• BIST 96.455
  • Altın 222,940
  • Dolar 5,6626
  • Euro 6,5275
  • Konya 11 °C
  • Enflasyonla mücadele kampanyasına destek çığ gibi! İşte Liste
  • Amerikalı Senatör, Kaşıkçı'nın öldürülmesinden Bin Salman'ı sorumlu tuttu
  • Döviz indi zamlar kaldı
  • Enflasyonla mücadele kampanyasına destek çığ gibi! İşte Liste
  • Amerikalı Senatör, Kaşıkçı'nın öldürülmesinden Bin Salman'ı sorumlu tuttu
  • Döviz indi zamlar kaldı

Hocalı katliamı kurbanları SAÜ'de anıldı

Hocalı katliamı kurbanları SAÜ'de anıldı
SAÜ Türk-Ermeni Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Selvi:- "(Hollanda Temsilciler Meclisinin 1915 olaylarını soykırım olarak tanıması) Çanakkale'de can derdine düştüğümüzde Sivas'ta ayaklanan, seferberlik ettiğimiz askerlerin yolunu keserek öldüren, Erzur

SAKARYA (AA) - Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Türk Ermeni Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Haluk Selvi, Hollanda Temsilciler Meclisi'nin 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarını soykırım olarak tanımasına ilişkin, "Çanakkale'de can derdine düştüğümüzde Sivas'ta ayaklanan, seferberlik ettiğimiz askerlerin yolunu keserek öldüren, Erzurum'da, Diyarbakır'da, Sarıkamış Harekatı'nda Rus ordusu içerisinde gönüllü olan kimlerdi? Bu Ermeniler'di. O halde bir an evvel çalışmak, güçlü olmak, bütün dünya Türklüğü ve İslam dünyası için rehber olmak zorundayız." dedi.

Türk Dünyası ve Azerbeycan Öğrenci Toplulukları'nca katliamın 26. yıl dönümü dolayısıyla SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi'nde, "Hocalı soykırımını unutma!" başlıklı anma etkinliği düzenlendi. Hocalı'da katledilenler için saygı duruşunda bulunulan etkinlikte, şiirler okunarak, dualar edildi.

Prof. Dr. Selvi, programda yaptığı konuşmada, tarihte her milletin, devletin karakteri olduğunu, İslam'la bütünleşen Türk şuurunun hiçbir zaman düşmana boyun eğmediğini anlattı.

Ermeniler'in karakterini tarihte gösterdiğini aktaran Selvi, "Hocalı...En yakın tarihte yaşadığımız soykırım. Ama biz bu soykırımı 100 yıl önce de yaşadık. 100 yıl önce Gence'de, Zengezur'da, Karabağ'da 1918 yılında ve Martta Bakü'de yine bu Ermeniler, yakmadık Müslüman köy bırakmadılar. Hocalı'da gördüğünüz bu görüntülerin aynısı. Kulak kesmek, burun kesmek, göz çıkarmak, hamile kadınların karınlarını deşmek, aynısını 1,5 milyon Müslümana uyguladılar." diye konuştu.

Selvi, Kafkasya coğrafyasında 1990 yılından itibaren ortaya çıkan durumun tam manasıyla içler acısı olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"75 yıl boyunca Karabağ, Azerbaycan'ın bir parçası olarak kaldı ama Ruslar, Gorbaçov, yıkılmak üzereyken bir kararla dedi ki; 'Karabağ'ı bir an evvel Ermenistan Cumhuriyeti'ne dahil edin.' Bir anda 2 ay içerisinde yüzde 70 nüfusu Türk olan Karabağ bölgesi Ermenistan'a bırakılmıştı. Ve bu doğrudan doğruya bu bölgede karmaşa çıkarmanın ilk adımıydı. Bu, Ruslar'ın bir projesiydi. Azeriler ve Ermeniler savaşacaklardı, böylelikle Rusya her ikisini de kukla gibi oynatmayı düşünüyordu. Tabii böylelikle devreye Amerika, Fransa, Avrupa Birliği (AB) girecekti, Kafkasya petrolleri onların cebine akmaya devam edecekti. Sattıkları silahlar var. Ve maalesef bu plan, Ruslar tarafından başarıyla uygulandı. Çekilirken tanklarını, silahlarını Ermenilere bırakıp çekildiler çünkü Azeriler'in buraya girerek Karabağ'ı alacaklarını biliyorlardı."

- "Tüm İslam dünyasına rehber olmalıyız"

Türkler'in topraklarından asla vazgeçmeyeceğini onların çok iyi bildiğini ifade eden Haluk Selvi, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkler bundan vazgeçmezlerdi. Bu bir topraktı. En az Urfa kadar, Diyarbakır kadar Türklük şuuruyla dolu topraktı. Karabağ'daki ses güzelliğini biz Urfa'daki, Diyarbakır'daki ses güzelliğinde görürüz. Bizim kültürümüz, türkümüz, müziğimiz, edebiyatımız...Karabağ ne kadar değerli ve kutlu ise Diyarbakır bizim için o kadar değerli ve kutlu. Vazgeçilmez bir parçamız, el sürdürtmeyiz."

Selvi, Hocalılar'ın orayı terk etmek istememesine rağmen Ermeniler'in ne yazık ki Karabağ'a girdiğini belirterek, bütün dünyanın 613 masum insanın katledilmesine, en az bin 500 kişinin kayıp olmasına seyirci kaldığını vurguladı.

Karabağ kaçkınlarının Gence'de, Azerbaycan'ın Kuzey bölgelerinde yıllarca aç, susuz yaşadığına değinen Prof. Dr. Selvi, sözlerini şöyle tamamladı:

"Ama şimdi evleri var. Azerbaycan güçlü, bakıyor, kendi vatandaşlarını bütünleştirmek için çalışıyor. Demokratikleşme yönünde önemli adımlar atıyor, uluslararası bir devlet olduğunu gösteriyor. Yüzde 70 nüfusu Türk olan Karabağ bugün boş, Ermenilerle meskun. Ve bu soykırım sanki hiç yaşanmamış gibi 3 gün önce Hollanda Temsilciler Meclisi, Türkiye'yi 1915 olaylarını soykırım olarak kabul etmeye ve soykırımı kabul etmeden Avrupa Birliğine giremeyeceğine dair bir karar alıyor.

1915'te Rusya ile beraber bize karşı savaşan Ermeniler'e kim soykırım uygulamış? Biz Çanakkale'de can derdine düştüğümüzde Sivas'ta ayaklanan, seferberlik ettiğimiz askerlerin yolunu keserek öldüren, Erzurum'da, Diyarbakır'da, Sarıkamış Harekatı'nda Rus ordusu içerisinde gönüllü olan kimlerdi? Bu Ermeniler'di. O halde bir an evvel çalışmak, güçlü olmak, bütün dünya Türklüğü ve İslam dünyası için rehber olmak zorundayız. Buradaki sorumluluktan hiçbirimiz kurtulamayız."


AA

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim