Ağar'ı köşeye sıkıştırdı

Ağar'ı köşeye sıkıştırdı

Mehmet Ağar'ın 'İnsan simsarı' dediği Yaşar Öz'ün açıklaması Ağar'ı fena köşeye sıkıştırdı. İşte Ağar'a ecel terleri döktüren 6 sayfalık mektuptaki şifreler...

Bu hamur daha çok
su kaldıracak gibi!

Yaşar Öz'ün 6 sayfalık mektubundaki ipuçlarının şifrelerini star çözdü...

MEHMET Ağar'ın Susurluk skandalı nedeniyle 12 yıl sonra ilk kez çıktığı hakim karşısında söyledikleri yeni bir tartışma başlattı. Ağar'ın suçlamalarına en sert cevabı, Ağar'ın imzasını taşıyan 'Emniyet'te Uzman Belgesi', 'Silah Ruhsatı' ve 'Yeşil Pasaport' taşıyan Yaşar Öz verdi. Yaşar Öz'ün 'açıklarım' diyerek imalı olarak söz ettiği pekçok olay geçmişte uzun süre tartışma konusu olmuştu. İşte Ağar'ın Susurluk'la ilgili verdiği ifade ile başlayan ve Yaşar Öz'ün 6 sayfalık mektubuyla devam eden tartışmanın satır aralarındaki gerçekler:

FİTİLİ AĞAR ATEŞLEDİ

KAVGA Mehmet Ağar'ın Ankara 11. Ağır ceza Mahkemesi'nde 9 Şubat 2009 günü verdiği ifade ile başladı. Ağar, Yaşar Öz'le ilgili bir soruya "Öz'ü bana Tarık Ümit getirdi. PKK, insan kaçakçılığı yapıyordu. Bu kişi de insan simsarıydı. ‘Ben korkarım, sadece size telefonda bilgi veririm’ dedi. Bizzat bana PKK ile irtibatlı bazı numaralar verdi. Önemli operasyonlar yaptık. Bir müddet sonra koptu. Emniyet Genel Müdürü’yken, bu şahsın bazı suç unsurlarıyla yakalandığı bilgisi geldi. Kendisine ihtiyacımız vardı. ‘Suç teşkil edecek bir şey yoksa yardımcı olun’ dedim. Daha sonra bir komiser bana buldukları silah ve sahte evraklarla geldi. ‘Bana niye getirdiniz, adliyeye teslim edin’ dedim" karşılığını verdi.

ÖZ ADETA TEHDİT ETTİ

MEHMET Ağar'ın bu suçlamalarına 11 Ağustos 2007 tarihinde aralarında mahken Tuğba Özay'ın da bulunduğu 31 arkadaşıyla birlikte "kumar oynatmak", "tehdit", "çek ve senet tahsilatı yapmak", "darp" ve "silahla yaralama" suçlarından yakalanarak Tekirdağ Cezaevi'ne konulan Yaşar Öz'ün cevabı gecikmedi. Yaşar Öz 6 sayfalık mektubunda Ağar hakkında şok suçlamalarda bulunuyor ve "Eğer benim muhbir olduğumu ispatlayan tek belge göstermezsen 16 yıllık suskunluğumu bozup herşeyi anlatacağım" mesajı gönderiyordu.

YAŞAR ÖZ SORDU:

İnsan simsarına özel
belgeler verilir mi?

YAŞAR Öz, 6 sayfalık mektubunda "Görevleri arasında, insan simsarlarının faaliyetlerine son verip, onları adli makamlara teslim etmek olan sayın Ağar, bunu yapmayıp, tam tersi, hayatlarını kolaylaştırmak için kendisine ve yakınlarına yeşil ve hususi pasaportlar, yurdun her yerinde, her çapta ve markada silahlar taşıyabilmesini sağlayan izin belgesi kullanması için emniyete ait sayısız araç plakası ve bu durumu açıklayan belgeler mi verir?" diye soruyordu. Yaşar Öz, bu soru ile geçmişte Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Ağar hakkında başlattığı soruşturmaya gönderme yapıyordu.

ÖZ NE ANLATMAK İSTEDİ?

Ağar Yeşil Pasaport
ve silah ruhsatı verdi

ADANA Şakirpaşa Havaalanı'nda sahte pasaport ile yakalanan Metin Bozdoğan, pasaportu Yaşar Öz'den aldığını söyledi. Bunun üzerine 3 Ocak 1994 günü Yaşar Öz'ün İstanbul Ataköy’deki evini basan polis, bazı silahlar ile Ağar tarafından verilen Yaşar Öz adına yeşil pasaport ve fotoğrafı yapışık silah taşıma izin belgesi bulundu. Öz'ün silah taşıma belgesinde "Yaşar Öz, genel müdürlüğümüzde teknik danışmanlık hizmeti yürüttüğünden bahisle, ülkemizde bulunduğu süre içerisinde silah taşımaya izinlidir. Yardımcı olunmasını rica ederim. Mehmet Ağar, Vali Emniyet Genel Müdürü" imzası ve mührü vardı.

YAŞAR ÖZ SORDU:

Silahımı İstanbul'dan
getirtip bana vermedin mi?



YAŞAR Öz "İnsan simsarları herhangi bir nedenle emniyete alındığında telefon talimatıyla sahşı anında bıraktırıp, el konulan ruhsatsız silah vs gibi suç unsuru delilleri yine verdiği bir talimatla İstanbul'dan bir komiser eşliğinde Ankara'daki makamına getirttirip, teslim aldıktan sonra 'Al kardeşim silahlarını" diyerek insan simsarına iade mi eder?" diye soruyordu. Öz'ün iddia ettiği konu nedeniyle Mehmet Ağar hakkında soruşturma açılmış, hakkında dokunulmazlık fezlekesi hazırlanmıştı.

ÖZ NE ANLATMAK İSTEDİ?



Silah ve belgeleri komiser

Sevinç bizzat Ağar'a verdi

YAŞAR Öz İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde gözaltında tutulurken, dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar'ın talimatıyla hemen serbest bırakılmış, Öz'ün ikametgahında ele geçirilen silahlar Ankara'ya Ağar'a gönderilmişti. Yaşar Öz'ün silah ve belgelerini İstanbul'dan Ankara'ya götüren Pasaport ve Vize Sahtecilik Büro Amirliği'nde görevli Komiser Levent Sevinç, hakkında açılan soruşturmada ilginç ifadeler kullanmıştı.

KOMİSER Sevinç "Yaşar Öz İstanbul'da serbest bırakıldı. Bundan sonra içerisine ele geçirilen silahların ve eşyaların konulduğu belirtilen zarfı Emniyet Genel Müdürlüğü'ne götürmemi ve bizzat Mehmet Ağar'ın kendisine teslim etmemi söylediler. Emniyet Genel Müdürlüğü'ne gittim. Mehmet Ağar beni odasına aldı. Kendisine zarfı teslim ettim. `Teslim tutanağı verecek misiniz?' diye sordum. Onlar da tutanağa gerek olmadığını, İstanbul'a faksla bildirildiğini söylediler" demişti.

YAŞAR ÖZ SORDU:

Kanlı taşeronlarını sonra
ortadan kaldırmadın mı?

YAŞAR Öz, "Adını 'terörle mücadele' koyup, benden ricayla ağırlıklı çıkara dayalı hangi kirli taleplerde bulunduklarını, benden devlet destekli nasıl bir eli kanlı taşeron yaratmak istediklerini, başıma gelebilecek olumsuzlukları da göze alarak reddettiğim için zaten zor durumdaki ya da planlı zor duruma düşürdükleri kimlere yönelttiklerini, amaçlarını birer ikişer hayata geçirdikten sonra bu kez de taşeronlarını nasıl bir bir ortadan kaldırdıklarını açıklayacağım" demişti. Bu sözler Mehmet Eymür'ün Susurluk Davası sırasında verdiği ifadeyi gündeme getirdi.

ÖZ NE ANLATMAK İSTEDİ?



'Ümit, 80 kilo uyuşturucuyu
ihbar edince öldürüldü..:'

SUSURLUK davasının 11'inci celsesinde ikinci kez tanıklığına başvurulan MİT Kontr-terör Dairesi eski Başkanı Mehmet Eymür, Mehmet Ağar'la ilgili şok iddialarda bulunmuştu. Mehmet Ağar'ın emriyle Yaşar Öz ve Nurettin Güven ile Dev-Sol lideri Dursun Karataş'a 80 kilo uyuşturucu gönderildiğini öne süren Mehmet Eymür, Tarık Ümit'in eroini ihbar ettiği için öldürüldüğünü söyledi. Eymür, Ağar'ın eroini teslim almaya gelen Karataş'ı yakalatmayı planladığını ancak Tarık Ümit'in operasyonda kullanılan 80 kilo uyuşturucuyu Alman Polisi'ne para karşılığı ihbar ederek yakalatması yüzünden öldürülmüş olabileceğini söyledi.

Silah ve belgeler için Ağar'a soruşturma



YAŞAR Öz'ün İstanbul'da el konulan silahı, pasaportu ve silah taşıma izin belgesinin Ağar tarafından Yaşar Öz'e iade edildiği iddiaları tartışılırken, Yaşar Öz tekrar ortaa çıktı. Hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkarılan Öz, 8 Mart 1997'de İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü'ne teslim oldu. Öz, emniyete girişinde o dönem Mehmet Ağar'ın imzası bulunan silah taşıma belgesi, Turan Altınörs ve Cenap Aksan kayıtlı kimlik ve sürücü belgeleriyle, kendi adına düzenlenmiş pasaportu gazetecilere gösterdi.

DOKUNULMAZLIK FEZLEKESİ ÇIKTI

Şişli Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı, Yaşar Öz'ün serbest bırakılması ve belgelerinin savcılık yerine Ankara'ya gönderilmesi nedeniyle "görevi kötüye kullanmak"tan Emniyet eski Genel Müdürü Mehmet Ağar ve İstanbul eski Emniyet Müdürü Necdet Menzir hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Dönemin başbakanı Mesut Yılmaz, Ağar'ın "Yaşar Öz'le Mehmet Özbay'a sahte silah ruhsatı verdiği" iddiasıyla yargılanabilmesinin yolunun açılması için dokunulmazlığının kaldırılmasını öngören fezlekeyi TBMM Başkanlığı'na gönderdi.

ÖZ'ÜN İFADESİ POLİSLERİ KURTARDI

YAŞAR Öz'e verilen yeşil pasaportlarla ilgili olarak "görevlerini ihmal ettikleri ve kötüye kullandıkları iddiasıyla yargılanan dört emniyet görevlisi hakkında beraat kararı veren Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi, gerekçeli kararda, polislerin yargılanması sırasında ifadesi alınan Yaşar Öz'ün sözlerini dikkate alarak, pasaportların Mehmet Ağar tarafından verildiğini işaret etti.

BELGE VE SİLAHLAR KAYIP



DGM Savcısı Emniyet Genel Müdürlüğü'ne gönderdiği 26 Aralık 1996 tarihli yazıda, İstanbul'dan bir kurye komiser ile gönderilen silah ve belgelerin akıbetini sordu. Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Kamil Tecirlioğlu imzası ile gönderilen cevap yazısında "Mezkur belge, silah ve mermilerin bulunabileceği birimlere 28 Aralık 1996 günlü yazımızla konu intikal ettirilmiş, alınan cevabi yazılarda sözkonusu belgelerin başkanlıklarında bulunmadığı ve akibetleri hakkında da bilgi sahibi olmadıkları ayrıca İstanbul Emniyet Müdürlüğü yazısının da Genel Müdürlüğümüz arşiv kayıtlarına girmediği anlaşılmıştır" denildi.



(Star)