Yemen'deki Cevf operasyonu, Suudi Arabistan sınırını korumak için mi yapıldı?
Hükümet güçleri, Dehm kabilesinin desteği ve Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin katılımıyla yürüttüğü operasyonla saatler sonra Husilerce ele geçirilen kente bağlı Yeteme bölgesini geri aldı - Hükümet yanlılarının Yeteme'yi kurtarmak için sarf ettiği çabayı ocak ayında Husilerin ele geçirdiği başkent Sana'ya bağlı Fardatu Nehem için göstermemesi ise eleştiri konusu oldu
ADEN (AA) - AZİZ EL-AHMEDİ - Yemen ordusunun, Suudi Arabistan sınırında yer alan El-Cevf vilayetinin kuzeyinde İran destekli Husilere karşı geniş çaplı operasyon başlatması, Suudi Arabistan'ı koruma amaçlı bir adım olarak değerlendiriliyor.
Hükümet güçleri, Dehm kabilesinin desteği ve Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin katılımıyla yürüttüğü operasyonla saatler sonra Husilerce ele geçirilen kente bağlı Yeteme bölgesini geri almayı başardı.
Cevf'teki askeri kaynaklardan alınan bilgiye göre, hükümet güçleri Suudi Arabistan'dan gelen silahlar ve Cevf iline bağlı Hub eş-Şeğaf ilçesine düzenlenen hava saldırıları sayesinde Cevf ilinin kuzeydoğusunda Yeteme'nin de içinde bulunduğu bölgeyi kontrol altına aldı.
Askeri kaynak, koalisyon güçlerine bağlı savaş uçaklarının Yeteme bölgesinde Husilerin öncü birliklerine yaklaşık 15 hava saldırısı düzenleyerek operasyonun önünü açtığını ve bölgenin saatler içinde geri alınmasını kolaylaştırdığını aktardı.
- Diğer bölgelerde benzer operasyonların yapılmasını engelleyen nedir?
Hükümet yanlılarının Yeteme'yi kurtarmak için sarf ettiği çabayı ocak ayında Husilerce ele geçirilen başkent Sana'ya bağlı Fardatu Nehem için göstermemesi ise eleştiri konusu oldu. Aynı zamanda koalisyon güçlerinin bölgeye operasyon yapmasını engelleyen nedenin ne olduğu sorusunu da gündeme getirdi.
Nehem ilçesi Yemen ordusunun Sana'ya doğru ilerlemesi için bir kapı olmasının yanı sıra meşru hükümetin Marib ve Cevf'teki kaleleri için ilk savunma hattını teşkil ediyor. Hükümet, ocak ayı sonlarında burayı kaybederek 2015'in başlarında çatışmaların patlak vermesinden bu yana en güçlü darbelerden birini aldı.
İmkanların kısıtlı olması, askeri teçhizatın yetersizliği nedeniyle Taiz, Dali, El-Beyda ve Marib cephelerinde 2 yıldan bu yana da operasyonel anlamda durgunluk hakim.
Hükümet güçlerinin söz konusu kentlerde kaybettiği toprakları geri almak için düzenlediği operasyonlardan vazgeçerek, Husilerin saldırılarına karşı savunma pozisyonuna geçmesi, koalisyon güçlerinin amacıyla ilgili şüpheleri artırdığı gibi Yemenlilerin akıllarında, "Husilerin kontrolündeki bölgelerin geri alınmasını engelleyen ajandaların bulunduğu" şeklinde soru işaretlerinin de oluşmasına neden oldu.
Yemen Cumhurbaşkanı Danışmanı ve eski Başbakan Ahmed Ubeyd bin Dağr, 6 Mart'ta yaptığı açıklamada, hükümetin ve koalisyon güçlerinin, Husilerle yürütülen savaşı yönetmekte başarısız olduklarını itiraf etmişti.
Bin Dağr, "Bizim, meşru hükümet ve Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri olarak kendi aramızda bölünmemiz ve birbirimize düşmanlık etmemiz, Husilerin, Suudi Arabistan sınırındaki vilayeti (El-Cevf) ele geçirmesine sebep oldu." ifadesini kullanmıştı.
Danışman Bin Dağr, Husilerin Cevf'in kontrolünü ele geçirmesinin askeri güç dengelerini tamamen değiştirebileceğini savunmuştu.
- Suudi Arabistan sınırı mı korunuyor?
Savaşın uzaması ve ülke genelindeki birçok cephede çatışmaların dondurulmasının ardından Yemenliler, başkent Sana başta olmak üzere ülkenin kuzeyinde nüfusun yoğun olduğu bölgelerin kontrolünü elinde tutan Husilerle savaşın sonuçlandırılmamasının nedenini sorgulamaya başladı.
Ağustos 2019'un başlarında Aden'deki hükümete yapılan darbe ve ülkenin kuzeyinde ve doğusunda stratejik öneme sahip bölgelerin Husilerin kontrolüne geçmesi, koalisyon güçlerine yöneltilen ve bir türlü aydınlatılmayan bu "suçlamaları" daha da pekiştirdi.
Koalisyon güçlerine, asıl görevi Husileri bertaraf edip meşru hükümetin ülkede otoriteyi sağlaması olan hedefinden saparak, Suudi Arabistan sınırını savunmayı öncelik edinmesi suçlaması yöneltiliyor.
Yemenli yazar Yakub el-Atvani, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Yeteme'nin Husilerden alınması operasyonuna askeri yönetimin yanı sıra bölgedeki kabilelerin geniş katılım sağlamasının, "Suudi Arabistan'ın hedef ve amaçlarından uzak meşru hükümetin ülkede otoriteyi ele alması gerektiği konusundaki gerçek inançtan kaynaklandığını" söyledi.
Atvani, sorunun asıl sebebini ise "Suudi Arabistan'ın, Husiler tarafından kendisine yönelik tehdidin doğasını ve hacmini idrak edecek vizyondan yoksun olması" olarak değerlendirdi.
Yazar Atvani, "İran'ın Yemen'deki nüfuzunu kendisine yönelik tehdit olarak görmesi gereken Suudi Arabistan'ın, olayların başlamasından 5 yıl sonra sınır bölgesinin Husilerin kontrolüne geçmesini engellemek için bu bölgedeki küçük operasyonları desteklediğini görüyoruz." dedi.
Husiler, 1 Mart'ta Suudi Arabistan sınırındaki Cevf vilayetinin merkezi El-Hazm kentinde kontrolü sağlamıştı. Yemen ordusu, 9 Mart'ta Suudi Arabistan sınırındaki Cevf vilayetinde Husiler ile çıkan çatışmaların ardından Yeteme'nin de aralarında bulunduğu bazı bölgelerde kontrolü sağladıklarını açıklamıştı.
Yemen'in kuzeyinde Suudi Arabistan sınırında yer alan Cevf, bölgedeki iç savaşın seyri açısından kritik önem arz ediyor.
Uzun süredir siyasi istikrarsızlığın hüküm sürdüğü Yemen'de İran destekli Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana ve bazı bölgelerin denetimini elinde bulunduruyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise Mart 2015'ten bu yana Husilere karşı Yemen hükümetine destek veriyor.
Kaynak: