AK Partili vekil kendini böyle savundu!

AK Partili vekil kendini böyle savundu!

Kürdistan ile ilgili söylediği cümlelerden dolayı çok eleştirilen İçten tepkilere yanıt verdi...

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten Kürdistan'a ilişkin sözleri çok tartışma yarattı. 

İçten , Irak'ta toprak bütünlüğünden yana olduğunu, ancak orada yaşayanların istemesi ve kan dökülmeden bir ayrılık olacaksa bir Kürdistanın kurulmasına Türkiye'nin karşı çıkmaması ve destek vermesi gerektiğini söyledi.

Cuma İçten'in dile getirdiği "Benim arkadaşlarımın içinde şu an dağda olan arkadaşlarım var. Beraber, birlikte okul okuduğum, birlikte sokakta oyun oynadığımız, ortaokul sıralarını paylaştığım arkadaşlarım şu an dağdalar. Akrabalarımdan dağda olanlar var. Dağda olan çocuklar bizim çocuklarımız. PKK'ya katılan çocuklar benim canım, ciğerim. Benim akrabam. Birilerinin dayısının oğlu, birilerinin amcasının oğlu. En önemlisi bu çocuklar bu toprakların çocukları" lafları büyük bir tepki çekmişti.

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten bu tepkilerin üzerine yazılı bir basın açıklaması yaparak kendini savundu.

İşte Cuma İçten'in tepkilere cevabı;

Son günlerde birileri, kendilerini sözde Kürtlerin temsilcileri olduğunu iddia edenler, Ak Parti’deki Kürt kökenli Milletvekilleri kardeşlerimize yönelik, haddini aşan açıklamalarda bulunuyorlar.

Başkalarının baskıları altında siyaset yapanların konuşacak yüzleri olmadığı halde, çıkıp Kürt halkının gerçek temsilcisi olan milletvekillerini, Ak Parti Milletvekillerini tehdit etmeye çalışıyorlar.

İnsanda utanma olur utanma !

Güney ve Doğu Anadolu Bölgesine, son 10 yılda; 80 yılda yapılmamış hizmeti yapan Ak Parti’yi kötüleyen Dünya Lideri olan Sayın Başbakanımıza hakaret eden alçak zihniyetlere karşı, bizler dimdik duracağız ve gerçek Kürtler olarak, halka hizmete devam edeceğiz.

Biz böylesine bir çözüm için çaba harcarken, böylesine gayri insani ve edepten yoksun bir dille Ak Partili Kürt Milletvekillerine saldırıda bulunmak, insanlığa ve barışa ihanettir.

Şunu herkes bilsin ki,bu gibi söylemlerde bulunanları hem gerçek Kürt Halkı, hem de insanlık,, hak ettiği cezayı er geç verecektir.

Herkes işine bakacak !

Belediye Başkanıysa Belediye Başkanlığını, siyasetçiyse siyasetini yapacak.

Hele ki Ak Parti’de onuruyla şerefiyle siyaset yapan milletvekillerini tehdit etmeyi kimse aklından bile geçirmeyecek.

Bizler onurlu ve şerefli insanlar olarak tehditlere hiçbir zaman boyun eğmedik, eğmeyiz.

Elhamdülillah Müslüman ve Kürt’üm…

Türkiye Cumhuriyeti’nde bir Kürt olarak yaşamaktan da, milletimin vekili olmaktan da onur duyuyorum.

O nedenledir ki, Biz asla alçakların seviyesine inmedik, inmeyeceğiz…

Birilerinin arkasına aldığı silahlı güçlere güvenerek, yaptığı açıklamaları da, deli saçması olarak görüyoruz.

KÜRTLER KİMSENİN TEKELİNDE DEĞİLDİR

Biz Kürt halkının hakları için mücadele etme noktasında kendimize şart koştuk. Bu ülkede yaşayan herkesin temel hak ve özgürlüklerden eşit bir şekilde faydalanmasını sağlayan bir partinin mensuplarıyız.

Ak Parti’de ben de dahil, hiçbir Kürt kimsenin tekelinde değildir.

Hiç kimsenin tehdit ve şantajlarına boyun eğecek durumda da değiliz.

Edirne’deki bir vatandaş neyse, Hakkari’deki bir vatandaş da aynıdır. Aynı ağacın yapraklarıyız. Bunu hiçbir güç değiştiremez.

SÖZDE DEĞİL ÖZDE KÜRT’ÜZ, KİMSEYİ GALEYANA GETİRMEYİZ

Elinde silah olanlardan metin alıp okuyan, sözde siyasilerin alçak seviyelerine inmek bizlerin işi değil. Biz asla inmeyeceğiz.

Bölgemizde hemen her gün Kuran Kursları, kadın eğitim merkezleri, Kimsesiz çocuk yuvaları, öğrenci yurtları bombalanmakta, molotoflara maruz kalmaktadır.

Yine havaların ısınmasıyla birlikte siyasiler ve sivil halk dağlara kaçırılarak susturulmak istenmektedir. Karayollarında ve barajlarda çalışan emekçiler, kaçırılıp kahpece öldürülmektedir.

Bölgemizde özgürlükler engellenmekte, baskılar sözde kendisini Kürt görenler tarafından yapılmakta ve yine sözde Kürt siyasiler de buna çanak tutmaktadır.

Bölgede faşist davranan bazı Kürt Siyasiler kendileri gibi düşünmeyenlere şiddet uygulamakta ve halkı galeyana getirmektedir.

Son zamanlarda örgüt baskısı ile siyaset yapan şahsiyetler, siyasi olarak söyleyecek lafları kalmadığından, alçakça hakaret ederek biz gerçek Kürtleri suçlamakta ya da Kürt Milletvekillerini hedef tahtası haline getirmeye çalışmaktadırlar.

Biz özgürlük isteyenlerin temsilcileriyiz.

Biz emekçilerin temsilcileriyiz.

Biz bizim gibi düşünmeyenlere saygı gösterenlerin temsilcisiyiz.

Biz, Molotof, taş ve silaha başvuranların, şiddete maruz kalan halkın temsilcileriyiz. Biz sadece Türkiye’de yüzde 6’nın değil yüzde 100’ün temsilcisiyiz.

Biz Kürtlere Molotof, taş ve mermi attırıp onların yaşamları boyunca dört duvara hapis olmasını değil,, Kürtlerin özgür olarak dışarıda anneleri ve çocuklarıyla birlikte hayatta mutlu olarak yaşamalarını istiyoruz.

Sayın basın mensupları,

Bazıları seviyelerini düşürüp, gerçek yüzlerini ortaya çıkarmıştır.

Biz Ak partili Kürt vekiller asla kendimizi onların seviyesine düşürmeyeceğiz. Görevi Diyarbakır’a ve Bölgeye hizmet olanların şiddeti körükleyen tansiyonu yükselten, seviyesiz açıklamaları; Kürt Halkı’nın geleceğine bir şey katmaz.

Bizimle siyasi arenada konuşamayanlar, siyasi söylemleri olmayanlar, halkı galeyana getirmeye çalışıyorlar.

Amiyane deyimle; Artık bunu kimse yemez… Çünkü ortalığı karıştırıcı zihniyetlerin söylemleri, gerçek Kürt Halkı tarafından kabul edilmiyor.

YÜREKLERİ VARSA SİVİLLERİ KATLEDENLERE KONUŞSUNLAR

Yürekleri yetiyorsa sivilleri katledenlere birkaç laf söylesinler.

Söyleyemezler…

Onlar ancak ellerine içi boş bir teneke alıp çalmasını iyi bilirler.

Kimse bizim onurumuz ve şerefimizle oynayamaz.

Kürt Milletvekilleri elleri kanlı zihniyetlerle asla aynı şekilde düşünmeyecektir.

Biz özgürlük ve emekten yana olan Sayın Başbakanımızın yolunda gitmekten onur ve şeref duyuyoruz. Biz nefsimizle ve gururumuzla hareket etmiyoruz. Özgürlük ve demokrasi mücadelesi veriyoruz. Biz zalimlere karşı yeri geldiğinde nasıl davranacağımızı çok iyi biliyoruz.

Kendilerinin çocukları lüks arabalara binecek,, 5 yıldızlı otellerde eğlenecek,, kendi çocuklarını şiddetten uzak tutacak ama kendi halkının çocuklarının ellerine taş ve Molotoflar vererek sokaklara döküp hapislere girmelerini isteyecekler.

Hadi oradan !

Bu mudur Kürt Halkını savunmak?

SİYAHLA BEYAZ ARASINDAKİ FARK GİBİYİZ

Birileri Ak partili Kürt Milletvekillerine saldırarak siyasi rant elde etmeye ve tekrar aday olmaya çalışıyor olabilir.

Onları listeye alacak olanlar biz değiliz. Ancak onları sandığa gömecek olan bizleriz.

O nedenle talimat alarak siyaset yapanlar, özgürlükleri engellemeye çalıştıkça Kürt Halkı gerekli cevabı sandık başta olmak üzere her platformda verecektir.

Onlar da Kürt Milletvekilleri, biz de Kürt Milletvekilleriyiz.

Bizler ve onlar arasındaki fark siyahla beyaz arasındaki fark gibidir.

Biz her gün halkın içindeyiz. Onlar yurt dışında koca şehirlerde lüks otellerde gezip tozuyor. Bizler ramazan ayında gecekondulardaki halkımızla birlikte iftar açarken, onlar evli oldukları halde (kandil ve dağlar bombalanmaktayken) sevgilileriyle birlikte ellerinde içki şişeleriyle Antalya ve Bodrumda tatil yapıyorlar. Onlar ellerine taş alıp esnafa ve emekçilere atıyorlar. Bizler ise, taşlara, Molotoflara ve mermilere siper oluyoruz. Onlar emekçilerin sivillerin katliamına sessiz kalırken, bizler zalimlere karşı dik duruyoruz. Onlar sabahlara kadar kumarhanelerde zar atıyorlar. Bizler ise, hastanelerde yatanların refakatçileri oluyoruz.

İşte farkımız bu…

SADECE ALLAH’TAN KORKANDAN KORKARIZ

Elinde silahı olanlardan korkarak, metinleri okuyanlar bizleri kendileri gibi görmesinler. Biz asla elinde silah olanlardan korkmayız. Bizler Allah’tan korkmayanlardan korkmayız. Bizlerin korkusu sadece Allah korkusudur. Bizler Allah’tan korkandan korkarız.

Biz Diyarbakır’da Türkiye’nin en büyük camisi ve İslam Kültür Merkezi yapmak isterken, Bingöl’ü, Malatya’yı, Batman’ı, Iğdır’ı Hakkari’yi, Erzurum’u, Erzincan’ı, Kars’ı, bölgenin diğer illerini yatırımlarla geliştirmeye çalışırken, onlar kendi halkına ihanet etmenin peşindeler.

Sayın Basın Mensupları,,,

Ak Parti olarak bölgede tarih yazmaya devam ediyoruz.

Barajlar, Havaalanları, yollar, tarımsal çalışmalar üst düzeyde.

Bölgenin tamamını şantiye sahasına çevirdik. Sosyo-Ekonomik olarak Doğu ve Güneydoğu'ya yaptığımız yatırımların tutarı 32 milyar lira eski parayla 32 Katrilyon lira.

Biz bunları yaparken art niyetli zihniyetler, sözde Kürtler;

iş makinelerini yakıyorlar, çalışmaları sabote ediyorlar.

Sonra da çıkmış, Devlet bize bakmıyor çığlıkları ile halkı kışkırtmaya çalışıyorlar.

O zihniyetler şunu kafalarına iyice soksunlar,,,

Biz tek bir yerin değil tüm Türkiye’nin iktidar partisiyiz. Edirne’de ne yaptıysak, Hakkari’de de aynısını yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz.

Yok efendim bu Kürt’müş, Türk’müş, Laz’mış, bizdenmiş değilmiş ayrımları yapmadık, yapmayacağız da…