• BIST 108.953
  • Altın 144,354
  • Dolar 3,4810
  • Euro 4,1079
  • Konya 21 °C
  • Mahkeme Bşkanı'ndan tepki:"Vatan nöbeti beklerken değil kaçarken yakalandın"
  • FETÖ'nün "mülkiye" yapılanması davası
  • Kılıçdaroğlu tutuklanacak mı? Bozdağ yanıtladı!
  • Mahkeme Bşkanı'ndan tepki:"Vatan nöbeti beklerken değil kaçarken yakalandın"
  • FETÖ'nün "mülkiye" yapılanması davası
  • Kılıçdaroğlu tutuklanacak mı? Bozdağ yanıtladı!

Kula kul olmaktan kurtulduğumuz gün: 29 Ekim 1923

Seyit Küçükbezirci

Yarın değil, “öbür gün”… Yani Çarşamba günü…

            Çarşamba günü 29 Ekim, “Cumhuriyet’in ilan edildiği gün…”

            Basılı; bizzat dedenizin de babanızın da, sizin de, çocuklarınızın da, torunlarınızın da “Kula kul olmaktan kurtulduğu”, kurtarıldığı gün.

            29 Ekim Çarşamba günü, “Cumhuriyet’in ilanının 91. yıl dönümü; ama o günkü gibi anlam ve değeri paylaşıyor.

           

“KURTULUŞ SAVAŞI CEPHESİ”NİN SIRTINI DAYADIĞI ŞEHİR…

            Uzun söze hacet yok. “Mübarek Kurtuluş Savaşı”nın karargâhı Akşehir’dedir; Akşehir Batı Cephesi Karargâhından 24 Ağustosta ordular meydan muharebesi verecekleri alana yürümüşler, 26 Ağustosta taarruz başlamıştır.

            Başkumandan Gazi Mustafa Kemal’in bir ayağı Konya’dadır; şehir tekmil nüfusu ile cephenin ihtiyaçlarını karşılamak için canla başla çırpınmaktadır.

            1 Haziran 1923’de Gazi Mustafa Kemal’in şahsi maddi imkânları ile Süreyya Sami Berkem’e, Konya’da yayınlattığı “Halk Gazetesi”nde; Server Rıfat, “Konya’nın insan kayıpları” için şöyle yazar: “-Harpten evvelki nüfus: 494 bin 779; hal-i hazırdaki nüfus: 475 bin 199. Harb-i Umumi’den bugüne kadar şehit: 26 bin 64.”

            “Harpten evvelki hane adedi: 104 bin 49; hal-i hazırdaki hane adedi: 94 bin 723” Server Rıfat’ın bu yazısının başlığı da: “Elem Efza Rakamlar” (Büyük felaket üzüntüler veren rakamlar)

           

            Görüyor musunuz Konya’nın insan kaynaklarındaki kaybı; anlıyor musunuz Konya’da “hane” diye adlandırılan “Sönen Ocak” sayısını 26 bin 64 şehit; nüfusta 19 bin 580 azalış; kapanan yok olan 9 bin 326 hane…

 

            “Kurtuluş Savaşı’nda Konya yoktur” diyenlerin; “Kurtuluş Savaşı’na karşı çıktığı için Konya cezalandırılmıştır” diyenlerin Allah müstehakını versin.

           

                       “CUMHURİYET NE KAZANDIRDI?” DİYE SORAN OLURSA…

           

            Bir kere “-Cumhuriyet ne kazandırdı?” diye istihzai soran olursa; cevap vermeye değmez. “Cumhuriyet’in Kazanımları”ndan, Cumhuriyet’in bütün kazanımlarından “karnını kaşıya kaşıya” istifade edip inkar edene her söz boşuna… “Allah ıslah etsin” diye dua etmek lazım…

            Sizin de, bilgilerinizi, hafızanız tazelemek için, “Gün gün Cumhuriyet 1923-2014” kitaplarına; internetteki “Cumhuriyet Kronolojileri”ne bir göz atsanız ne hoş olur.

            Her dönemde “Cumhuriyet’e düşman bedbahtlar” olmuştur; olacaktır da… Bunlarla karşılaşırsanız “Cumhuriyet bizi kula kul olmaktan kurtardı” demelisiniz.

 

YARIN DEĞİL, BİRGÜN; ÇARŞAMBA GÜNÜ YAPACAĞINIZ ÇOK ŞEY VAR

            Eve, iş yerine mutlaka bayrak asmalıyız… Hanıma sorun, “-Evde bayrak var mı?” diye… Varsa, daha siz sorarken bayrağı çıkarmak için o çekmecelere koşar. Yoksa; gidin en kocamanından iki bayrak alın; biri eve; biri iş yerine… Bugün dâhil iki gününüz var ihmal etmeyin…

            Konya Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı en güzel işlerden biri; en anlamlı işlerden biri “Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı Şehitliği”ne gidin… Hanımı da, çocukları da götürün; evcek gidin; evcek Fatihalar okuyun. Üçler’in hemen yanında.

            Alaeddin’deki “Şehitler Anıtı”nı da ziyareti unutmayın.

            Konya’da yapılacak “Cumhuriyet Bayramı Kutlamaları”na da katılmanızı hassaten istirham ederim.

            Hızlı trenden bilet bulabilirseniz, Çarşamba günü 29 Ekim’de Ankara’da Anıtlabir’de olsun… Bilet bulamazsanız, imkanınızda varsa; çoluk çocuk, torun torba arabanıza doluşun; Anıtkabir’e varın. Gazi Mustafa Kemal’in, Kurtuluş Savaşı Şehitleri’nin, gazilerin, “Cumhuriyet’e emeği geçen cümle insanımızın aziz ruhlarına” Fatihalar gönderin.

 

            Üçler Mezarlığı’nda, hemen kapıya yakın girişte, “Kurtuluş Savaşı Şehidi Sivaslı Ali Kemali Hoca’yı da ziyaret edin. Konya’da, “Milli Mücadele”yi başlatan “Müdafayı Hukuk Derneği” Başkanı Sivaslı Ali Kemali’yi, Delibaşı Vak’asını çıkaranlar şehit etmişti. Fatiha’da Sivaslı Ali Kemali’yi de unutmayın.

 

CUMHURİYET’İ İLAN EDEN MİLLET MECLİSİ’NDE BULUNAN KONYA MİLLETVEKİLLERİ

            Cumhuriyet’i 23 Nisan 1923’de ilan eden “2.Millet Meclisi”nde 10 Konyalı milletvekili var… Minnetle, saygıyla hatırlatıyorum

            -Eyüp Sabri Hayıroğlu

-Fuat Gökbudak

-Hacı Bekir Sümer

-Halil İbrahim Nakıpoğlu

            -Musa Kazım Onar

-Mustafa Ulusan

-Mustafa Feyzi Karaağaç

-Mehmet Naim Onat

-Refik Koraltan

-Tevfik Fikret Sılay

            Oyları ile Cumhuriyet’i ilan eden, bizi kula kul olmaktan ilelebet kurtaran bu aziz insanları da unutmamak gerek… 2.Mecliste 11 Ağustos 1923’den, 2 Ağustos 1927’ye kadar “vekil” olarak hizmet veren bu insanların hizmetleri üstüne bir kitapçık hazırlansa; üniversitelerimizde tezler yaptırsa… Ruhları şad olsun.

 

İSTİKLAL MARŞINI, ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE HİTABESİNİ, 10. YIL NUTKUNU VE ŞU ŞİİRİ “AŞK İLE BİR DAHA” OKUMALI

 

     BU VATAN KİMİN?

 

Bu vatan, toprağın kara bağrında 
Sıradağlar gibi duranlarındır; 
Bir tarih boyunca, onun uğrunda 
Kendini tarihe verenlerindir...

Tutuşup: kül olan ocaklarından, 
Şahlanıp: köpüren ırmaklarından, 
Hudutlarda gaza bayraklarından, 
Alnına ışıklar vuranlarındır...

Ardına bakmadan yollara düşen, 
Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan, 
Huduttan hududa yol bulup koşan, 
Cepheden cepheyi soranlarındır...

İleri atılıp sellercesine, 
Göğsünden vurulup tam ercesine, 
Bir gül bahçesine girercesine, 
Şu kara toprağa girenlerindir...

Tarihin dilinden düşmez bu destan: 
Nehirler gazidir, dağlar kahraman, 
Her taşı bir yakut olan bu vatan, 
Can verme sırrına erenlerindir...

Gökyay'ım ne yazsan ziyade değil, 
Bu sevgi bir kuru ifade değil, 
Sencileyin hasmı rüyada değil, 
Topun namlısında görenlerindir...

 

Orhan Şaik GÖKYAY

 

 

 

 

                        “CUMHURİYET BAYRAMIMIZ” KUTLU OLSUN. CUMHURİYETİMİZ ÖNCE ALLAH’A SONR BİZE EMANET

 

 

                        MERAM’DA KÜLTÜR VE SANAT YAĞMURLARI

 

            Meram Belediyesi üç konser, iki oyunu peş peşe bir ekim yağmuru gibi sundu.

            Meram Konevi Kültür Merkezi, Konya’nın çeşitli beğeni katmanlarından yüzlerce sanatseveri misafir etti.

            17 Ekim’de ünlü müzik adamı, “Konya evlatları”ndan Vedat Sakman sevenleri ile nezih söyleşiler yaptı, soruları cevapladı, meşhur şarkılarını peş peşe sundu.

            18 Ekim’de Ankara Devlet Türk Halk Müziği Korosu, “Konya Barana Havaları” ile halk müziği severlerin karşısına çıktı.

            24 Ekim’de “Rumi Türk Musiki Topluluğu”, “Tasavvuf Musikisi Konseri” ile ayakta alkışlandı.

            Meram Belediye Başkanı Fatma Toru, sanatçı topluluklarının üyeleri ile tek tek ilgilendi, Meram adına teşekkürlerini sundu.

 

            Meram Belediyesi Tüyatro Ekibi’ni de tebrik etmek gerek. 20 Ekim’de “Ortadoğu” adlı oyun; 26 Ekim’de de “Kanuni ve Sinan”ı sahneledi.

            “Kültür ve Sanat Yağmuru” Meram’a yakışır. Aralıksız sürdürmeli.

 

                        MESAJ TAHTASI

                        ALIÇ SİZE SELAM YOLLADI

            Dağ yamaçlarından, Selçuklu Stepleri’nin kuş uçmaz, kervan geçmez tepelerinden heybelerle, torbalarla toplayıp getirmişler; Kona pazarlarına…

            Birbirimizi görünce öyle sevindik ki… Çocukluğumdan beri iyi arkadaşız; alıç’la… Ekşimsi tatlı, mayhoş, can tazeleyen bir “eski arkadaş”… Paraya, pula arsaya villaya daha dadanmadığımız “altın yıllarımız” da okula giderken “boz önlükleri”mizin çeplerini yumruk gibi doldururuduk da, öğretmenden işitmediğimiz azar kalmazdı.

 

            Neyse… Gelmiş işte, yine pazarlara. Siz, onu aramazmışsınız ama o “gani gönüllü”ymüş; belki canınız çeker diye, her yıl olduğu gibi bu yıl da çıkıp gelmiş.

 

            SİZE ALICIN SELAMI VAR… “-Getiren, götüren sağ olsun” deyin de; sizi, size en yakın pazarda beklediğini söyliyeyim.

            Yemesi, turşusu, reçeli çok güzel olur; kurusu, yaprağı, çiçeği “derde derman”…

            Bugünlerde gidip buldunuz, buldunuz, buldunuz… Ay sonuna kalırsanız yollarona gül döşeseniz bulunmaz. Ay sonuna kalırsanız yollarına gül döşeseniz bulunmaz… Kös kös gelecek yılın ekimini beklersiniz.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Dincer Ulutas, Marblehead ABD
30 Ekim 2014 Perşembe 16:18
16:18
Sevgili arkadasim Seyit,

Biraz gec kaldim ama senin bu yazini cok begendim, ders icin tesekkur ederim. Direkte ben de Bayragimizi astim ve butun bu hafta kalacak, hatta hic indirmeyi bile dusunmuyoruim.

Selam ve sevgiler

Dincer
96.237.193.120
Abd-i Aciz
27 Ekim 2014 Pazartesi 10:53
10:53
Siyit abi; kalemin dert görmesin...
88.248.245.146
sencer
27 Ekim 2014 Pazartesi 10:48
10:48
Cumhuriyetten sonra ''Kul'' olduğumuz milli şeflerimiz de kul değilmiydi ??
85.103.254.87
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim