Yeşildere İsmail Hacı Yaylasında

Yeşildere İsmail Hacı Yaylasında

Şans bazen gezginlerden yana olur. Hiç umulmayan zamanda, umulmayan yerlere yol görünür.

Zeki Oğuz

Şans bazen gezginlerden yana olur. Hiç umulmayan zamanda, umulmayan yerlere yol görünür. Ramazan Bayramı öncesi benim için de böyle oldu. Besni, Adıyaman, Nemrud Dağı, TYB Konya Şubesi’nden arkadaşlarla Karaman Yeşildere, Ilgın ve Beyşehir derken iki hafta yazılarımı da ihmal etmiş oldum. Oralardan getirdiğim fotoğrafları ve güzel anıları paylaşınca sanırım okurlarım bağışlayacaklardır beni. Besni ve Nemrud Dağını sonraya saklıyorum, anlatacak çok şey var oralar için.  Oraları gördükten sonra dış güçlerin bu toprakları niye parçalayıp, ele geçirmeye çalıştıklarını, ABD emperyalizminin Ortadoğu’yu yeniden biçimlendirmeye çalışmasını, o coğrafyada bir Kürt devletinin kurulması için olmadık düzenbazlıkların sergilenmesini daha iyi anlıyor insan. TYB Konya Şubesi olarak “Yazacak Çok Şeyimiz Var” adı altında yıllardır geziler düzenliyoruz. Ülkemizin birçok güzelliklerini gördük, yeni yerler keşfettik, yeni dostluklar kurduk şube üyesi arkadaşlarla. 25 Ağustos cumartesi günü de Karaman’ın Yeşildere Beldesi’ndeki, Yunus Emre’nin dedelerine ait olduğu söylenen İsmail Hacı Yaylası’naydı seferimiz. Yıllar önce iki kere uğramıştım bu yaylaya, ilk gittiğimde İsmail Hacı’nın tekkesi virane bir durumdaydı. Sonra tekke restore edildi. Bu kere yazar dostlarla ve üniversiteden değerli hocalarımızla gitmek daha farklı ve güzel olacaktı benim için. Her gezide, zamanım elveriyorsa, yol boyunca uğranması gereken yerlere mutlaka uğrarım. İlisra (Yollarbaşı) Karaman yolu üzerinde tarihi bir belde. Daha önce arkadaşım Bayram Sarıtaş ile gitmiştim İlisra’ya. Bağ bozmuş, bir kayısının gölgesinde calla yemiştik ama tarihi camilerini gezmeye zamanımız olmamıştı. Belediye Başkanı Mehmet Sarıüzüm güler yüzle karşıladı bizleri. Büyük Cami ile Pelit Altı Camilerini birlikte gezdik. Büyük Camiye Ulu Cami de diyorlar. Her iki cami de Selçuklular döneminden kalmış. Ulu Cami’nin yapılış tarihi 1246, Pelit Altı Camisi’nin yapılış tarihi 1298 yılları. Başkan börek yaptırmış bize. Belediyenin önündeki küçük parkta karnımızı doyurup, çaylarımızı içtikten sonra yeniden yola düştük. Karaman Belediye Başkanı Kamil Uğurlu yöneticiliği bir yana iyi şair, iyi yazar. Şiirleri nisan yağmurları gibi akar insanın yüreğine, şehrengizleri yıllar öncesine götürür. Karaman”da sabah kahvaltısında onun konuğuyduk. Onun adına Yardımcısı Osman Ünüvar karşıladı bizleri. Kültürden bir arkadaşı görevlendirmiş, o arkadaşımız Yeşildere ve Taşkale gezimizde gün boyu rehberlik etti bize. Kamil Bey yol boyunca görevli arkadaşı arayarak gezinin nasıl geçtiğini, yemek durumumuzu sordu. Onun bu çelebi tavrını unutmak mümkün değil. Yıllar önce yapımına başlanan İbrala barajında su tutulmaya başlanmış. Suyun önemli bir kısmı Karaman’ın su ihtiyacını karşılayacak, kalan su tarım arazilerinin sulanmasında kullanılacak. Yeşildere (İbrala) Belediye Başkanı İbrahim Koçak güler yüzle karşıladı konuklarını. Yanında kitapçı Kemal diye bildiğimiz Kemal Bayat vardı. Belediyenin ikinci katındaki salona beldede yetişen meyvelerden hazırlamışlar. Kemal amca onca yaşına rağmen Yunus Emre konusunda çok heyecanlıydı. Yunus Emre’nin Yeşildereli olduğuna inanıyor, bu konuda yazar arkadaşlarımızın yardımcı olmalarını istiyordu. Karacaoğlan gibi, Yunus Emre gibi halkımızın yüreğinde yer etmiş insanların birçok makamları, mezarları olması doğal ama İsmail Hacı yaylasını gördükten sonra koca Yunus’un bu toprakların insanı olduğuna yıllar önce inandım. Mikail Bayram Hocamız da sohbet sırasında bu konudaki düşüncesini kısaca açıkladı. Gölpınarlı’nın, Yunus Emre Eskişehirlidir iddiasına karşılık, Yunus Emre’nin bu toprakların çocuğu olduğunu söyledi. İsmail Hacı Tekkesi birkaç yıl önce restore edilmişti. Tekkenin içi küçük bir etnoğrafya müzesine dönüştürülmüş. İsmail Hacı’nın mezarı artık taşları kaybolmaya başlamış mezarlığın tam ortasında üstü açık küçük bir tol. Bir asma kaplamış tolun damını, birkaçta ağaç dikilmiş. Mezarlığın çevresinde yayla evleri var. Yaylacılar geçmişte su ihtiyaçlarını sarnıçlardan karşılıyorlarmış. Şimdiyse Yeşildere Belediyesi su getirmiş yaylaya. İbrala vadisinde biri belediyenin olmak üzere iki balık tesisi var. O tarafa yolu düşenler bu tesislere uğrayarak kendilerine mükemmel bir balık ziyafeti çekebilirler. İbrala çayının buz gibi sularında yetişen ala balıkların tadına doyum olmuyor, serviste şehir yerini aratmıyor. Balık keyfinden sonra Taşkale’ye geçtik. Taşkale doğası ve tarihi ile görmeye değer bir yer. Yeşildereliler nasıl Yunus Emre bizim topraklarda derken Taşkaleliler de, Taşkale Atatürk”ün ata yurdu, diyorlar. Taşkale geçmişte doğası, tarihi ve güleryüzlü insanlarıyla çok sevdiğim bir beldeydi. Halıcılığın büyük bir vurgun yemesiyle insanların yüzleri gülmez olmuş. Bir tane halı atölyesi kalmış, vardığımda üç kadın halı dokuyorlardı, somurtuk bir yüzle karşıladılar ve fotoğraf çekmem karşılığında da para istediler, para lafını duyunca asıl vurgunu ben yemiş oldum. Çünkü bu beldedeki insanların, cadılarımın güleryüzlerine alışmıştım, bütün  güzellikler uçup gitmiş. Yine de yolunuzu düşürün İbrala vadisine, görmeye değer güzellikler keşfedebilirsiniz.

 img_6803.jpg

tyb-gezisi-(87).jpg