Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Şahin İle Özel Röportaj (2)

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Şahin İle Özel Röportaj (2)

Şahin: - "Hakkında kesinleşmiş yargı kararı olmadığı sürece herkes masumdur. Ancak darbe teşebbüsünden dolayı CHP şu anda hüküm giymiş 3 milletvekiline sahip. Bir siyasi parti açısından bu bir handikaptır"- "Fiş belgeleri nerede bulunmuş, nerede elde edil

SEFA SALANTUR/ALİ HAKAN DER - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Ergenekon Davası kararıyla ilgili, "Hakkında kesinleşmiş yargı kararı olmadığı sürece herkes masumdur. Ancak darbe teşebbüsünden dolayı CHP şu anda hüküm giymiş 3 milletvekiline sahip. Bir siyasi parti açısından bu bir handikaptır" dedi.

Şahin, gündemdeki konuları Anadolu Ajansı'na değerlendirdi. Mehmet Ali Şahin'e yöneltilen sorular ve cevapları şöyle:

SORU: Ergenekon Davasının sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Karar demokrasi için ne gibi anlam taşıyor?

ŞAHİN: Türkiye'de iş başında bulunan hükümeti görevden uzaklaştırmak için darbe teşebbüsünde bulundukları iddiasıyla haklarında dava açıldı. Deliller mahkemenin önüne konuldu. Sanıkların ifadeleri alındı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi hakimleri delilleri değerlendirerek, ellerindeki yasaları bu deliller karşısında uygulayarak karar verdiler. Bu kararların altında imzası bulunan hakim ve savcıların görev süresi en düşük olanı 20 yıllık falandır. Bunları biz sokaktan toplamadık.

Onlar kimseyi düşman olarak görmezler, kimsenin de hasmı değildirler. 225 sanıklı Ergenekon Davasında, önemli bir bölümü TSK'nın değişik kademelerinde, en üst noktalarında görev yapmış değerli komutanlardır. Bu hakim ve savcılar bunların düşmanı mıdır? Bir görev ifa ediyorlar. Önlerinde iddia var, deliller var bir de yasa var. Onları uyguluyorlar.

Kimsenin ceza almış olmasından hoşnut olmam. Keşke beraat etmiş olsalardı. Herhalde deliller böyle bir mahkumiyet kararına götürdü ki böyle bir karar verdiler. Daha süreç bitmedi. Temyiz süreci var, bireysel başvuru süreci var. AİHM boyutu var. Bütün bu safhalardan geçecek.

"Biz Silivri kararlarını tanımıyoruz, gayri meşru ilan ediyoruz." Hiçbir hukuki dayanağı olmayan öfkeyle söylenmiş sözlerdir. Özellikle anamuhalefet partisi genel başkanının böyle bir beyanda bulunması büyük bir talihsizliktir. CHP, bu davaralar görülürken ve karardan sonra, başta Sayın Kılıçdaroğlu, öyle bir tavır sergilediler ki sanki bu darbe davasının tarafıymış gibi durum sergilediler. Sanki CHP yargılanıyormuş gibi tavır sergilediler. Sanki darbe odağı bir partiymiş gibi durum sergilediler. Bu CHP adına büyük bir talihsizliktir.

Cezaevinde tutukluyken, çıkarmak amacıyla milletvekili adayı gösterdiğiniz milletvekilleri yargılanıp hüküm giymiş olabilir. Basiretli davransaydınız. Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Kanadoğlu sizi uyardı. "Bunları aday gösteriyorsunuz ama Anayasa'nın 83 ve 14. maddesi kapsamında olduğu için seçilseler bile serbest bırakılmazlar" dedi. Ama siz ısrarla bunları aday gösterdiniz. Seçildiler, mahkeme de ilgili yasaları uyguladı serbest bırakmadı. Siz de mahkemeye verdiniz veriştirdiniz. Hata sizde. Niye aday gösteriyorsunuz? Zonguldak'ta, İzmir'de, Ankara'da aday gösterecek başka adam mı bulamadınız ki bu davada yargılananları aday gösterdiniz? Basiretsiz yönetim sergilendi. Bu basiretsiz tutum mahkemeden sonraki açıklamalara da yansıdı. CHP'nin darbe odağı parti izlenimi vermemesi lazım.

SORU: Sinan Aygün tutuksuzdu. Haberal da Meclis çalışmalarına katılacak. CHP'ye "darbe odağı parti gibi davrandı" diyorsunuz. Dava kesinleşene kadar masumiyet karinesi var ama bu iki milletvekilinin Meclis çalışmalarına katılacak olması sizi rahatsız eder mi?

ŞAHİN: Hakkında kesinleşmiş yargı kararı olmadığı sürece herkes masumdur. Dolayısıyla bu kişileri suçlu olarak değerlendirmek mümkün değildir. Ancak darbe teşebbüsünden dolayı CHP şu anda hüküm giymiş 3 milletvekiline sahip. Ben geçenlerde Karabük'te bir çağrıda bulundum. Dedim ki, "CHP gerekirse bu milletvekillerini ihracı bile düşünmelidir". Bir siyasi parti açısından bu bir handikaptır.

-CHP'nin fişleme iddiaları-

SORU: CHP'nin fişleme iddiaları oldu. Bu konudaki görüşünüz nedir?

ŞAHİN: Fiş belgeleri nerede bulunmuş, nerede elde edilmiş, kimin elindeymiş araştırılması lazım. Bizim hükümet olarak hiçbir zaman böyle bir uygulamamız olmaz. Geçmişte bu doğrultuda yapıldığını öğrendiğimiz iddiaların üzerine gitmişizdir. Böyle bir şeye asla izin vermeyiz. Bu belgeler nedir, aslı nedir, nerede hazırlanmış, ne anlamlar ifade ediyor, bunların araştırılmasında, kamuyonunun tatmin edilmesinde yarar olduğunu düşünüyorum.

Bir belge var. Falan milletvekili falan kişiyle görüşmüş. Bilgiler var. Bunu kim hazırlayabilir, bu evrakın ciddiyeti nedir, geçerliliği nedir bunların da araştırılması lazım. Efendim "biz fişlendik". Kim fişlemiş, bu belgeler nereden elde edildi, kim ortaya çıkarmış bunları da bilelim.

-Gülen Cemaati ile ilişkiler-

SORU: AK Parti ile Gülen Cemaati arasındaki ilişkiler cemaatten gelen açıklamayla tekrar tartışılır hale geldi. Bu, zaman zaman geçmişte de oldu. İlişkilerde herhangi bir sorun var mı?

ŞAHİN: Fethullah hocaefendinin cemaati olarak ifade edilen kardeşlerimiz, hizmet amacıyla biraraya gelmiş insanlardır. Dernekleri, vakıfları var. Bu kanalla ülkemize, insanımıza sadece ülke sınırları içinde değil, ülke sınırları dışında da Allah rızası için hizmet etmeye çalışıyorlar. Bizim böylesine faaliyetlerde bulunan insanlarla bir sorunumuz olabilir mi? Biz onlara ancak müteşekkir oluruz. Biz, sadece bu kardeşlerimizin yapacağı hayır işlerini kolaylaştırırız, önlerine engel çıkarsa bunu ortadan kaldırırız.

Bizim iktidar olarak, iyi niyetle hareket eden, fedakarca davranan kimseyle problemimiz olmaz. Belki bazıları, AK Parti ile bu kardeşlerimiz arasına fitne sokabilir miyiz diye düşünüyor olabilirler. Hiç gayret etmesinler. Biz bu oyuna gelmeyiz.

-"BM adeta tabela teşkilatı haline geldi"

SORU: Suriye'de özellikle Ceylanpınar sınırına yakın bölgelerde çatışmalar var. Suriye konusundaki düşünceniz ya da öngörünüz nedir?

ŞAHİN: Mısır'da olduğu gibi Suriye'de de insan hakları ihlalleri devam ediyor. Orada Baas Partisi tek partidir. Orada aslında diktatörlük var. Başka siyasi yapılanmalara izin verilmez. Halk demokrasiye geçiş için talepte bulundu bu şiddetle bastırıldı. İç çatışmalar o denli ilerledi ki bizim sınırımızda oluyor. Üstelik oradan atılan kurşunlar Ceylanpınar'da bizim vatandaşlarımızın ölümüne yol açtı. Bu ne kadar devam edecek böyle?

BM Güvenlik Konseyi üyesi bazı ülkelerin yönetimi desteklemesi sonucu bu dram yaşanıyor. Başta Rusya olmak üzere oradaki yönetimi desteklemese, "halkın iradesine uygun hareket edin" dese inanıyorum ki Suriye'deki sorun kısa sürede çözülür. Sorunu çözmek için mutlaka uluslararası düzeyde çalışma yapılmalı. BM asıl bu noktalarda devreye girip çözüm üretmesi gerekirken hiçbir varlık gösterememektedir. Adeta tabela teşkilatı haline gelmişir. BM, dünyada yaşanacak başta insan hakkı ihlallerini önlemek üzere bir araya gelmiş teşkilat değil mi, bunun için birleşilmedi mi? İnsan Hakları Evrensel Bildirisi bunun için yayınlanmadı mı?

Amerika ve AB zaman zaman insan hakları raporu yayınlıyor, demokrasi raporu yayınlıyor. Ülkeleri adeta tasnife tabi tutuyor. "Senin şu eksiğin var, senin bu eksiğin var." Bir gün insanlık alemi bu duyarsızlık karşısında demokrasiye olan inancını kaybeder. O zaman tüm inandırıcılığınızı kabetmiş olursunuz. O nedenle uygar diye kendisini lanse eden dünyanın, bu olaylar karşısında bir an önce harekete geçmesi ihtiyacı var. Bu kendileri için de geçerli.

(Bitti)

Muhabir: Ali Hakan Der
Yayınlayan: Sefa Salantur

Kaynak:Haber Kaynağı