100 dolarlık cinayet!

100 dolarlık cinayet!

Papaz cinayetinin ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı. Görgü tanığı Azeri kadının anlattıklarıyla desteklenen, katil zanlısı O.A.'nın polise verdiği ifadeye göre 500 dolar istediklerini; papazınsa 100 dolar teklif ettiğini söylüyor







Trabzon’da öldürülen misyoner papazın ayine katılma karşılığında vatandaşlara vaat ettiği para, sonunda kendi canına maloldu. Ancak medya, bu ilginç cinayet nedeni üzerinde hiç durmuyor.


O. A. polise verdiği ifadede beş arkadaş papaza gittiklerini, ayine katılmaları karşılığında 500 dolar istediklerini; papazınsa bunu vermek istemeyip 100 dolar teklif ettiğini, bunun üzerine adamı öldürdüğünü söylüyor.


Ortada birkaç facia var! Bir insanın öldürülmesi, 16 yaşında bir çocuğun katil olması bir facia ama birkaç facianın da üzerinde durulması gerekiyor. Bir papaz, Türkiye'de, kilise ayinine katılması karşılığında vatandaşlara nasıl para dağıtabiliyor? Kimse neden çıkıp da “sen kimsin?” demiyor? “Bu paraları niye dağıtıyorsun, buna ne hakkın var?” diyen olmuyor mu? Dahası, bu olay bilindiği, yazıldığı çizildiği, bir cinayet öyküsünün merkezinde yer aldığı halde güzide medyamız bu olayı nedense hiç gündeme getirmiyor. Misyonerlik faaliyetleri medyamızı hiç mi rahatsız etmiyor?


Öldürülen papazın resmedilişi öyle dramatize ediliyor ki, bundan böyle misyonerlere karşı söz etmenin cinayet suçu sayılacağı ortada.


Misyoner papaz iyilik sever biriymiş. Yardımlarını kendi dininden olanlarla sınırlı tutmaz, Müslümanlara da yardım edermiş. Pes vallahi! Adam misyoner, tabii ki öyle yapacak. Yoksa Türkiye'de işi ne? Hele hele Trabzon'da. İyiliksever papaz kilisede ayine katılımı ancak 100 dolarlık "yardım"la temin edebildiğine göre, ortada bir cemaat de yok. Cemaat yok ama artık cinayet var o da 100 dolarlık bir cinayet. 8sutun


 


Medya, papaz cinayetini yakından görmüş gibi!


 


Vatan'cılar sansasyona bayılıyor, asparagas ile haber arasındaki sınırı umursamıyor. Polisin “adi suç” ifadesine rağmen Akşam ve Vatan gazeteleri cinayetin arkasında radikal İslamcı bir örgüt aradı.


 


Dün geniş biçimde verilen papaz cinayeti haberinde hemen hemen bütü gazeteler aynı senaryoyu kullanmış: Ayine katılmak için beş arkadaş kiliseye giden gençler, papazın vaat ettiği 100'er dolar yerine topuna 100 dolar vermesi nedeniyle öfkelenmiş, papazla tartışmışlar. O. A. da o öfkeyle papazı vurmuş. Hemen bütün gazetelerde bu öykü var, çünkü O. A.'nıın polise verdiği ifade bu. Trabzon’daki polis yetkilileri de yaptıkları açıklamalarda bu cinayetin adi suç olduğunun altını çiziyorlar. Ancak iki gazetede farklı bir sanaryo gündeme getirilmiş. Akşam ve Vatan gazeteleri, O. A.'nın polise verdiği ifadeyi dikkate almamışlar. İki gazetenin tercih ettiği senaryo, cinayeti "örgüt işi" yapıyor.


"Örgüt senaryosuna göre O.A. Trazon'da "radikal dinci" bir çevreye karışıyor. Devam ettiği internet kafede tanıştığı "abi"ler O.A.'nın da içinde bulunduğu grubu misyonerlik faaliyetleri hakkında uyarıyor. Son toplantıda, Danimarka'daki karikatür olayına da atıf yapan abiler öldürülen papazı açıkça hedef ilan ediyorlar. Etkilerinde kalan O. A. da gidip papazı vuruyor. Vatan'ın roman tadında ayrıntılarla süsleyerek aktardığı bu senaryo Akşam gazetesinde de var. Akşam gazetesinden senaryonun kaynağını da öğreniyoruz: O.A.'nın avukatı. Belli ki avukat O.A.'nın bir örgüt tarafından kandırıldığı tezi üzerine kurmak niyetinde savunmasını. Akşam gazetesi bunu dikkate alarak avukatın öyküsüne mesafeli durmayı tercih etmiş. Vatan gazetesi ise mal bulmuş mağribi gibi atlamış senaryonun üstüne. Niye? Vatan bu cinayetin bir "dinci örgüt" tarafından işlenmiş olmasını niye tercih ediyor?


Vatancılar bunu hep yapıyor.  Sabah gazetesindeyken de bunu yaparlardı, çıkardıkları dergilerde de. Papaz cinayetini "radikal dinci" bir grupla, dinciler elindeki internetkafeyle filan, yani 11 Eylül sonrasının gözde motifleriyle süsleme fırsatını kaçıramazlardı. Nitekim kaçırmadılar da. Bir taşla birden çok kuş vurmayı sevdikleri için de, papazı vuran O.A.'yı papayı vuran Ağca'ya benzetmeyi de unutmayarak...