Yerleşim alanları için obruk riski

Yerleşim alanları için obruk riski

Oluşumunu sürdüren ve henüz yeryüzüyle bağlantısı sağlanmamış çok sayıda gelişmekte olan obruğun olduğunu tahmin ettiklerini bildiren Yrd. Doç. Dr. Nalbantçılar bu obrukların yerleşim alanları için risk oluşturduğunu bildirdi

Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Tahir Nalbantçılar, oluşumunu sürdüren ve henüz yeryüzüyle bağlantısı sağlanmamış çok sayıda gelişmekte olan obruğun yörede olduğunu tahmin ettiklerini söyledi.


Nalbantçılar doğal güzellikleri, bazen efsane görünüşlü dağlar, dereler, bazen de derin çukur şeklindeki yapıların oluşturduğunu belirtti. Kuyu şeklinde kendiliğinden oluşan eşsiz doğal güzelliklere “obruk” denildiğini ve bu obruklara Konya’da sık rastlandığını anlatan Nalbatçılar, “Bunlar, dünyadaki sayılı jeomiras alanlarındandır. Konya’nın Karapınar, Obruk, İçeriçumra ve Çumra yörelerinde yaygın olarak görülen obruklar, bölgenin jeolojik özelliğinden kaynaklanıyor. Obrukların oluştuğu yörelerde karstlaşmaya yatkın kireçtaşı-marn özelliğindeki litolojinin yaygın olarak görülüyor” dedi.


OBRUKLAR NASIL OLUŞUYOR?


Aynı zamanda kimyasal içeriği karbonik asitçe zengin, aşındırıcılık özelliğine sahip yeraltı suyunun da bu alanlarda bulunduğunu ifade eden Nalbantçılar, “Yeraltı suyu, yerin altında akifer denilen boşluklarda hareket ederken, eriyebilir özellikteki kayaçların içten içe erimesine neden olmaktadır.  Mağaraların oluştuğu gibi yerin iç tabakalarında irili ufaklı, dar veya geniş boşluklar oluşmaktadır. Yeraltı suyunun eritmesi sürerken kayaçlardaki kılcal açıklıklar da zamanla genişler, büyür. Bazen oluşan bu boşluklar yüzlerce metreleri aşar, belirli bir zaman sonra boşluk ile yeryüzü arasındaki tabaka kütlesinin ağırlığı önem kazanır. Eğer yeraltında oluşan boşluk, üzerindeki bu yükü kaldıramayacak boyuta ulaşırsa, boşluğun tavan kısmı çöker ve obruk oluşur” diye konuştu.


KONYA’DA BİLİNEN 60 OBRUK VAR


Konya’da bulunan obrukların sayısının 60’ın üzerinde olduğu tahmin ettiklerini dile getiren Nalbantçılar, “Bunların bir kısmında su bulunurken bir kısmı kurudur. Bunlar yaklaşık 10 metreden 100 metreye ulaşan derinliklere ve 5 metreden 800 metreye varan çaplara sahiptirler. Oluşumunu sürdüren ve henüz yeryüzüyle bağlantısı sağlanmamış çok sayıda gelişmekte olan obruğun yörede olduğunu tahmin ediyoruz” dedi.


OBRUKLARIN TURİZM POTANSİYELİ


Özellikle içerisinde su bulunduran Meyil, Kızılören, Çıralı gibi obrukların doğa harikası bir görünüm sunduğunu ve bu yerlerin, dünyanın jeolojik miras alanlarına aday durumda olduğunu belirten Nalbantçılar, “Dünya insanları artık deniz kenarları, dağ gezileri turizmine doymuş durumdadır. Artık jeomiras alanlarına turlar düzenlenmektedir. Bu yönde tanıtımlarının yapılması da turizm açısından gerekiyor” diye konuştu.


OBRUKLAR YERLEŞİM ALANLARI İÇİN TEHLİKELİ


Ne zaman, nerede ve hangi boyutta bir obruğun oluşacağı bilinemediği için obruk oluşumuna neden olacak yeraltı suyu ve jeolojik özelliklerin bulunduğu yörelerdeki yerleşim alanları için bir riskin söz konusu olduğunu belirten Nalbantçılar, son dönemde 2-3 yıl aralıklarla obrukların oluşması ve yeraltı suyunun her geçen gün düşmesinin tetikleyici rol oynayıp obruklaşma riskini arttırdığını sözlerine ekledi. aa