Zeki Oğuz bu hafta Dipsiz Göl'de
Hadim-Dedemli ile Antalya-Gündoğmuş sınırları içinde kalan Eğrigöl’ü ilk gördüğümde ülkemizin doğal güzellikleri bir kere daha şaşırtmıştı beni.
Zeki Oğuz
Hadim-Dedemli ile Antalya-Gündoğmuş sınırları içinde kalan Eğrigöl’ü ilk gördüğümde ülkemizin doğal güzellikleri bir kere daha şaşırtmıştı beni. Muhteşem güzellikteki Geyik Dağı’nın eteğindeki Eğrigöl kocaman bir akvaryum sanki. Rengârenk balıklar yüzüyor sularında. Bir fotoğrafçı için eşsiz bir cennet. Günışığının durumuna göre her saat ayrı bir güzellik sunar. Sabahın ilk ışıkları ile birlikte Geyik Dağı bütün ihtişamı ile göle yansır. Böyle onlarca göl var Toros yaylalarında. Yeni keşfettiğim Dipsiz Göl’de bunlardan biri.
Adını duyardım ama gitmek kısmet olmamıştı. 2002 yılında da bir ölüm olayıyla gündeme gelmişti bu göl. Göle girenlerden biri kaybolmuş, Antalya’dan gelen dalgıçlar da ulaşamamışlardı cesede.
Bozkır Belediyesi’nin yardımı olmasaydı göle yine gitme şansım olmazdı. Göl Bozkır’ın 30 km batısında. Stabilize bir yayla yolu ile ulaşılıyor ama yolu bilmeyen biri her an kaybolabilir çünkü çevrede onlarca yayla yolu var. Her an birine sapıp yolu yitirmek mümkün. Çat yaylasını aştıktan sonra bir plato görünümünde Toroslar. Kar çukurları ve küçük tepeleri aşıyoruz yolboyu. Tam karşımızda Yıldız Dağı’nın muhteşem bir görünümü var. Kayalıkların altında kar öbekleri görünüyor. Görünüm olarak Geyik Dağına benziyor.
Dipsiz Göl Bozkır, Ahırlı, Akseki ve Gündoğmuş sınırları arasında kalıyor ama çevresinden Manavgat Yörükleri yararlanıyor. Onlarca yayla var gölün çevresinde. Manavgat Yörükleri önceki yıllar kara çadırları, sürüleri ile yaylaya çıkarlarmış buraya. Günümüzde ise modern evler yapmışlar. Yaylaların çoğunda elektrik ve su varmış.
Gölde bilimsel bir araştırma yapılmamış.72 metre derinlikte ve yukardan aşağıya doğru genişleyen bir yapısı olduğu söyleniyor. Boğulma olayından sonra göle dalış yapan ekip 18 metreden sonra gölün ışık almadığını, tamamen karanlık olduğunu tespit etmiş. Gölün su kaynağı olmadığı, yağmur ve kar suları ile beslendiği söyleniyor. Bazı söylentilere göre ise göl bir yer altı suyu ile birleşiyormuş aşağılarda.
Kamp yapmaya uygun yaylalarla çevrili göl. Sülek ve sarıot yaylaları gibi. Dipsiz Gölün az ötesinde Sülek gölü var. Çayırlarla kaplı küçük bir bataklık görünümünde. Bol sülük varmış bu gölde.
Eğrigöl ve Dipsiz Göl koruma altında değiller. Çevredeki yaylacıların insafına terk edilmişler. Eğrigölde Gündoğmuşluların yayla evleri göl ile bitişik nerdeyse. Yakında Dipsiz Göl’ün çevresi de sarılır evlerle. Bu doğa harikalarının zaman geçirmeden bir şekilde koruma altına alınmaları gerekiyor. Günümüzde yayla ve dağ turizmi revaçta. Bunun için eşsiz kaynaklar var bizde.
Bir yandan buraların tanıtımı yapılırken bir yandan da koruma altına alınmalıdır. Tarih, doğa, yayla turizmi için eşsiz kaynaklara sahip Bozkır. Bir yanda kilometrelerce uzayıp giden Mavi Boğaz, bir yanda İsauranın başşehri Zengibar ve platolar arasında doğa harikaları göller. Elbette kıymetini bilene bu zenginlikler.


