AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Üstün:
"(Saadet Partisi Genel Başkanı Kamalak'ın seçim barajına ilişkin açıklamaları) Bu iddianın ne hukukta ne anayasada ne siyasette yeri var. Tamamen AK Parti'yi baltalamaya yönelik bir adım olarak görüyoruz"- "Anayasa Mahkemesi, kimseye 'sen milletvekilisin'
SAKARYA (AA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Sefer Üstün, Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak'ın seçim barajı açıklamalarına ilişkin, "Bu iddianın ne hukukta ne anayasada ne siyasette yeri var. Tamamen AK Parti'yi baltalamaya yönelik bir adım olarak görüyoruz" dedi.
Üstün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, insanların kafalarını karıştırmak için ne kadar akıl almaz düşünce ve formül varsa bugünlerde sahaya sürülmeye çalışıldığını söyledi.
Muhalefet partilerin AK Parti'yi iktidardan indirdikleri için birbirlerini tebrik ettiğini belirten Üstün, "Şimdi de Saadet Partisi de bu 'toka' yapacak gruba katılmak istiyor. 'AK Parti'den ne kadar oy alabilirsek kardır' hesabıyla memleketin istikrarsızlaşmasına katkı sunmaya çalışıyor. İleri sürdükleri gerekçelerin hukukla anayasamızla seçim sistemimizle uzaktan yakından bir alakası yok" diye konuştu.
Üstün, Saadet Partisi'nin seçim broşürlerinde anayasanın 138. maddesinden bahsettiğini, bu maddenin Anayasa Mahkemesi'nin kuruluş ve görevini düzenlediğini ve mahkemenin kararlarına herkesin uymakla mükellef olduğunu belirttiğini anlatarak, ortada henüz daha ne mahkeme ne müracaat ne de alınmış bir karar bulunduğunu, böylesi bir karar olmadığı halde sanki bir hak elde etmişcesine insanların kafalarını karıştırmanın Türkiye'ye yapılacak en büyük kötülüklerden biri olduğunu vurguladı.
YSK'nın vermemiş olduğu bir hakkı sanki elde edebilecekmiş gibi şimdiden ifade etmenin yanlış olduğunu dile getiren Üstün, şunları kaydetti:
"Saadet Partisi bu seçime parti olarak girmektedir. Partilerin tabi olacağı kurallar anayasamızda ve seçim kanunlarımızda tek tek yazılmıştır. Bunlardan bir tanesi ülke barajını geçmiş olmaktır. Yani siz Türkiye genelinde yüzde 10 oy almamışsanız parti olarak sizin milletvekili dağılımında partinizin hesaba katılmayacağını herkes bilir. Bu bir anayasa kuralıdır. Seçim barajına tabi olmak istemeyenler bağımsız aday olup, partilerden daha fazla oy aldığı zaman milletvekili olabilir. Bunların bağımsız adayları da olmadığına göre böyle bir şeyi söylemenin hukukla anayasayla seçim kanunlarıyla ve siyasi etikle bağdaştığı bur durum yok. Bunlar seçmeni kandırmaya yönelik bir adım. İstiyorlar ki AK Parti'den 3-5 fazla oy daha kopartalım ve yine 7 Haziran'da olduğu gibi tek başına iktidar olamasın, Türkiye'de istikrar olmasın, ülkenin yaşadığı 6 aylık kriz, kaos dönemini yaşamaya devam etsin."
- "Bu partilere de haksızlık değil mi?"
Üstün, Saadet Partisi'nin kendine güvenmesi halinde bağımsız aday çıkartabileceğini vurgulayarak, "Ve bu bağımsız aday milletvekili çıkaracak oy almışsa zaten YSK, mazbatayı o milletvekiline verirdi ama Saadet Partisi bağımsız olarak değil parti olarak girmiş. O zaman partiler niye bu kadar teşkilatlanıyor. O zaman bu partilere de haksızlık değil mi? Bu iddianın ne hukukta ne anayasada ne siyasette yeri var. Tamamen AK Parti'yi baltalamaya yönelik bir adım olarak görüyoruz" şeklinde konuştu.
Yüzde 10'luk seçim barajının kaldırılması için daha önce Anayasa Mahkemesine başvurulduğunu ama mahkemenin bunu reddettiğini anlatan Üstün, "Sen parti olarak girmişsen, partilerin tabi olduğu kurallara bağlı kalmak zorundasın. Anayasa Mahkemesinin yüzde 10 kuralını iptal edeceğini demiyor ama 'hem yüzde 10 kuralı olacak hem de bana bir hak mı verecek' diyor. Böyle bir şey söylemek imkansız" dedi.
Üstün, mahkemeye başvurmak gibi muallak ifadeyle hak elde edeceklerini, mahkemeyi kazanmış gibi bir ortam, hava oluşturulmaya çalışıldığını ifade ederek, böylelikle de insanların akıllarının çelmeye çalışıldığını, bunun tamamen yanlış olduğunu belirtti.
Yüzde 10 barajının siyaseten haksız bulunabileceğini vurgulayan Üstün, sözlerini şöyle tamamladı:
"Zaten biz de bundan sonra yüzde 10 barajını aşağıya çekmek için taahhütlerimiz var ama bu parlamentonun işidir, mahkemenin değil. Kaldı ki Anayasa Mahkemesi kimseye de sen milletvekilisin demez. Bir kural varsa bu kuralın yanlışlığını veya doğruluğunu ifade eder. Vatandaşa sen milletvekilisin, sen belediye başkanısın deme hakkı yoktur. Bunu söyleyecek YSK'dır. Seçimler konusunda tek yetkili mahkeme YSK'dır. Bunun dışında başka bir yerden milletvekilliği hakkı aramak yanlıştır, abesle iştigaldir, hukukta ve siyasette yeri yoktur."
AA
Kaynak: