ABD Türk Büyükelçisi Tan'ı özlemiş!
Steinberg, Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Namık Tan'ı tekrar Washington'daki görmeyi arzuladıklarını yineleyerek, ''Tan, çok saygı duyulan ve Washington'da birlikte çalışmayı sabırsızlıkla beklediğimiz bir büyükelçi'' dedi.
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı James Steinberg, Washington'daki Dış Basın Merkezi'nde, Balkanlar ve Asya ülkelerini ziyaretiyle ilgili düzenlediği basın toplantısında bir gazetecinin, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton arasındaki telefon görüşmesi, Amerikan tarafının Ermeni tasarısı konusundaki tutumu ve Türk-Amerikan ilişkilerine dair sorusunu yanıtladı.
Büyükelçi Tan'ı tekrar Washington'da görmeyi arzu ettiklerini daha önce de dile getirdiğini hatırlatan Steinberg, ''Bunun çok iyi ve değerli bir kanal olacağını düşünüyorum. Tan, çok saygı duyulan ve Washington'da birlikte çalışmayı sabırsızlıkla beklediğimiz bir büyükelçi'' diye konuştu.
Davutoğlu ile Clinton arasındaki telefon görüşmesini hatırlatan Steinberg, ABD'nin, ortakları arasında en yakın diyaloglarından birinin Türkiye ile olduğuna işaret ederek, söz konusu telefon görüşmesinin de bu diyaloğun sürdürülmesi açısından önemli fırsat oluşturduğunu belirtti.
Steinberg, Türkiye ile ilişkilerinin çok önemli olduğunu vurgulayarak, bu hususun, ABD Başkanı Barack Obama'nın Türkiye ziyareti, Clinton'ın sıkça düzenlediği ziyaretler ve Davutoğlu ile telefon görüşmeleri ve kendisinin de Davutoğlu ile yoğun görüş alışverişi içinde olmasıyla ortaya konulduğunu kaydetti.
Obama'nın geçen aralık ayında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Washington'da çok değerli bir görüşme yaptığını, kendisinin de Davutoğlu ile geçen ay Münih'te görüştüğünü anımsatan Steinberg, henüz resmen doğrulayacak durumda olmasa da gelecek hafta Balkanlar'da düzenlenecek bir toplantıda yollarının yine kesişebileceğini söyledi.
Steinberg, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Bosna'da düzenlenecek Uluslararası Yatırım Konferansı'na katılmasının öngörüldüğüne dikkati çekerek, şunları söyledi:
''Programı her iki taraf için de uygun hale getirebilirsek belki bu diyaloğu Saraybosna'da da sürdürme fırsatına sahip olacağız. Çünkü, Davutoğlu ile üzerinde konuştuğumuz gibi, Balkanlar'da ortak çıkarımız, büyük fırsatlar var. Saraybosna'yı son ziyaretlerim sırasında, Bosna'nın NATO ve AB üyeliğine doğru ilerlemesi yönündeki ortak arzumuz ve zorlukları ele almada çok değerli bir ortak olan, oradaki Türk Büyükelçisiyle görüşme olanağına da eriştim.''
-''BİRLİKTE YAPACAĞIMIZ ÇOK İŞ VAR''-
Türkiye ile çok güçlü işbirliği ilişkisi içinde olduklarını yineleyerek, bu ilişki daha da geliştirme arzusu ve ilişkileri daha da güçlendirecek fırsatların arayışı içinde olmayı sürdüreceklerini vurgulayan Steinberg sözlerine şöyle devam etti:
''Türk tarafı, Temsilciler Meclisi komitesindeki oylamaya ilişkin kaygılarını bilinir hale getirdi, biz de tasarıya dair pozisyonumuzu ortaya koyduk ve bu pozisyonumuz çok açık. Dolayısıyla bunun, ilerlemek için bir temel olduğunu umuyoruz, çünkü birlikte yapacağımız çok iş var ve Davutoğlu ile Clinton arasındaki görüşmenin de, sahip olduğumuz güçlü ortaklığın ve yakın işbirliğine sürekli duyulan arzunun yeniden teyidine katkıda bulunmasını ümit ediyorum''.
''Büyükelçi Tan'ın 24 Nisan'dan önce Washington'a geri gönderileceğine inanmamız için neden var mı'' şeklindeki soruyu, ''Bu konudaki kararı Türk Dışişleri Bakanlığına sormanız gerekiyor" diye yanıtlayan Steinberg, aynı gazetecinin, ''Türklere göre, bu konuda top Washington'da'' yorumu üzerine de, ne yapılacağı konusunda karar alması gereken tarafın Türkiye olduğunu belirterek, ''Ancak tabii ki Büyükelçi Tan'ın dönüşünden memnuniyet duyarız'' ifadesini kullandı.
Steinberg, bir başka soru üzerine, Erdoğan'ın Nükleer Güvenlik Zirvesi'ne katılmayacağına dair resmi bir bilginin kendisine gelmediğini kaydederek, bu konuda yorum yapamayacağını söyledi.
Bir gazetecinin, ''ABD'nin zirveye Gürcistan ve Ermenistan cumhurbaşkanlarını davet ettiği, ancak Azerbaycan Cumhurbaşkanını davet etmediğini'' hatırlatarak, ''Türkiye-Ermenistan protokolleri süreci konusunda Azerbaycan'a bir mesaj mı var'' şeklindeki sorusunu da yanıtlayan Steinberg, birkaç ay önce Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Münih'te görüştüğünü ve aralarındaki ilişkilere verdikleri önemi ve değeri vurgulama şansına sahip olduğunu belirtti. Steinberg, Clinton'ın da Aliyev ile telefon görüşmeleri yaptığına işaret ederek, Azerbaycan'ın ABD çok önemli bir ortak olduğunu ve bu ülkenin Kafkaslar'da barış ve istikrar için büyük önem taşıdığını kaydetti.
Yukarı Karabağ meselesinin çözümü için oluşturulan Minsk sürecine ve bu sürecin ilerletilmesinde hem Azerbaycan hem de Ermenistan ile birlikte çalışmaya olan güçlü bağlılıklarını dile getiren Steinberg, Aliyev'in Minsk Grubu'nun çalışmalarını destekleme yönünde gösterdiği çabaları takdir ettiklerini söyledi.
Steinberg, bu konuların ilgili tüm taraflar için zorlu konular olduğunu bildiklerini ve farklılıkların üstesinden gelebilmede yaratıcı yollar bulmaları gerektiğini ifade etti.
''Çünkü uzun vadede, Balkanlar için konuştuğumuz gibi, Kafkaslar'da da daha derin entegrasyon bölgedeki herkesin çıkarına. Türkiye ile birlikte Kafkaslar'daki tüm kilit ülkeler arasında ilişkilerin güçlendiğini görmek istiyoruz'' diyen Steinberg, bu konuda ilerlemek için fırsatın bulunduğunu söyledi.
Steinberg, Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan protokollerle ilgili sürecin ileriye götürülmesinde hem Başbakan Erdoğan hem de Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'ın gösterdiği liderliği takdir ettiklerini ifade ederek, ''Bu süreci desteklemek, aynı zamanda da Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki farklılıkların giderilmesi çabaları çerçevesinde Minsk sürecinde ilerleme katetmek istiyoruz'' dedi.