Zeka geriliği artık kader değil

Zeka geriliği artık kader değil

Akraba evliliklerinden dolayı Türkiye’de Avrupa ülkelerine oranla sıkça görülen fenilketonüri yani zekâ geriliği hastalığı artık erken teşhisle tedavi edilebiliyor.

Akraba evliliklerinden dolayı Türkiye’de Avrupa ülkelerine oranla sıkça görülen fenilketonüri yani zekâ geriliği hastalığı artık erken teşhisle tedavi edilebiliyor. İl Sağlık Müdürlüğü fenilketonüri hastalığı ile ilgili titiz bir çalışmayla, yeni doğan bütün çocukların kan numunesini alarak gerekli işlemleri yapıyor. Bu kapsamda fenilketonüri için 2005 yılında 54 bin 778 kan numunesi, 2006 yılı Ekim ayı sonu itibariyle 48 bin 991 numune alınarak tarama yapıldığı belirtildi. Tarama sonuçlarının başlatılmasından itibaren 79 fenilketonüri hastasına rastlandığı ve bu bebeklerin adresine ulaşılarak gerekli tedavinin yapıldığı kaydedildi.


Fenilketonüri hastalığının toplumda hala yeterince bilinmediğini ve tedavi edilmediği takdirde çocuğun ömür boyu özürlü kalmasına sebep olunduğunu belirten İl Sağlık Müdürü Dr. Hasan Küçükkendirci, zekâ geriliğinin bir kader olmadığını ve erken tedaviyle teşhis edilebildiğini ifade ederek “Fenilketonürili çocuklarda 5–6 aylardan sonra zekâdaki gerileme belirgin hale gelir. Akranlarından farklı olarak oturma, yürüme ve konuşma gibi becerileri kazanamazlar. Beyin gelişimleri normal olmadığından başları da küçük kalır. Ayrıca kusma, aşırı el, kol, baş hareketleri, havale nöbetleri, ciltte döküntüler, idrar ve terin küf gibi kokması hastalığın önemli belirtilerindendir. Bu çocukların yüzde 60’ında göz, kaş ve cilt rengi anne-babaya göre daha açıktır. Ancak fenilketonüri erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilen bir hastalıktır. Fenilketonüri yenidoğan taramasıyla saptanıp ilk 3 ayda tedaviye başlanmazsa hastalığın şiddetine uyan zihinsel özür gelişmesi kaçınılmazdır. Tedaviye mümkün olduğunca erken başlanması zihinsel performansı olumlu etkileyecektir” dedi. Mustafa Varol-Memleket