AB’ye tarımla gireceğiz

AB’ye tarımla gireceğiz

KTB Başkanı Kara, “AB ile görüşülecek 35 konu başlığının 30’unu tarım oluşturuyor. Bu, AB’ye tarımla gireceğiz anlamına geliyor. AB, açıkta kuruyemiş, ekmek, fasulye, zeytin, süt, peynir, yoğurt satılmasına karşı çıkıyor” dedi.

Konya Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Kara, AB ile görüşülecek 35 konu başlığının 30’unu tarımın oluşturduğunu belirterek, “Bu, AB’ye tarımla gireceğiz anlamına geliyor” dedi.


Türkiye’nin artı ve eksilerini önüne koyarak, AB yolunda daha sağlam adımlar atması gerektiğini vurgulayan Kara, şunları kaydetti:


“AB ile görüşülecek 35 konu başlığının 30’unu tarım oluşturuyor.  Bu, AB’ye tarımla gireceğiz anlamına geliyor. Daha önce konu başlığı 32 idi. Ancak buna 3 konu başlığı daha eklendi. AB, tarlaya ekilen tohumdan başlayarak, hasadın, ürünün depolanmasının, pazarlanması ve tüketiciye sunulmasına kadar tüm aşamaların kontrol altında tutulmasını istiyor. Açıkta, kuruyemiş, ekmek, fasulye, zeytin, süt, peynir, yoğurt satılmasına karşı çıkıyor. Tüketiciye sunulan her ürünün, gıdanın tüm özelliklerinin ve raf ömrünün yazılı olduğu ambalaj içinde, satılmasını istiyor. Kısacası, AB tarımda halk sağlığını öne çıkarıyor.”


 


TÜKETİCİNİN ROLÜ


Kara, Türkiye’nin AB’ye uyum sağlamasında önemli rolü, çiftçileri, firmaları ve tarımı yönlendirecek, kaliteli üretimin yaygınlaşmasını sağlayacak tüketici ve taleplerinin üstlendiğini belirterek, bu nedenle, zorlu süreçte tüketicinin üzerine düşeni yapması gerektiğini kaydetti.


Tüketicinin, açıkta satılan sağlıksız ürünlere talep göstermemesi, marketlerde ambalajında üretim ve son kullanma tarihi ile besin içeriği yazılı olmayan ürünleri satın almaması durumunda, işletmelerin kendisini AB’ye daha kolay hazırlayacağını vurgulayan Kara, “Bugün, Türkiye’nin ciddi anlamda tarımsal potansiyeli var, ancak kontrollü üretim yok. AB, bu potansiyeli kontrol altına almak istiyor. Türkiye’de kendisini yenilemeyen, taleplere göre üretim yapmayan birçok firma kapanacak. Geriye kalan büyük kapasiteli, hijyenik, sağlıklı üretim yapan işletmelerle de istenen kalite ve sağlık yakalanacak.”