkililere ulaşmasıyla Bozkır’da bir ilköğretim okulu müdürümüz muhakkik (soruşturmacı) olarak görevlendirildi. Muhakkik hocamız mağdurlara ulaşmadan, para toplama olayının kahramanları, belge alan kursiyerlerle görüştü, topladıkları paraları iade etti. Böylece bu ön soruşturmadan kahraman hocalarımız (!) evrak üzerinde aklandı. Vicdanlarda aklanıp aklanmadıklarını kamuoyunun takdirlerine sunarım. Birileri olayın böyle kapandığını düşünüp, “ohh, dünya varmış” diye sevinirken, Bozkır’dan dört yürekli genç çıktı sahneye. Yaşadıklarını Kaymakamlığı by-pass ederek taahhütlü mektuplarla İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne taşıdı. İddialar ciddi, ciddi olduğu kadar da vahimdi çünkü. Hemen Bozkır’a 2 seçkin müfettiş gönderildi. Bu müfettişler mağdurları ifadelerini vermeleri için Kaymakamlık binasına çağırdı. Yürekli insanlardan biri geldi, “Yazdıklarım doğrudur. Biz şikâyet dilekçelerimizde yazdıklarımızı yaşadık. Bizden usulsüz para toplayanların cezalandırılmasını istiyoruz” diye ifade verdi. Ancak, seçkin müfettişler bu ifadeyi, şikâyetçiye imzalatmadan ve diğer üç mağdurun ifadesini de almadan Konya’ya döndü. Oysa şikâyetçilerin adresleri dilekçelerde yazılıydı. Devletin menfaatleri, müfettişlere şikâyetçilere adreslerinde ulaşıp ifadelerini tamamlama görevi veriyordu. Seçkin müfettişlerimiz niye bu yolu izlemedi? Onlar da amirlerine bunun hesabını vermek zorunda.

Müfettişleri teftiş edecek makamlar mutlaka vardır. Şimdi, bu dosyanın sonucunun nereye gideceğini, suçlanan Halk Eğitim kahramanlarının cezalandırılıp cezalandırılmadığını merak ediyoruz. Bizim bildiğimiz mevzuata göre, müfettişler, eğitimcileri suçlayanlara ulaşıp ifadelerini zapta döküp fezleke hazırlamakla görevli. Bu aşamada sorduğumuz soruların cevapları verilmemiş oluyor.

***

Halk Eğitim Merkezi’nin bilgisayar kursundaki para toplama olayının kahramanlarından olduğu iddia edilen Hakan Mertli, fakirin can dostlarından birine bir sohbette, “Bozkirinsesi.com’dan, Memleket Gazetesi’nden ve sahiplerinden hesap soracam, hele şu müfettiş işleri bitsin” demiş. Evet, sayın Hakan Mertli, ben derim ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin yüce adalet organları Kaymakamlık binasının yanında. Yazdıklarımız, birlikte yaşadığınız olayların mağdurlarının bize aktardığı, yazılı bilgi ve belgelere dayanıyor. Demirden korksaydık, trenle hiç seyahat etmezdik. Bir yolsuzluk, vurgun veya haksız kazanç olayını yazarken sizden mi izin alacaktık? Yüce yargı isterse, elimizdeki kanıtları bir saniyede teslim ederiz. Bakalım o zaman, siz mi toz olursunuz, biz mi? Bir de, öğretmen kimliğinizle gazetecilik yapıyorsunuz. Siz, gazeteci kimliğinizle yolsuzlukları, haksız kazanç sağlayanları görmemeyi, kamuoyuna duyurmamayı marifet mi sayıyorsunuz? İsterseniz, son olayınızın dosyasını İhlas Haber Ajansı Bölge Müdürü ve Konya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yardımcısı Kenan Arvas beye, isterseniz İHA Genel Müdürlüğü’ne vereyim! Ne dersiniz? Size, ülkemizde seçkin insanların ofislerinde duvarları süsleyen aşağıdaki cümleleri iyi okumanızı öneriyorum.

“Günlerini say, servetini say, ama yerinde sayma! Fidan büyüt, gariban doyur, çocuk besle, ama kin besleme! Satıcı ol, alıcı ol, kalıcı ol, bulucu ol, ama bölücü olma! Davet et, hayret et, affet, tövbe et, ama ihanet etme! Elini aç, gözünü aç, kapını aç, ama ağzını açma!

Rakibin geç, sınıfı geç, ama gülüp geçme! Zulmü devir, nefsi devir, ama çam devirme!

Seslen, uslan, ama yaslanma! İtil, kakıl, ama satılma! Doğrul, devril, ama eğrilme!

Yaklaş, konuş, tanış ama uşaklaşma! Hedefe koş, yardıma koş, ama ortak koşma!

Ev al, araba al, abdest al, ama beddua alma! Okumaktan zafer gelmez. Oku, ama lanet okuma! Paranı ver, selam ver, canını ver, ama sırrını verme! Eşini beğen, işini beğen, aşını beğen, ama kendini beğenme! Emek ver, kulak ver, bilgi ver, ama hiçbir zaman boş verme!”

***

İşte böyle sayın Hakan Mertli…

Söylenecek başka söz var mı? Bilmiyorum…

Söylense de bunların yanında havada kalır.

Siz nasıl isterseniz öyle davranın…

Ama aklanmayı beklemeyin, dava açın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.