Adamın biri..

Adamın biri doktora gitmiş, gidiş o gidiş…

Bilmiyorum nedendir, ama çok fazla doktora giden birisiyim. Kendimi çok dinlediğimi zannetmeyin, iyice hastalık ortaya çıkınca giderim, ama ortalamanın üzerindedir doktorlarla iletişimim…

Örneğin üç yıl önce sol dizimin ağrısına dayanamayınca gittim doktora. Gidiş o gidiş, iki ameliyat, bilmem kaç kez küçük operasyona rağmen hala ağrılarımla yaşıyorum. Şu doktora git, şu uzmana görün, falan yerdeki şu hekim şöyle iyiymiş, bir de şu ilacı dene lafları gına getirdi… Artık kimseyi dinlemiyorum, ayağımı da kendi haline bıraktım. Bir gün ‘tak’ diye tutmayıverirse o zaman bakacağız çaresine…

Tabi dizimdeki şikâyetimi Konya’daki bu alanda öne çıkmış doktorların neredeyse tamamına aktarmış vaziyetteyim. Doktorların çoğuyla da ‘ilgisizlik yüzünden’ alakamı kestim. Birisi ‘bir ay kullan şu ilaçları da öyle gel’ dedi. Bir ay sonra gittiğimde yeniden ‘ilk prosedür’ işletmeye ve sakat ayağımla kapıda saatlerce bekletmeye kalktı. Bir diğeri ‘yarın saat 9’da gelin’ demesine rağmen, saat 10’u geçerken geldi ve yüzümüze dahi bakmadan ameliyata girdi! Ötekisi, fakültedeki ofisine çağırdı ‘iyi bir test yapalım’ diyerek, ama gittiğimde ne öyle bir ofisi ne de kayıdı küreği vardı. Özel muayenehanesine gittiğinizde de halkla ilişkiler icabı laf ebeliği dinliyorsunuz…

Madem ortopedistler çözemiyor, romatologlara mı göstersem diye oraları da gezdim. Ne adam gibi doyurucu bilgi alabiliyorsunuz ne de ne yapacağınıza karar verebiliyorsunuz. Falan şehirde falanca uzman bu işten iyi anlar ona git diyenleri de dinledim. Arayıp randevu alamıyorsunuz, adamlar aylarca dolu…

Anlayacağınız zor bir hastayım ve doktorlar benim gibileri sevmezler…

Kolayca bir ameliyatla veya iki-üç ilaçla geçecekse hastalığınız doktorların en sevdiği hastasınız…

Yine benden bir örnek. Birkaç sene evvel acayip bir ağrı ile uyandım ve kendimi acil servise zor attım. Doktorum ‘hemen ameliyata alıp safra keseni alıverelim’ dedi. ‘Yahu doktor bey, benim bir uzvumu kesip almaktan bahsediyorsunuz, şu işi benim de anlayacağım bir dille anlatamaz mısınız’ dedim, ama maalesef anlatmadı. Neticede bir süre sonra aynı doktor safra kesemi alıverdi…

Şükürler olsun okumamız-yazmamız, paramız-pulumuz var ama yine de bunları yaşıyoruz. Ya köyden kasabadan gelen yol iz bilmez hastaların hali nicedir…

Allah onlara ecir sabır versin…

Bir yakınım anlattı, eşini şüphe üzerine muayene ettiriyor, ‘göğüs kanseri var, falan gün tümörü alıverelim’ diyor doktor. Bu diyalogdan tırsan yakınım soluğu bir başka doktorun yanında alıyor, ama ne hikmetse orada da adam gibi bilgi alamıyor. Üçüncü seferde de ‘alıverelim, kesiverelim’ cümlelerini duyunca bu iş burada olmayacak deyip yolunu Ankara’ya düşürüyor. Hani niye herkes Ankara’ya gidiyor diye soranlar için tam bir örnek. Orada kallavi bir para ödedikten sonra yarım saat hasta ve yakınına durumu anlatılıyor doktor tarafından ve ameliyata ikna ediliyor. Ve yakınım hastasını Ankara’da çokça para harcamasına rağmen tedavi ettiriyor…

Şimdi kimi doktorlar, ‘avanaklar aynı ameliyata dünyanın parasını verdiler’ diyorlardır. Evet verdiler, ama adam gibi bilgi aldılar. Siz verin o bilgiyi, siz gösterin o alakayı gitmesin kimse Ankara’ya. Ben de onu anlatmaya çabalıyorum deminden beri. Doktorun tedaviye bilgisi, tecrübesi yetmeyebilir o ayrı, ama belki daha iyi tedavi edeceği bir hastayı bile adam gibi bilgilendirmeden, onun yerine kendisini koyup ona göre alaka göstermeden keselim, biçelim dersen olacağı bu…

Şimdi gelelim fasulyenin nimetlerine…

Sağlık Bakanlığı tam gün yasası çıkardı ve hem Tıp’ta hem de muayenehanede çalışamayacak ya profesörlerimiz, bas bas bağırıyorlar. Halk ise hiç hak vermiyor onlara. Niye mi? Niye olduğunu siz biliyorsunuz zaten…

Geçen sene yavrumun apandisit ameliyatına 300 TL bıçak parasını almadan girmeyen profesör ve onun gibiler için çok bile…

İnsanları ömür boyu ilaca bağlayan, ilaç yazma performanslarına göre de yurtdışı tatili kazanan, para için gereksiz ameliyat yapan, hastaneleri ticarethaneye dönüştüren doktorlara rağmen; hastalanınca yine onların kapısını çalacağız, yine derdimizi onlara anlatacağız, ancak…

Doktorlarımız da bu zarureti suistimal etmesinler; lütfen biraz da kendilerine baksınlar…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
15 Yorum