Açılımda geri adım yok
Erdoğan Genel yayın yönetmenlerine verdiği iftar yemeğinde önemli mesajlar verdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, basın yayın kuruluşlarının genel yayın yönetmenleriyle iftar yemeğinde bir araya geldi. Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nde, Erdoğan'ın yanı sıra Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve AK Parti Medya ve Tanıtımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Edibe Sözen'in de bulunduğu iftar yemeğine, yaklaşık 40 davetli katıldı. Başbakan Erdoğan gazete ve televizyonların genel yayın yönetmenleri ile iftarda buluştu. Erdoğan'ın gündeminde Açılım ve Garipoğlu'nun yakalanması vardı.
OY KAYBETSEK DE GERİ DÖNÜŞ YOK
Yemeğe katılanlardan biri olan CNN TÜRK Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ali Birand, Başbakan Erdoğan'ın terör sorunu ve Kürt açılımı konusunda çok büyük risk aldıklarını ve geri adım atmayacaklarını söylediğini aktardı.
Birand, Erdoğan'ın "oy kaybetsek de geri dönüş yok" değerlendirmesinde bulunduğunu söyledi. Erdoğan'ın demokratik açılım konusunda TBMM'deki görüşmenin büyük ihtimalle açık şekilde yapılacağını hissettirdiğini aktaran Birand, Erdoğan'ın CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a kişisel bir mektup yazacağını ve Baykal'dan görüşme talebinde bulunacağını söyledi.
PKK'YLA ÖCALAN PAZARLIĞI YOK
Başbakan Erdoğan'ın demokratik açılım konusunda kısa-orta-uzun vadeli önlemler paketinden söz ettiğini ifade eden Birand, yasaya gerek kalmadan yönetmelikler vasıtasıyla paketlerin gündeme geleceğini söyledi. Erdoğan'ın uzun vadeli önlemlerde Anayasa değişikliğinden bahsettiğini belirten Mehmet Ali Birand, PKK ve Öcalan ile pazarlığın olmayacağının da Erdoğan'ın sözlerinden anlaşıldığını kaydetti.
TSK'nin silah bırakmayacağının altını bir kez daha Erdoğan'ın çizdiğini hatırlatan Birand, askerlerle hükümetin arasında bir problemin olmadığını aktardığını ifade etti. Erdoğan'ın Kürt açılımının yargıyı da etkilediğini söylediğini söyleyen Birand, hükümetin yaptırdığı kamuoyu araştırmalarında AKP'ye desteğin artığını Başbakan'ın dile getirdiğini kaydetti.
“BAYRAM SONRASI ADIMLARIMIZI ATACAĞIZ”
Başbakan Erdoğan, “Suriye'nin verdiği desteği Irak'tan da görebiliyor musunuz?” sorusu üzerine de merkezi yönetim açısından bir sıkıntıları olmadığını, buradaki olayın Kuzey Irak yerel yönetimiyle alakalı olduğunu söyledi.
Kuzey Irak yerel yönetimiyle ilgili olarak da şu anda çalışmaları olduğunu ve orada da netice alacakları inancını taşıdığını kaydeden Erdoğan, “Bayram sonrası onunla ilgili adımlarımızı da atacağız. Bundan sonraki olayı biraz daha farklı bir şekilde ele alabilir ve hatta Erbil'de bir başkonsolosluk açmaya kadar bunu götürebiliriz” şeklinde konuştu.
DTP'LİLER SÖZLERİNE DİKKAT ETMİYOR
Erdoğan, Güneydoğu'da yapılan operasyonlara DTP'nin eleştirilerinin hatırlatılması üzerine de şunları kaydetti: “Burada bir gerçeği kabul etmemiz lazım, o da şudur. Bakın, karşınızda silahlı eylem yapmak üzere hazır olan, kendilerinin ifadesiyle gerillalar var. Bu gerillalar halkımızı tehdit eden gerillalar ve terör örgütünün birer temsilcisi, mensubu. Bütün bunlara karşı halkını da alanı da korumakla görevli olan güvenlik güçleri herhalde silahsız dolaşacak değil. Güvenlik güçlerinin görevi nedir? Operasyondur. Şimdi diyorlar ki; (O da bıraksın silahı). Silahlı güç, güvenlik gücüdür. Bu her ülkede böyle. Bana siz bir ülke gösterin ki bunların güvenlik güçleri silahsız dolaşıyor olsun. Bunlar gümrük memuru değil, güvenlik gücü. Halkın güvenliğini teminle görevli ve böyle de bir terör örgütü var. Bu terör örgütü karşısında da operasyonel kabiliyetini her zaman için korumak zorundadır. Silah bırakılmasının terör örgütünden istenmesi gerekiyor. Bütün bu operasyonları terör örgütü yapacak, öbür tarafta asker yapmayacak, polis yapmayacak, böyle şey olur mu? Silahı bırakması gereken biri varsa terör örgütüdür ve bu benim Kürt kökenli vatandaşlarımı da çok rahatlatacaktır. DTP, Kürt kökenli vatandaşlarımızın da kesinlikle temsilcisi durumunda değildir. Tehditlerle oy alıyorlar, bunu da çok açık net söyleyeyim. Bu attıkları adımları destekleyenlerin oranı kendi oyları içerisinde yüzde 15 civarındadır.”
Başbakan Erdoğan, “Demokratik açılım sürecine, Milli Güvenlik Kurulu toplantısına katılan komuta kademesinin bir itirazı, bir çekincesi var mı” sorusu üzerine de buradaki görüşmelerin gizlilik esasına dayandığını söyledi.
Erdoğan, “Buradan çıkan basın bildirisi, müzakere edilerek, görüşülerek hep birlikte orada karara bağladığımız bir basın bildirisidir. Ve bunlar oy birliğiyledir. Şimdi bu nasıl yayınlandıysa, yayınlanan metin üzerinden değerlendirmeyi yapmak gerekir. Bunun dışında herhangi bir söylem geliştiriliyorsa, o söylem geliştirildiğinde söylenecek şey, (Peki, bu Milli Güvenlik Kurulu'ndaki söyleminiz neydi, veya yayınlanan bildiri nedir?). Olay budur. Bizim için esas olan, Milli Güvenlik Kurulu'nda alınan kararda yayınlanmış olan basın bildirisidir. Ve biz bu basın bildirisi üzerinden hareket ederiz” şeklinde konuştu.
