Akış'ın gündeminde Çanakkale vardı
AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Akış, İl Başkanlığı’nda kameralar karşısına geçerek basın toplantısı düzenledi
Mustafa Akış’a basın toplantısında AK Parti Konya İl Başkan Yardımcısı Mustafa Varol ile İl Yönetim Kurulu Üyesi Hülya Gök eşlik etti.
İşte Akış’ın basın toplantısından önemli ayrıntılar:
Artık Ak Partimizde bir teamül haline geldi ve bazen milletvekillerimiz, bazen de il başkanımız başta olmak üzere teşkilat mensuplarımız kamuoyunu bilgilendirmek adına basın toplantısı düzenliyoruz. Siz değerli basın emekçilerine bizlerle kamuoyu arasında bir köprü oluşturduğunuz için tekrar teşekkür ediyorum.
Bildiğiniz gibi bugün 18 Mart. Çanakkale Zaferinin 98. Yıldönümü ve ayrıca şehitler günü. Balkan Harbinin milletimizin ruhunda ve benliğindeki bıraktığı derin yaranın tedavisinin sağlandığı, bir milletin artık bitti denilen yerde yeniden başladığı, halen emperyalizm tutkularından taviz vermeyen büyük devletlere karşı kesin bir zaferle sonuçlandırılmış, milletimizin 1800’lü yılların hemen çoğunluğunda görülen yenilgilerden sonra askeri ve siyasi varlığını bir kez daha kanıtladığı, Öz yurdunu korumak için şahlanan yaralı bir ulusun sayı ve maddi açılardan üstünlüğü tartışılmaz olan düşmanlarını yenerek, onları felce uğrattığı ve böylelikle tarihin akışını değiştirmiş, Milletimizin Kurtuluş Savaşımızdaki muzaffer kılıcının çeliğine su veren, ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi, bedrin aslanları ancak bu kadar şanlı idi şeklinde en güzel tarife mazhar olacak ve bu tarifi misliyle hak edecek kahramanları köylerinden tarih sahnesine çıkaran, İnsan aklının hala algılayamadığı ve anlayamadığı bir biçimde 275 kiloluk top mermisinin sadece bir sefer değil arka arkaya üç sefer tek bir insan tarafından kaldırılabildiği ve bu gücü o insana veren müthiş bir manevi atmosferde cereyan eden bir savaştır Çanakkale Savaşı. bu savaş milletimizin hem azmini, hem mücadele gücünü, hem de insanlığını Dünya tarihinin sayfalarına altın harflerle yazdırmıştır. Bundan yıllar sonra bile tarihin o sayfası aralanacak ve bu millete düşmanlık etmek isteyenlerin cesaretleri kırılacaktır. Bu eşsiz zaferi bizlere kazandıran, Gazze’den, Hakkâri’den, dersimden, Trabzon’dan, Konya’dan ve vatanın her köşesinden bu savaşa katılarak şehadet şerbeti içmiş tüm şehitlerimizi ve bugüne kadar bu vatanın bekası uğruna canını hiç tereddüt etmeden vermiş tüm şehitlerimizi saygıyla ve rahmetle anıyorum. Allah bir daha bu milletin en çok ihtiyaç duyduğu gencecik evlatlarımızı kaybetmemize izin vermesin ve bize savaşın acısını göstermesin.
Çanakkale zaferi az önce de ifade ettiğim gibi büyük bir zafer olmasının yanı sıra, milletimizin birlikteliğinin de ne kadar kuvvetli olduğunun bir nişanesidir. Hiç bir etnik köken ayrımı yapılmaksızın Kürt, Çerkez, Laz tüm kahramanlar bu savaşta sırt sırta vererek mücadele etmiş, şehit düşmüş ve bu gün yine hiçbir ayrım gözetmeksizin koyun koyuna da yatmaktadırlar. Bu aziz millet ne zaman birbirine sımsıkı sarılsa Cihana meydan okumuş, ne zaman da ayrılık nifaklarına maruz kalsa yenilgilerle karşılaşmıştır. Bu realiteden hareketle bu vatanda 30 yıldır ekilmeye gayret edilen ayrılık tohumuna, 30 yıldır yanan ateşe, 30 yıldır bu devletin bir adım bile ileriye gitmesini engelleyen ve artık yine hiçbir etnik ayrım gözetmeksizin söylüyorum herkesin yeter artık dediği bu ateşi sonlandırmak istiyoruz.
Sizlerin ve kamuoyunun da yakından takip ettiği çözüm süreci hepimizin duası odur ki inşallah bu milletin beklediği şekilde neticelenecek. Bu süreçte Ak Parti olarak başta evlat acısı yaşamış tüm anneler olmak üzere tüm milletimizi destek olmaya davet ediyoruz. Tüm sivil toplum kuruluşlarını, tüm yazılı ve görsel medyayı, tüm partileri, tüm cemaatleri bu acının hitama erdirilmesinde destek olmaya davet ediyoruz. Ak Parti hükümeti olarak bu desteği en çok gördüğümüz ve hissettiğimiz yerlerden birisi de Konyamız. Hemşehrilerimizle birlikte olduğumuz her platformda Konyalı kardeşlerimiz Hz. Pir’in hiçbir insana ayrım yapmaksızın davet yapan o engin hoşgörüsüne yakışır bir biçimde; bu acının bitmesi için desteklerini ifade ediyorlar. Ben sizlerin aracılığıyla bu süreçte hükümetimizin yanında duran tüm Konya halkına teşekkür ediyorum.
Değerli kardeşlerim, Terör bu ülkenin ayağında bir pranga olarak 30 yıldır varlığını sürdürüyor. Bugün sizlere Terörün ülkemize maliyeti üzerine bir kaç söz söylemek istiyorum. Tabii ki olayın manevi boyutunu hesaplamak, ülkeye ve topluma verilen acıların değerini hesaplamak mümkün değil. Ama bu noktaya nasıl gelindi ve ülkemize neler kaybettirdi?
Bunun parasal değerlendirmesini yapmak bile zordur, 25 seneden beri etnik terörün, PKK terörünün Türkiye'ye verdiği zarar 300 milyar doların üzerindedir. GAP projesinin maliyeti ise 32 milyar dolardı. Eğer Türkiye bu terror belasıyla uğraşmasaydı, kimse başkalarının oyunlarına alet olmasaydı, başkalarının değirmenine su taşımasaydı, kendi insanının hayatına kastetmiş olmasaydı Türkiye 10 defa GAP Projesi'ni bitirmiş olurdu. Türkiye'nin milli geliri ikiye katlanmış olurdu. O bölgede en az 3 milyon 800 bin vatandaşımız iş bulmuş olurdu. O bölgenin en önemli sorunlarından biri işsizliktir. İşsizliğin çözümü için yeni yatırım yapılması lazım. Terör olayları devam ettiği için özel sector oralara yatırım yapamadı. Benzeri birçok değerlendirmeleri yaptığımızda terörle bir yere kimsenin varması mümkün değildir. Onun için olup biteni herkesin soğukkanlılıkla değerlendirmesinde fayda görürüz. Bu terror başkalarının hesabına yapılan bir terördür, başkalarının yararınadır, menfaatidir.
Değerli arkadaşlar, PKK terör örgütünün eylemleri sonucunda gerçekleşen güvenlik harcamalarındaki artışlara bakıldığında 296 milyar 382 milyon liralık bir ekonomik maliyet karşımıza çıkmaktadır. Terör olaylarından kaynaklanan göç hareketinin Türkiye ekonomisine doğrudan ve dolaylı maliyeti ise 70,81 milyar TL’dir. 1978-2011 yılları arasında gerçekleşen 204 terör saldırısının maliyeti 173 milyar 400 milyon TL. “Bu rakamlara bakıldığında 27 yıllık PKK terörünün ülke ekonomisine doğrudan maliyeti 550 milyar lirayı bulmaktadır. Terörle mücadele için harcanan 296 milyar 382 milyon TL, AB ülkelerinin gerisinde kalmamızda da büyük etkendir. Yaklaşık 300 milyarlık bu ek maliyet Türkiye’nin iktisadi büyümesi için kullanılmış olsaydı, Türkiye şu an ekonomik anlamda dünyanın önde gelen devletler arasında yerini rahatlıkla alırdı. Bunun dışında, yaklaşık 300 milyar lira ile devletin sağlayacağı sosyal hizmetler; hastaneler, okullar, barajlar, fabrikalar, vb. Halkın gelir ve eğitim seviyesini ve buna bağlı olarak da hayat standartlarının yükselmesine neden olabilir ve böylece ülke kendi dinamikleri içerisinde ekonomik büyüme ve refah artışı sağlayabilirdi. Terörle mücadeleye ayrılan kaynakla 8 - 10 adet Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), 130 adet Bakü-Ceyhan boru hattı, 70 adet Atatürk Barajı, 60 adet Boğaz Köprüsü, 25 bin adet 24 derslikli okul, bin 200 adet 400 yataklı tam teşekküllü eğitim ve araştırma hastanesi yapılabilirdi. Terörle mücadeleye aktarılan kaynağın üçte biriyle Türkiye’yi 21. Yüzyıla taşıyacak mega projeler tamamlanırdı. Örneğin İstanbul 3.boğaz köprüsü, Çanakkale boğaz köprüsü, İstanbul tüp geçit projesi, İzmit Körfezgeçişi, Türkmenistan doğalgazını Avrupa'ya taşıyacak doğalgaz boru hattı, Bakü-Ceyhan petrol boru hattı, Akkuyu Nükleer Santralı, 25 tane doğalgaz santralı, 300 kilometrelik otoyol yapımı gibi.”
30 yıldır her gün canımız yanıyor. Bir çok evladımızı da bu ateş aldı gitti.Muahelefet partilerini de bu konuda duyarlı olmaya davete diyoruz. Hiçbir şey hele ki oy hesabı evlatlarımızdan daha değerli değildir. Bu gün bir cesaret göstermek gerekiyordu ve her türlü riski alarak bu cesur adımı AK Parti hükümeti attı. Özellikle siyasilere düşen; ülkenin gelecekte önünü açacak ve ülkeyi dünya milletleri nezdinde farkli bir noktaya taşıyacak bu süreçte birlikte hareket etmektir, yardımcı olmaktır. Yoksa tarih bu süreci baltalayanları asla affetmeyecektir.
Akış açıklamasının sonunda gazetecilerin gündem ile ilgili sorularını yanıtladı.
