AK Parti’nin Gül ile imtihanı

AK Parti’nin Gül ile imtihanı

AK Parti cephesinde sessizlik sürerken halkın büyük çoğunluğu ve medyanın önemli bir kısmı seçim sonuçlarına saygı duyularak Gül’ün Cumhurbaşkanı adaylığının kabul edilmesini istiyor.

Halk, üzerinde uzlaştığı ismi seçimlerde ortaya koydu. İki seçmenden birisi AK Parti’ye oyunu verirken, aynı zamanda “Benim adayım Abdullah Gül” dedi. Çünkü Gül seçilemediği seçimler yapıldı. Ancak ne var ki, bu sonuçlar malum medyaya göre seçimlerden istikrar ve huzur çıktı yani “Gül’ün fedakarlık yaparak” adaylıktan seçilmesi gerektiği sonucu çıktı. Sonucu böyle görmek isteyenlerin IQ seviyeleri olması gereken yerde değil demek ki…


“İyi saatte olsunlar” takımı Gül’ün adaylığını istemiyor demeye cesaret edemeyen “Seçilmek senin hakkın ama aday olma çekil” diyor. Dünkü yorumu bir kez daha tekrar ediyoruz: 27 Nisan sonrasında her türlü oyuna göğüs geren, her türlü askeri müdahaleye karşı duran, azgın azınlığın gemleri azıya almasına karşı verilen mücadelenin ardından bu kez “Fedakarlık” dayatması önüne çıkarılıyor.


Sözü daha fazla uzatamadan, isterseniz ‘saldırı ve savunma cephelerinin yorumlarını birlikte okuyalım… Tutanak-Memleket


 


Gül’den kale düştü


 


Yıllardır dişini sıkarak oluşturduğu o şahane imaj yerle bir oldu. Buram buram uzlaşma, fedakârlık ve anlayış kokan o tebessüm eridi. "Hiçbir fani bu fırsata hayır diyemez" diyenleri haklı çıkardı. Şu zalim Çankaya rüyasının kalbinde nasıl bir ihtiras fırtınası estirdiğini herkese gösterdi. Çankaya uğruna "Demokrat Abdullah"tan "Anadolu’nun evladı"na kolayca geçiş yaparak ne yaman bir politikacı olduğunu kanıtladı. Herkese, "Demek ki Abdullah Bey bir fetih rüyası görüyormuş" dedirtmeyi bile göze aldı. "Vay be! Bir jest adamı değilmiş" yorumuna neden oldu. Gönlünü Çankaya sevdasına kaptırdığını saklama becerisi bile gösteremedi. Kibar ve nazik imaları görmezlikten gelerek ön alma çabasına girişip herkesi şaşırttı. Ve hepsinden önemlisi, "Abdullah Bey çok mülayim ve uzlaşmacı adamdır" masalını yıktı. Kısacası "Çankaya testi", özene bezene oluşturulmuş o güzelim imajı hak ile yeksan etti. Durumu öyle bir hale getirdi ki Çankaya’ya çıkarsa "zorlayarak" çıkmış olacak. Çıkmazsa "başkalarının zoruyla" çıkmamış olacak. Yani artık Çankaya’ya çıksa da, çıkmasa da hiç fark etmeyecek. Çünkü Gül’den kale çoktan düştü. Ve çok ama çok yazık oldu. Ahmet Hakan-Hürriyet


 


Düğüm nasıl çözülecek?


 


Abdullah Gül'ün "iki hemşehrisine" sorduk. Biri Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki. Dedi ki:


-Düğümü çözmek çok basit. Abdullah Gül cumhurbaşkanı olmadı diye seçime gidildi. Vatandaş AKP'yi güçlendirdi, Abdullah Gül'ün de Çankaya'ya çıkmasını istedi. Eğer Gül Çankaya'ya çıkmazsa, AKP bunu millete zor anlatır.


Diğer Kayserili, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu:


-Çankaya seçiminin kuralları belli. Kimin seçileceği Meclis'in işi. Eğer Gül seçilirse, 72 milyonu kucaklar, Cumhurbaşkanlığı'nın formatları neyse öyle hareket eder.


Tayyip bey ile Abdullah bey "seçimin ertesi günü" odaya kapanıp, bu konuyu konuşsalardı "iş bu noktaya gelmezdi." Ama olmadı. "Demokraside çare tükenmez" öyle veya böyle "düğüm yine çözülür." Tabii bu arada "elmanın içine de kurt düşmüş olur." Y. Donat-Sabah


 


‘Gül olmasın da kim olursa olsun’cular:


‘Aday değilim’ dese ülke nefes alacak!


 


Hem Erdoğan, hem Gül kendi pozisyonlarında samimiyse, yani Erdoğan uzlaşma istiyor, Gül de buna rağmen adaylıkta ısrar ediyorsa, çatlayan bu vazo nasıl tamir edilecek? E. Özkök-Hürriyet


***


Vatandaş oyları üzerinde her türlü yorum yapılıyor. Ama herhalde vatandaş bu oyu ‘arıza çıksın’ diye vermedi! Çankaya konusundaki haksızlığa tepki verdi ama arıza çıkmasını beklemedi. Tayyip Erdoğan Abdullah Gül’e ‘Adayımızsınız’ dedi. İsterse yine der. Belki de demez. Ama kimse seçim sonucunu ‘Halk Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanlığı’na seçmiştir’ şeklinde yorumlayamaz. Aksi takdirde Arınç Meclis Başkanı, Unakıtan Maliye Bakanı, Gül Dışişleri Bakanı seçilmiştir diye yorumlamak mümkün olur. M. Birsel-Star


 


***


Gül ‘aday değilim’ dese Türkiye rahat bir nefes alacak, Cumhurbaşkanı olmuyor diye değil; Dışişleri Bakanı olarak kalıyor diye! Kainatın bugüne kadar bilinen en büyük gezegeni keşfedilmiş. Dünyadan 20 kat kadar daha büyük ve bin 400 ışık yılı uzaklığındaymış bu gezegen. Normal şartlar altında bu haberin herhangi bir gazeteye manşet olması gerekirdi. Ama gayet tabii ki bizler normal şartlar altında değil, Türkiye’de yaşıyoruz. AKP’de neler olacak bir tek bununla ilgiliyiz. S. Turgut-Akşam


***


Evet, cumhurbaşkanı seçilmek, Gül için hukuken bir haktır, siyasetin doğal akışı da Gül'ü Çankaya'ya taşımaktadır. Ama Çankaya Gül'ün hakkıdır demek, cumhurbaşkanı seçimini de AK Parti'nin bir iç işine indirgemek olacaktır. M. Yetkin-Radikal


***


Bugün öyle bir cumhurbaşkanımız var ki.. Adam mı adam..  İnsan mı insan..


Peki, görünürdeki cumhurbaşkanı adayı kim? Ortalıkta Abdullah Gül'den gayrısı görülmüyor.


Gül nasıl biri? Abdullah Gül, kadın ile erkeği, daha açık deyişle insan ile insanı eşit saymayan birisi... İ. Selçuk-Cumhuriyet


Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı’na karşı çıkanlar bir AKP’linin Cumhurbaşkanlığı’na karşı çıkarlarsa anlamlıdır... Ne kadar demokratiktir tartışılır ama laiklik kaygılarından ötürü bir anlam taşır. Ama Abdullah Gül’ün yerine bir başka AKP milletvekili gelecekse o zaman niye Abdullah Gül değil diye sorulur? Reha Muhtar-Vatan


 


‘Sandığın kararına saygı duyulsun’cular:


Gül gelecek, devlet ile millet barışacak!


 


Merkez Yürütme Kurulu'ndaki yakın çalışma arkadaşlarının Tayyip Erdoğan'a "Gül'den vazgeçilsin" tavsiyesinde bulunduğu belirtiliyor. Çok yazık! Tam da bu noktada, "Demokrasi, sizleri, milletvekili ve bakan koltuğuna oturtmak için bir araç mı?" diye sormak isterim. Kasım 2002 seçimlerinden sonra, en büyük "günah keçisi" Tayyip Erdoğan'dı. Ama AK Parti, direndi ve liderini "siyasi mezar"ından çıkardı. Bugün, "uzlaşma" görüntüsü altında sergilenen dayatmayı, iyi değerlendirmek gerekir. Bu durum, tesettürlü kadının aşağılanmasından başka bir şey değildir. N. Ilıcak-Sabah


***


Kaybedenler kazananları tavize zorluyorlar. Uzlaşma için kendileri hiçbir adım atmıyorlar. Asıl maksatlarının AK Parti'de bir cumhurbaşkanlığı çatlağı oluşturmaya çalıştıklarını kimsenin görmeyeceğini sanıyorlar...Gül gelecek, devlet ile millet barışacak. 7 yıldır devlet ile milleti barıştırmak için kılını bile kıpırdatmayan, aksine makası daha da açacak hareketler yapan cumhurbaşkanına tahammül etmek milletin yeterince feragat yaptığını gösterir. Yeter artık! Nuh Gönültaş-Bugün


 


22 Temmuz'un itibarını zedelediği kurumların başında 'merkez medya' geliyor, özellikle de Hürriyet gazetesi… Halkın eğilimini hiç anlayamadı Hürriyet, suyun hangi yöne aktığını göremedi, okurlarını da yanılttı. Şimdi ise, Abdullah Gül üzerinden "Güç bende!" gösterisine kalkışıyor. Halkın oyuyla belli ettiği iradenin karşısına halkı hiç anlayamamış kendi iradesini koyarak… F. Koru-Yeni Şafak


***


Ben insanlığımdan utanmaya başladım. Bazılarımız hâlâ "gazeteciyim" diye geçiniyor.


İnancı için başını örten bir hanım bu kadar rencide edilir mi? Bir ailenin mahremi hakkında bu kadar polemik yapılır mı? İşi ve eşi arasında kalmasına neden olunur mu? Neymiş, Abdullah Gül jest yapmalı, cumhurbaşkanlığı adaylığından çekilmeliymiş. Jesti siz yapın! Kapatın çenenizi, oturun aşağıya. M. Ali Ilıcak-Bugün