AİHM davasını kim nasıl karşıladı?
Beklenen oldu ve AİHM, İstanbul Tıp Fakültesi öğrencisi Leyla Şahin'in ünlü başörtüsü davasında Şahin aleyhinde karar verdi. Mahkeme kararına İslamcı medya lanet okurken, kartel medyası alkış tuttu.
AİHM'nin kararını kimi sevinçle karşıladı
kimi, medet umduğu batıya ateş püskürdü
Önceki gün davayla ilgili kararını açıklayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, başörtüsü nedeniyle okula girişi yasaklanan İstanbul Tıp Fakültesi öğrencisi Leyla Şahin'in başvurusunu 'haksız'buldu. AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 'din ve vicdan özgürlüğünü'güvence altına alan 9'uncu maddesinin ihlal edilmediğine karar verdi. Böylelikle okullarda türban yasağı konusunda Avrupa genelinde 'ictihad'oluştu.
İŞTE GEREKÇE
Hürriyet gazetesinin haberine göre AİHM'nin başvuruyu reddetme gerekçeleri şu şekilde açıklandı:
Yüksek öğrenimini laik üniversitede yapmayı seçen öğrenci, üniversite kurallarını kabul etmiş sayılır.
Dinsel simgelerin herhangi bir yer ve biçim sınırlaması olmaksızın sergilenmesi, sözü geçen dini uygulamayan ya da başka bir dine mensup öğrenciler üzerinde baskı oluşturabilir. Üstelik söz konusu dini kıyafet, aynı dini taşıyanların 'çoğunlukta'olduğu bir okulda taşınmaktadır. Bu da öğrenciler üzerinde 'baskı'unsuru yaratmaktadır.
Üniversitelerdeki düzenlemeler, farklı inanışlardaki öğrencilerin birlikteliğini sağlama amacına yönelik, 'eşitlik've 'laiklik'ilkesi esas alınarak dinsel inançları açığa vurma özgürlüğünü sınırlayabilir.
Laik üniversiteler, öğrencilerin kılık kıyafetlerine ilişkin sınırlamalar koyarken, köktendinci akımların yükseköğretimde kamu düzenini bozmamalarına dikkat gösterebilir.
Üniversitelerdeki kılık kıyafet düzenlemesi Türkiye'de 1991'deki resmi gazetede yayınlanmıştır ve Danıştay'ın bu konuda kararı mevcuttur. Şahin'in okulu İstanbul Üniversitesi ise 1994'de bu konuyu bir genelge ile bildirmiştir.
Türkiye'de türban konusunun 'siyasallaştırıldığı'da gözönüne alınmalıdır. Dini kuralları dayatmaya çalışan aşırı uçlar, Türkiye'de eylemlerini artırmıştır. Bu da üniversitelere laiklik prensipleri, kadın erkek eşitliği ve de kadın hakları konusunda bazı kararlar alma zorunluluğunu getirmektedir. Amaç eğitim kurumlarının laik karakterini korumaktır.
BİR TARAFTA DÜĞÜN DERNEK, DİĞER TARAF CENAZE EVİ!
Merkez medyada AİHM kararı büyük bir sevinçle karşılayıp Hürriyet "Bu defter kapandı", Milliyet "AİHM Türbana noktayı koydu" Sabah "Türban siyasal İslam'ın sembolü" gibi manşetlerle bayram havasında kutlama yaparken AİHM'den Türkiye aleyhine karar çıkacağına emin olan başörtüsü sorununun çözümünde batıyı kurtarıcı olarak gören çevreler, kararı "ikiyüzlülük" olarak nitelendiriyor. Yeni Şafak gazetesi kararın insan hakları ihlali olduğunu söylerken, Vakit gazetesi "Küfür tek millettir" Milli Gazete "İslam düşmanlar"ı diye manşet attılar!
Daha önce Leyla Şahin'in avukatlarının ilk davada hatalı yol izlediklerini eleştiren bu kesimler, çok güvendikleri AİHM'in temyiz kararıyla birlikte çifte standarttan sözetmeye başladılar!