Ahmet Hakan'ın 'eyvah' dediği an!
TELEFONDAKİ ses, "MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli sizinle görüşmek istiyor" dediğinde... "Eyvah" dedim. Çünkü... Ahmet Hakan yazıyor...
TELEFONDAKİ ses, "MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli sizinle görüşmek istiyor" dediğinde... "Eyvah" dedim. Çünkü... Ahmet Hakan yazıyor...
Ahmet Hakan'ın Hürriyet'teki yazısından ilgili bölüm:
Teşekkürler Devlet Bey
TELEFONDAKİ ses, "MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli sizinle görüşmek istiyor" dediğinde...
"Eyvah" dedim.
Çünkü...
O günkü "Devlet Bey’e yedi hitabet dersi" başlıklı yazımda alınganlığa yol açmaya elverişli, biraz alaycı bir üslup kullanmıştım...
Fakat korktuğum başıma gelmedi.
Devlet Bey, önce "Hayırlı akşamlar" dedi.
Ardından da konuya girdi:
"Ahmet Bey, bugünkü yazınızı okuduk. Dışarıdan bir gözlem yapmışsınız. Bizim için eleştirilerde ve önerilerde bulunmuşsunuz. Yedi maddeyi de dikkatle inceledik. Bu önerilerin hepsini kabul ediyorum ve size teşekkür ediyorum."
Ne güzel değil mi?
Ben de buradan Devlet Bahçeli’ye çok teşekkür etmek istiyorum...
Şu üç nedenden dolayı:
BİR Çoktandır unuttuğumuz "eleştiren gazeteci / eleştiriye tahammüllü siyasetçi" ilişkisini yeniden gündeme soktuğu için...
İKİ "Eleştiri"yi "düşmanlık" olarak algılamayıp, "bir yararlanma fırsatı" olarak gördüğünü kanıtladığı için...
ÜÇ Gazetecilerle "al takke ver külah" ilişkisini kurmayan bir lider olarak, "hitabet tarzı"nı yerden yere vuran bir yazara "teşekkür etme" inceliğini gösterebildiği için...