A. Hakan'a 'Dost Edinme' cevabı
Hocalara 'bazı sorular' soran Ahmet Hakan'a cevap hoca olmayan birinden geldi
E. Özkök ve A. Hakan köşelerinde kendilerince çelişkili buldukları bazı ayetlere, uzmanların cevap vermesi için sorular sormuştu. Onlara cevap Abdullah Muradoğlu'ndan geldi.
Abdullah Muradoğlu/Yenişafak
Basit sorulara basit cevaplar..
Ertuğrul Özkök bir yazı yazdı.. Hürriyet muhabirleri bir cami panosuna Maide Suresi'nin 51. ayetinin yazıldığını tespit etmiş.
Yazı işleri'nde tartışmışlar.
Sonunda haberi kullanmamaya karar vermişler..
Birkaç gün sonra Özkök, dayanamadı detaylarıyla yazdı köşesinde.
Şimdi bu tartışılıyor.
“Müslümanlar Hıristiyanları ve Yahudileri dost edinebilir mi?”
Ahmet Hakan da köşesinde sormuş.
'Müslümanlar Yahudi ve Hıristiyan kadınlarla evlenebiliyor, ama dost olamıyorlar, bu çelişki değil mi?' diye..
İmam Hatipli yıllarından beri kafasına takılırmış.
Özkök'ün haberi kendi köşesinden faş etmesini geçelim.
Alıştık.
* * *
Yahudiler lanetli bir kavim miydi?
Müslümanlar diğer dinlere mensup olanlarla dostluk ilişkisi kurabilirler mi?
Lanetlenen bir kavim değil, o kavmin yapıp ettikleriydi.
Bu yüzden Musevilerle Siyonistler ayrımı yapılır.
Dostluk meselesine gelince..
Maide Suresinin 51. ayetini anlamak için 52 ve 53. ayetlere bakmak lazım..
Maide suresi Müslümanların diğer din mensuplarıyla insani temelde ilişki kurmasına yasak getirmiş değildir.
Öyle olsaydı, evlilik gibi çok önemli bir ilişkinin yasaklanması lazım gelirdi.
Ayette Müslümanlara tuzak kuran, aralarına nifak sokan zalim ve dessaslarla dostluk, velayet, vesayet ilişkisi kurulması kınanıyor. Ayetin nazil olması bir savaş sırasındadır...
Bir iki münafığın çevirdiği dolaplar üzerine ayetin indiği kabul edilir.
Münafık sureti haktan göründüğü için, bizzat kendileri hedef alınmamış, tutumları öne çıkarılmıştır..
Bu da İslam'ın inceliklerinden biri.
* * *
Ahmet Hakan soruyor..
Suudi Kralı, Vatikan'a gitmiş. Papa'ya hediyeler vermiş. Ama Papa, Mekke ve Medine'ye giremezmiş. Çünkü Müslüman olmayanların Mekke ve Medine'ye girmesi yasakmış.
Hal böyle olunca, 'bir arada yaşama' nasıl gerçekleşecek?
Peygamberimiz Medine'de yabancı heyetleri kabul ederdi. Hem de Mescitte..
Heyetlerin içinde putperestler, Hristiyanlar, Yahudiler vardı.
Kabul edilen heyetlerin sayısını 342'ye çıkaranlar var.
Tevbe suresi 28. ayette, putperestlerin Mescid-i Haram'a girmesi kısıtlanmıştır.
Bazı hadislerde zimmet ehli (anlaşmalı Hıristiyan veya Yahudi) dışında kalanlara kısıtlılık getirildiği belirtilir.
Kabe'yi, Mescid-i Nebevi'yi, Zemzem Kuyusu'nu ve Hz. İbrahim'in makamını kapsayan Mescid-i Haram'a ilişkin kısıtlamayı Mekke'den Medine'ye kadar genişletmek Suudilere özgü bir olay.
Bunları bilmek için ne İmam Hatipli olmaya, ne hocalara sormaya gerek var.
Bu konuda yazılmış yığınla kitap var.
Alıp okuyun.
Kafama takmak yerine ben de öyle yapmıştım.
Bu kadar basit.