Yurdatapan ve Dilipak Konya'da
Konya’ya gelen Şanar Yurdatapan ve Abdurrahman Dilipak, “Herkesin birbirini duymasını istiyoruz” dediler.
Sanatçı Şanar Yurdatapan ve gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak, Memleket Gazetesi’ni ziyaret ederek TBMM / Forum Ortak Çalışma Grubu hakkında bilgiler verdiler. Yurdatapan, her ilde, orada var olan farklı sosyal yapıları temsil eden, sivil toplum ve meslek örgütleri temsilcileri ve kanaat önderlerinden oluşan 20-25 kişilik tartışma gruplarıyla Türkiye’de ters olarak -tepeden inme- işleyen politik karar süreçlerini doğru yönde, yani toplumdan yönetime doğru etkileyebilmeyi amaçladıklarını söyledi. Çalışma gruplarının ayda bir kez toplanarak, kendi seçtikleri genel ve yerel konuları, gene kendileri seçip TBMM’ye gönderdikleri milletvekilleriyle birlikte, aracısız, doğrudan, düzenli ve sansürsüz olarak tartışmayı amaçladıklarını anlatan Yurdatapan, “Çalışma gruplarımızın üç genel ilkesi var: Birincisi önyargıları kapı dışında bırakmak, ikincisi “Bağcı dövmek değil üzüm yemek”, sonuncusu ise “Kararlar alıp uygulamak değil, önce birbirini duymak, anlamak, empati kurmak”. Gerisini kendileri belirliyor” dedi.
20 İLDE FAALİYETLER BAŞLADI
Yurdatapan, faaliyetlerin Haziran 2008’de 6 ilde başladığını, yaz ayları boyunca 20 ilde çekirdekler oluşturulduğunu ve Ekim 2008’den itibaren Forum’ların birbirini izlemeye başladığını kaydederek, “Toplantıları –çeşitli nedenlerle- düzenli olarak sürdüremeyen bazı iller oldu, şu anda 18 ilde yapılıyor. Adana, Ankara, Batman, Diyarbakır, Edirne, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Mardin, Sakarya, Şanlıurfa, Trabzon, Van. TBMM tatili ile birlikte Forum toplantılarına ara verilecek. Ama biz durmayıp aday olan illerde ön hazırlıkları yapıp çekirdekleri oluşturmaya çalışacağız. Hedefimiz Nisan 2010 sonuna kadar 40 ile ulaşmak, yani 81 ilin yarısında Forum OÇG oluşması” diye kaydetti.
KONUŞULANLAR NE İŞE YARIYOR?
Yurdatapan şunları kaydetti:
Amaçlanan ilk nokta, her şeyden önce “herkesin birbirini duyması, dinlemesi ve -kabul etmese bile- anlaması”. Sadece bu yararı bile, kimsenin kendi ezberinden başka bir şey duymak istemediği ülkemizde önemli bir kazanımdır. Toplumdaki tüm farklı sosyal kesimlerin temsil edildiği, en az sayıda olanın bile sesini duyurabildiği bir yapıdan karar çıkmasını dayatmak, o yapının çökmesini istemek olur. Zaten konuşulanlar sadece orda kalmıyor. Belli bir sistem içinde rapor haline getirilerek web sitesinde yan yana yerleştiriliyor. Bu sayfa, araştırmacılar ve gazeteciler için de büyük kolaylık. Ayrıca her ay tüm FORUM çıktılarını özetleyen ve değerlendiren bir toplam rapor hazırlanarak hem kamuoyuna hem de milletvekillerine ve partilere gönderilecek.
TOPLANTILARA İLGİ NASIL
Bugüne kadar düzenledikleri toplantılardan elde ettikleri analizi de paylaşan Yurdatapan şöyle konuştu:
Sivil toplum gerçekten ciddiye alınmıyor. Vekiller oyu halktan aldıkları halde kendilerini Genel Başkan’a karşı sorumlu hissediyor. Buna neden olan şey, kimin milletvekili olacağına dair son kararı onun vermesi. Milletvekillerinin son 6 aylık devam karnesi acıklı: Yaptığımız 98 toplantıya milletvekillerinin katılım ortalaması yüzde 5 olarak geçekleşmiş. Parti yetkilileri, grup başkan vekilleri de tüm olumlu demeçlerine rağmen iş somut çalışmaya gelince “ulaşılması bile güç” oluyorlar. Bu işbirliğinin gereğine inandıklarından kuşkuluyuz. Buna bir çözüm ürettik. Milletvekillerinin koltukları, gelmemeleri halinde boş bırakılıyor. Basın da fotoğrafları çekip yayınlıyor. Buna gücenen, “Neden bizi teşhir ediyorsunuz?” diyen vekiller oldu. Ama aslında biz bir şey yapmıyoruz ki; ortada bir olumsuz görüntü varsa, toplantılara katılmayarak, koltuklarını boş bırakarak onlar yapıyor. Biz sadece onlara “Bizden oy alıp TBMM’de vekilimiz olan kişi sizsiniz. Tabii ki yerinizi başkası dolduramaz. Lütfen gelin ki boş kalmasın” diyoruz. Ama aynı şeyi, FORUM’a katıldığını bildirdiği halde temsilci göndermeyen sivil toplum örgütleri için de yapmalıyız, tutarlı olabilmek için, artık yapıyoruz da! Memleket