• BIST 97.565
  • Altın 145,228
  • Dolar 3,5680
  • Euro 3,9893
  • Konya 19 °C
  • FETÖ, Görmeze başkalarının eliyle operasyon çekiyor!
  • FETÖ'den yeni tehdit: 2 buçuk ay sabredin!
  • Bakan açıkladı: 'Ramazan ayının ilk haftası...'
  • FETÖ, Görmeze başkalarının eliyle operasyon çekiyor!
  • FETÖ'den yeni tehdit: 2 buçuk ay sabredin!
  • Bakan açıkladı: 'Ramazan ayının ilk haftası...'

Karatay ve..

Seyit Küçükbezirci

Karatay ve “miri malı”ndan daha çok “insani yardım” payı

 

            Eski tipilerden bir tipi var dışarıda. Göz gözü görmüyordur, şimdi kırlarda. Namazını bitirip seccadesinin ucunu kıvıran, yaşlı “Gara Dakım Gonya Gadınları” bir dua ederlerdi, yalnız dudaklarını kımıldatarak. “Gözel Allah’ım. Açlara, açıkta kalanlara sen yardım et!”

            İnsanın elini, yüzünü jilet gibi çizen bu havada, kimi evlerde “Et mi kaynar, dert mi kaynar bilinmez”, kimi evlerde de “Her şey dadından yinmez”.

HİÇ YOKTAN İYİ; KÜÇÜK AMA KÜÇÜK IŞIKLAR

            Bir süre önce, “Karatay’da güzel şeyler oluyor” diye bir şeyler yazmıştım. Mevlâna’nın yanı başında yaz/kış; çayı, limonatayı ayrımsız, ücretsiz her “can”a sebil eden Karatay Belediyesi’ni tebrik etmiştim. Belediye Başkanı Mehmet Hançerli aradı, samimi teşekkürlerini iletti. “Vazifemiz Sevgili Başkan, vazifemiz” dedim. “Şehir, iyi şeylere de, çirkin şeylere de sessiz kalmamalı” dedim. Hançerli, “Seyit Ağabey; bir de “Hoş geldin Bebek” uygulamamız var” dedi. Hayret ettim, biraz anlattı. Çok hoştu, çok ilginçti. Gidip belediyeden enine boyuna öğrenmeliyim, diye düşündüm. Az kaldı, unutuyordum. “Bizim toprağın çocukları” için kendinden büyükler “ağabey”dir, “amca”dır, “dede”dir; “yenge”dir, “hala”dır.

            “Hoş Geldin Bebek” uygulaması ile birlikte, Karatay Belediyesi, “Karatay Kart”ı  hayata geçirmiş, asker yakınlarına ödenen “asker maaşı” alanlar her geçen ay artıyormuş. “Karatay Şefkat Evleri” hizmetini sürdürüyormuş. Biz dır dır dır, siyasi çekişmelerin muhabbetinden zaman bulamadığımız için; gözümüz yıldızlarda olduğu için, küçük ama güzel yıldızların farkında değilmişiz. Dalgınlıksa dalgınlık; kusursa kusur. Telâfi etmeliyiz.

“KARATAY KART” MUHTACIN ONURUNU YARALAMADAN

            “Karatay Kart”ın tanıtım broşüründe şöyle deniliyor: “Karatay Kart, muhtaç ailelerin onurunu düşünen, ihtiyaç sahibini rencide etmeden, kullanımı kolay, nakit hariç her türlü alışverişi her yerden yapabilme imkânı sunan, şahsa özel, belediyemiz logolu bir karttır”.

            Yeni ve güzel bir girişim; bu toprağın çaresiz kalmış insanları için. Daha bir yılını doldurmamış; şu anda 152 aile bu karta sahipmiş; her karta, dilediği gibi kullanması için, her ay 250 lira yükleniyormuş. Ocak 2012’de, “Karatay Kart”la yapılan yardım 38 bin lira. Geçen dört ayda yapılan yardım toplamı 125 bin lira.

            Güzel planlanmış, “ahlâklı” bir yöntem seçilmiş. Göstere, göstere; şov yapa yapa yapılan üç kuruşluk yardımlardan tiksiniyorduk. Eline yirmi palto, otuz çanta alan, “büyük hayırsever” ayağıyla; yanında gazeteciler, TV kameraları koşuyordu okullara. Çocukları dizi dizi dizip, yoksul bir elin ucundan tuttuğu ayakkabı ile poz veriyordu. Böyle yapanlara, başkasını bilmem, ben çok beddua ettim; “Allah cezanı versin” dedim; yapılanları teşhir edeceğimi yazdım. Son birkaç yılda çok şükür azaldılar.

            Karatay Belediyesi “kendi yoksulu”nun dermanı olma yoluna girmiş, derman olmaya başlamış, “Karatay Kart”la… Arkası çoğala çoğala gelmeli.

            “Benim şehrim”, ana gövdesi ile “Karatay”ın içinde. İstanbul Caddesi’nde yüzünüzü kuzeye döndürürseniz, sağ kolunuzda kalan “Kadim Şehir”i sokak sokak, taş taş bilirim. İnsanlarının yetmiş yıllık romanında ben de varım. Karatay’ın mahallerinin yoksulları, “durumlarını arz etmekten hicap duyar” Muhteşem bir kültürün çocukları oldukları için, “dört duvar sır örtüsü” ilkesine titizlikle uyarlar.

            Karatay’da 250 bin kişi yaşıyor; bütçesi 2012’de 130 milyon lira. “Karatay Kart” da çiçeği burnunda. Dallanmalı, budaklanmalı. Şimdilerde 152 aileye ulaşmış; beş yüz aileye, bin aileye ulaşmalı. Zaman içinde kim muhtaçsa araştıra araştıra gidip bulmalı. Ne kadar ihtiyaç var; tam bilmem, ama, daha binlerce ailenin Hızır’ı bekler gibi beklediğinden eminim. Benim gönlüme kalırsa, bir belediye bütçesinin yüzde onu muhtaç insanların “şahsına” ayrılmalı. Bana göre, belediye hizmetleri içinde “sosyal belediyecilik” ağır basmazsa, yollar mermer döşense bile hikâye. Bir çocuk o iklimde, açlıktan ağlayıp aç uyursa; bir kadın Hazreti Hacer gibi dört bir yana çaresiz seğirdirse, her zenginliğe, her güzelliğe gölge düşer.

            Hadi Karatay Belediyesi; halini arz etmekten hicap duyanlarımızın “kimsesi” olmak için paraya kıy. Bize “152 aile, 1152 oldu” müjdesini ver. O kadar para nerde derseniz; bir iki yatırım gelecek zamanlara kalsın. Biraz az kaldırım döşensin. Elli, yüz yıl bekledik de birkaç yıl bekleyemez miyiz?

“ASKER YOLU BEKLEYEN” İMKÂNSIZLAR DA VAR, BU ŞEHİRDE

            “En büyük asker, bizim asker” şenlikleri, şamataları ile havaya atılıp atılıp tutulan yoksul gençlerin çıktıkları evler de var bu şehirde… O evlerde askere gidenle birlikte “Ekmek teknesi de askere giden” insanlar yaşar. İmkânsız anneler, babalar, eşler, çocuklar. “Asker maaşı” bunlar için; “kan ayaklı” kadınlar için; “kanadı bitmedik” çocuklar için.

            Karatay Belediyesi’nden öğrendiğime göre; 2011 yılı Ocak’ında 303 kişiye asker maaşı ödeniyormuş. Sayı artarak sürmüş; 2011 Ocak’ında 523 kişi olmuş… İhtiyaçlı kişiye ayda 130 lira ödeniyor. “Tadımlık” ama hiç yoktan iyi.

            Bana, sosyal belediyecilik bâbında bilgiler veren, sorularımı cevaplayan Karatay Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Toknal’a; “Bu miktar çok az. Tadımlık gibi bir şey diyorum”. “Miktarı biz tespit etmiyoruz. Valilik’te “İl İdare Kurulu” var. Aylık tutarına o kurul karar veriyor” diyor. 4109 sayılı kanun gereği yapılıyormuş bu yardım. İhtiyaç sahipliği kanuna uyan herkese veriliyormuş.

            Karatay Belediyesi de bir şeyler yapsa; yoksul/çaresiz asker yakınları için. “Goca Gonyalılar”, “İsdenirse tekeden süt çıkarılır” derler.

            Benim doğduğum “Araplar”da, benim çocukluğumda, ışıksız evi için gaz, ekmeğini basmak için tuz, çorbası için bir topak yağ alabilmek için on/yirmi lira “asger maaşını” bekleyen öyle çok kadın vardı ki…

“HOŞ GELDİN BEBEK”; HOŞ GELDİN. BAHTIN AÇIK OLSUN

            Ortalama ayda, Karatay’da 400 bebek doğuyormuş. Karatay Belediyesi, doğumları kurduğu bir sağlık ekibi ile anında Nüfus Müdürlüğü’nden öğreniyormuş.

            Masamda bir broşür var. Başkan Mehmet Hançerli yeni doğan bir bebeği kucağına almış, hatıra resmi çektirmiş. Altında bir yazı; “Hoş Geldin Bebek Projesi, Karatay Belediyesi olarak Konya’da gerçekleştirdiğimiz ilklerdendir. Karatay sınırları içinde yeni bebek sahibi olan aileleri ziyaret ederek mutluluklarını paylaşıyor, sosyal ve psikolojik açıdan destek oluyoruz”.

            “Hoş Geldin Bebek” projesini yürüten, uygulayan bir ekibi var, Karatay Belediyesi’nin. 2011 yılında 4 bin 900 aile ziyareti gerçekleştirmişler. Alıyorlar, yeni doğanın adresini, düşüyorlar yola. Anne, baba, bebek için düzenlenmiş bir hatıra plaket; anneye bir kol saati, çocuğa bir paket bez, pişik kremi, oyuncak, bakım kitabı, bir çam fidanı. “Çam sakızı çoban armağanı” misâli, belediyeden “armağan”. Çok hoş, çok anlamlı, zarif bir girişim. Proje iki yılını doldurmuş; “nice, nice yıllara” diye fısıldıyorum.

“İNSANA DAİR” NE YAPILSA YERİDİR; NE YAPILIRSA ALKIŞLANMALIDIR

            Biz; yolcular için hanlar, garibanlar için aş evleri, kuşlar için kuş evleri, karla kaplı aylarda vahşi hayvanlara yiyecek için vakıflar kuran muhteşem bir kültürün çocuklarıyız. Mezarlıklarda, mezarların üstünde bile, kuşlar için su kabı koyan insanların çocuklarıyız.

            Ben, “Belediye”yi şöyle anlarım: Bir elinden yatırım hizmetleri akan, bir elinden “insana yardım” hizmetleri akan; o beldede herkesin ortak malı olan “amme” kurumu.

            İmkânlar kıt diye “insani yardımlar” görmezden gelinmemeli. Zengin olacağım diye hane halkının boğazından kesen kimse misâli, şehrin daha bayındır olması uğruna “insani yardımlar” esirgenmemeli. “Vebal” diye bir şey var, bu da “vebal”dir; hem de ağır bir “vebal”dir.

            “İnsani mecra”da, böyle bir yazıya, Karatay Belediye Başkanı Mehmet Hançerli’nin işareti vesile oldu; sağ olsun. Selçuklu Belediyesi’nin de, Meram Belediyesi’nin de elbette, insanilik açısından, alkışlanacak girişimleri vardır. İlk fırsatta onları da öğreneceğim.

            Belediye bütçeleri hazırlanırken, “Önce insanımıza” anlayışına artık sıra geldi. Elli yıl önceki belediyemizin gariban kasası değil artık; şimdiki belediye kasalarımız. “EHEMMİ MÜHİMME” tercihte kantarın topuzunu kaçırmazsak; “İnsaniliği” de gerçekleştirebiliriz.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Melâhat KIYAK ÜRKNEZ
24 Şubat 2012 Cuma 16:08
Elinize Sağlık
Kaleminize sağlık. Gerçekten Sayın Hançerli övgüyü iltifatı hakkıyla hakkediyor \"Marifet iltifata tabidir\" \"Ainesi iştir kişinin fazla lâfa bakılmaz\" sözleri sanki Hançerli için söylenmiş. Mutlaka biliyorsunuzdur; daha pek çok önemli hizmetini sıralayacak olsanız herhalde bir kaç gün yazmanız gerekir. Kendileriyle başkanlık görevine başladığı yıldan itibaren her yıl yaptığım TV prog. ve öncesi araştırmalarımdan biliyorum. Böylesi değerlerimizin çoğalması niyazıyla, Allah yâr, yardımc
46.196.130.32
Dincer Ulutas
22 Şubat 2012 Çarşamba 22:05
Tesekkurler
Sevgili Seyit, tabiiki bir cok kimseler yorum yapacaklar ve bunlar hem nalina ve hemde MIHINA olacaktir. Belediye ler her zaman herseye kosamazlar ama yine de pek cok insani yardim yaparlar ama bazen de kamu hizmetlerinde cuvallarlar(Gonya lafi).
Cok hislendim. Hancerliye bol kuvvet dilerim.
66.30.44.61
Leyla Yeniay
20 Şubat 2012 Pazartesi 17:29
Kasaba Belediyesi
Bırakın Seyit Bey şu kasaba belediyesini de daha dişe dokunur şeyler yazın... Sanki sayın Hançerli fakirlere verilen paraları, misafirlere yapılan ikramları cebinden mi ödüyor da Onu övüyorsunuz... Bir de son duyumlarımıza göre Karatay'la ilgili bayağı hacimli bir kitap hazırlatmış, kitap 20 bin adet evet yanlış okumadınız 20 bin adet basılacakmış!... Allah'ınızı severseniz ulaşabilirseniz Sayın Hançerli'ye bir sorun lütfen 20 bin kitabı ne yapacakmış...
78.161.224.147
M.Yavuz ÇOLAK
20 Şubat 2012 Pazartesi 11:22
Alâaddin'in Yamacında Yatanlar...
Saygıdeğer hocam; önemli bir konuyu gündeme taşıdınız, çok teşekkür ederiz. Bizim inancımız ve kültürümüz, riya bulaştırmadan yoksula, çaresize ulaşmayı; yolcuya, kurda-kuşa hizmeti teşvik eder. Temel hedef, Allah'ın rızasına nail olmaktır... Yazılarınızda sıkca vurguladığınız 'Alâaddin'de yatanlar' için de söyleyecekleriniz olmalı. Onları yazacağınız günü umutla bekliyorum. Kaleme aldığınız konuya, Atalarımız Selçuklular nasıl bakıyordu? merak ediyoruz. Selamlar, saygılar...
195.175.75.254
Nihad Köroğlu
20 Şubat 2012 Pazartesi 08:35
Istanbul caddesi
Konyamızın en önemli caddelerinden olan ıstanbul caddesi bugün maalesef ismetpaşailkögretim okulundan sonra,emniyet müdürlüğü kavşagına kadar,bakımsız,bir sokak haline getirilmiştir:Geçmiştede,şimdide de karatay belediyesi bu caddeye hizmet getirmemiştir.Sn.Hançerli bu yöndeki tepkili talebimize,bu cadde büyükşehire ait ama asfaltının yenilenmesi için Büyüşehirden söz aldım diye önce cevap verdi fakat geçen sürede bu husus gerçekleşmeyince , karatay bize ait degil cevabını yine yeniled
85.105.218.184
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim