AK Parti'de güvercinler kazandı
Kapatma davası sürecinde, iki kanat çarpıştı. Erdoğan'ı ikna eden güvercinler oldu.
Nazlı Ilıcak / Sabah
Güvercinler kazandı
AK Parti'de iki görüş çarpıştı ve "güvercinler" kazandı. Eğer gerçekten parti kapatılmaz ve Türkiye istikrar kazanırsa, ılımlı tavırla sonuç alındı diye düşünebiliriz. Tabii bir şartla: AK Parti, kendi için çizilen dar alana sıkışmamalı ve mutlaka anayasa değişikliğiyle "muktedir iktidar" haline gelmeli.
"Kartalların" önerileriyle de düze çıkmak mümkündü. Bir erken seçimle millete gitmek ve anayasa değişikliği için destek talep etmek. Böylece, yasama-yargı dengelerini yeniden kurmak.
AK Parti, kendini, "merkeze" beğendirmekle, "çevrenin" taleplerini merkeze taşımak arasında sıkışmış durumda.
Dün Taraf'ta, Neşe Düzel'e mülakât veren Dicle Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Mazhar Bağlı şöyle diyordu: "AK Parti, devleti memnun etmek istiyor; ne yapsa edemez. AK Parti merkeze kayıyor düşüncesi mevcut. Bu partinin merkezileşmesi demek, devlete yaranması, devleti memnun etmesi demektir. Dezavantajlı insanların taleplerini merkeze teslim etmesi demektir. Halbuki bu insanlar da bir merkez oluşturuyor. Devletin değil, toplumun ideolojisini temsil eden bir merkez bu."
Yasaklı sayısı, daha düşük kalırsa, otomatik olarak ara seçim yok. Bu noktada, milletvekilleri istifa eder ve ara seçimi gündeme getirir diye düşünülüyordu. Meğer "Siirt formülü" uygulanacakmış. Sadece birkaç milletvekiline sahip bir ilin bütün milletvekilleri istifa ettirilecek ve ister istemez o ilde hemen seçime gidilecek. Ve Siirt'ten olduğu gibi, Erdoğan yeniden Meclis'e o ilden seçilerek girecek. Hem böylece, mahalli seçimlerin öne çekilmesi de gündemden kalkmış oluyor.