Zimbabve’ye Dost Eli

Zimbabve’ye Dost Eli

Yurt içinde ve yurt dışında sosyal yardım faaliyetlerini sürdüren Dost Eli Derneği, en son olarak Güney Afrika ülkesi Zimbabve’de bir mescit inşa etti.

Dost Eli Derneği Konyalı hayırseverlerin desteği ile Güney Afrika’da yer ülkelerinden biri olan Zimbabve’de inşa ettirdiği mescidin açılışını yaptı. Konu ile ilgili olarak Dost Eli Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mevlüt Yıldırım şu açıklamaları yaptı; “Biz hem ülkemizdeki yoksullar için hem de diğer ülkelerdeki yoksul insanlar için verenle alanı buluşturan bir köprü vazifesi yapıyoruz. dernek olarak yapmış olduğumuz çalışmalar insanların ve ülkelerin ihtiyacına göre su kuyusu, keçi yardımı, yetim desteği, kültür merkezi gibi faaliyetlerimiz oldu. En son olarak da Konya’dan işadamı İsmail DOĞRU Bey babası adına Zimbabve’de derneğimiz aracılığı ile bir mescit inşa ettirdi.  Başkent Harare’ye 45 km mesafedeki MOTSİ bölgesinde inşa edilen Hasan Doğru Mescidinin açılışını şahsım, İsmail Doğru ve bölgede yaşayan halkın katılımı ile Cuma günü gerçekleştirdik. Mescidin yanına bölge halkının istifade etmesi için bir de su kuyusu açtırdık. Bu açılışa gelen Hristiyan ve yerel dinlere inanan halkın içinden 15 kişi bu yapılanlardan ve anlatılanlardan etkilenerek Müslüman oldular” dedi.

HASANİ’DE İNECEK VAR…

Başkent Harare’ye 45 km mesafedeki MOTSİ bölgesinde inşa edilen Hasan Doğru Mescidinin olduğu yer şehir ile köyler arasında çalışan dolmuşların durduğu yer, yani dolmuş durağı olduğunu belirten Mevlüt yıldırım, daha önce burada inecekler Motsi’de inecek var dediklerini, mescid yapıldıktan sonra şimdi bölge halkının Hasani’de inecek var demeye başladığını ve açılan Mescidin bölgedeki varlığını hemen hissettirdiğini söyledi. Ülkeye 1880-1980 yılları arasında ilk kurucusu olan Rodezya isminin verildiğini 1980 den önce yerli halkın İngilizlere karşı başlattığı bağımsızlık mücadelesi sonrasında “Taştan yapılmış ev” anlamına gelen Zimbabwe olarak değiştirildiğini ifade eden Yıldırım “Avrupalılar bizlerin Afrika’ya gitmemesi için yüz yıldır zihinlerimize korku pompaladılar. Bugün Afrika denildiği zaman hepimizin aklına hastalıkların kol gezdiği, insan yemek için yamyamların beklediği, vahşi hayvanların dolaştığı fakir bir kıta geliyor. Oysa Afrika dünyanın en zengin kıtasıdır. Zimbabve’nin toprakları çok verimli. Demir madeninin çokluğundan toprağın rengi kırmızı renge boyanmış gibi. Ülkede çok güzel portakal bahçeleri ve buğday için çok elverişli toprakları var. Bir mevsimde bazen üç ürün alınabiliyor. Ülkede  çok çeşitli maden yatakları mevcut. En çok da Altın, Elmas ve Platin var. Üç metreden altın ve elmas çıkarılıyor. Fakat Türkiye’nin dışında birçok ülke buradalar. Hep sömürmek için gelmişler. Bizi korkutarak uzak tuttukları bu kıtadan Avrupalılar hiç çıkmıyorlar. Biz de Sivil Toplum Kuruluşları olarak bu ülkedeyiz. Fakat biz almak için değil vermek için oradayız. Mescidimizle, kurbanımızla, gıda yardımımızla, kültür merkezlerimizle buralardayız. Türkiyeli iş adamlarımızın bir an önce Zimbabve’yi keşfetmeleri gerekiyor. Yatırım için çok güzel ve verimli bir ülke. 2012 yılında başlayan Zimbabve yardımlarımız inşallah farklı alanlarda artarak devam edecektir” dedi.