Zihni Kirlenmeyi Kur'an giderir
Zihni kirlenmeden kurtulmanın yegane yolunun Kur'an'ı bol bol ve düşünerek okumak olduğunu söyleyen Aydın, "Kuran'ın kalblerin pasını ve zihni kirlenmeyi gideren şifalı kaynak suyu" olduğunu vurguladı.
Üniversitedeki bazı hocaların şahsi sıkıntı ve garezlerini "bilimsel eleştiri" kılıfı altında dile getirdiklerini vurgulayan Köseoğlu, konuşmasında üniversiteye sirayet etmiş bu kirlilikten arınma ve kemale yelken açmanın önemine değindi.
Köseoğlu'nun konuşmasının ardından sohbetine başlayan Mustafa Aydın, gündelik hayatta kirlenme ve defo kavramalarının sık sık kullanıldığını belirterek, "Defo ile kirlilik arasında bir ayrım yapmak gerekir. Defo eşyanın tabiatına aitken, kirlilik eşyanın kullanımından kaynaklanır. Defo herhangi bir temizleme yoluyla giderilemez. Buna mukabil kirlilik arizi bir lekedir, sonradan ortaya çıkar ve sonradan ortaya çıktığı için de sonradan temizlenebilir" dedi.
Günümüzde sanayi atıklarından dolayı fiziksel ve çevresel kirlilikten çok bahsedildiğini vurgulayan Aydın, aynı şekilde sosyal bilimlerde de sosyal ve beşeri dünyamız için de "kirlilik" metaforunun istihdam edilebileceğini belirtti. Sosyal ve kültürel teoride kirlenmenin farklı kavramlar altında incelendiğini ifade eden Aydın bu kavramlardan bazılarını şöyle dile getirdi: Kültürel, toplumsal yozlaşma; yabancılaşma; tereddi; zenginlik ve yoksulluk kültürü. Bu tür bir kirlenme için Peyami Safa'nın "Midesi dolu, kafası boş, kalbi yok" sözünü aktaran Aydın, "zihinsel kirlenme, Karl. R. Popper'in deyimiyle, beynin kirlenmesi, akla ihanettir. Zihni kirlilikte, beyin değil, zihnin kullanım süreci kirlenir. Zihnin ortaya koyduğu ürün kirlenir" dedi.
Zihinsel kirlenmenin en önemli sebebinin aklın araçsallaştırılması olduğunu vurgulayan Aydın, Batı'daki rasyonalite ve akılcılık biçimlerinin gündeme getirdiği aklın gerekçeci ve sipariş usulü çalışan, dönemin sosyal ve siyasal şartlarını yansıtan bir akıl olduğunun üstünde durdu. Aklın araçsallaşmasının, akli sürecin tabiatı icabı, bir araç olmasından kaynaklandığını ileri süren Doç. Dr. Aydın, "Modern çağlarda akıl kirletilmeden kullanılan bir şeymiş gibi algılandı. Oysa, Batı'da akılcılık o çağın sosyal ve siyasal şartlarının bir yansımasıdır. Tıpkı, demokrasinin kapitalist düzende çalışabilecek en iyi siyasal sitem olması gibi modern akılcılık da modern çağlarda en verimli şekilde kullanıldı. Ancak, zihni kirlenmede aklın kullanımıyla ilgili problem, aklın sürekli bizim beklentilerimizle, siparişlerimizle hareket edebilen bir yeti olmasından dolayı önemli bir sorun vardı" diye konuştu. İlim ve bilim ayrımı yapan Mustafa Aydın zihni kirlenmenin ikinci önemli sebebi olarak modern zamanlarda bilimin ve bilimsel bilginin yanlış kullanımını gösterdi.
Halen Türkiye'de siyasallaşmış ve zihni kirlenmiş bir nesil bulunduğunu dile getiren Aydın ahlaki düşümlüğün de zihni kirlenmede başat bir rol oynadığının altını çizdi. Zihni kirlenmeden kurtulmanın yegane yolunun Kur'an'ı bol bol ve düşünerek okumak olduğunu söyleyen Aydın, "Kuran'ın kalblerin pasını ve zihni kirlenmeyi gideren şifalı kaynak suyu" olduğunu vurguladı.