Yaylalarda şenlik var
Haziran ayı ile birlikte beldelerimizde de çeşitli adlar altında şenlikler, festivaller başlar.
Haziran ayı ile birlikte beldelerimizde de çeşitli adlar altında şenlikler, festivaller başlar. Bunların çoğuna zamanım, imkânım elverdiğince katılmaya çalışırım çünkü beldenin kültürünü en iyi tanımanın yolu böyle şenlik ve festivallerdir. Bunlar aynı zamanda beldeden yıllarca uzak kalmış olanların sılaya dönmelerine, hasret gidermelerine imkân verir, kaynaşmayı, birlik beraberliği sağlar.
Teres yaylaları üzerinde küçük bir beldemiz olan Yalınçevre’de de 16 Temmuz’da kiraz festivali vardı. Bu yıl 9.su düzenlenen kiraz festivaline her yıl gitmeye çalışırım. O güzel doğanın içinde o güzel insanlarla olmak müthiş keyif vericidir benim için. Bu festivalde geçen yıl olduğu gibi bu yıl da hem sunuculuk yapacak hem de konser verecek olan sanatçı arkadaşım, Selçuk Üniversitesi öğretim üyesi Ahmet Çakır, il e birkaç gün önceden giderek, dağlarda konaklamak, oradaki dostlarla uzun uzun söyleşmek istedik. Burada kısa bir not düşmem gerekiyor. Ahmet Çakır sazını, sözünü, dinlemeye doyamadığın müthiş bir sanatçı. deyişleri, nefesleri söylerken kapılıp gidiyor insan. İçimizde böyle güzel sanatçılar varken neden değerleri bilinmez, yapılan etkinliklere yer verilmezler bir türlü anlayamam.
Teres yaylalarının kavşak noktası Sarıoğlan’da çay molası verdiğimizde günümüzün Karacaoğlan’ı Hacıahmet Kıraslan’ı aradım telefonla. Yaylada ise doğruca Bolay yaylasına gitmekti niyetim. Hasta imiş. Denizli’de hasta yatıyormuş. Yaylaya gitmekten vazgeçtik. Gece karanlığında Kazyaka yolunu aşarak Bolay’a çıktık. Belediye Başkanı Ahmet Alptekin geç vakit gelen konuklarını görünce biraz şaşırdı, birlikte eve çıktık. Hemen kahvaltı hazırladılar kızı ve eşi. Ahmet başkan yörenin iyi arıcılarından biri. Çaylarımızı içtikten sonra izin alıp kalktık. Salmaya pek niyetli değildi ama biz açık havada gecelemeye kararlıydık.
Ayboğazı, Çetmi beldesinin güney batısında yemyeşil bir vadi. Vadi boyunca belde halkının bahçeleri var. Vadinin sonunda Ayboğazı şelalesi her daim gürül gürül akar. Bolay yaylasından çıkan su burada küçük bir şelale oluşturduktan sonra Göksu ırmağına varıncaya kadar çevre beldelerdeki bahçe ve bağlara bereket saçar. Önümüzdeki yıllarda Ilıcapınar beldesi yakınlarında bir baraj yapılacak. Bu yüzden Çetmi beldesinin büyük bölümü baraj suları altında kalacak.
Şelale yakınlarında Çetmi’li Hamza Ayvat’ın güzel bir evi var. Bu evde S.Ü. fotoğraf topluluğunun öğrencilerle kışın da kamp yapmıştık. Arabayı evin önünde durdurup kalabileceğimiz, ateş yakabileceğimiz bir yer aramaya başladık. Doğada kamp yapmanın en güzel yanlarından biri de ateş yakarak çıtırdayarak yanan odunların sesini dinleyerek ışıl ışıl gökyüzünü izlemek ve sohbet etmektir. Hamza’nın evinin az ötesinde Çetmi belediyesinde görevli Hüseyin’in evi var. O çıkıp geldi yanımıza. Gece yarısı olmasına rağmen evine davet etti. İtirazımız kar etmedi. Hüseyin evinin balkonunu kilimlerle, minderlerle döşemiş. Koca ceviz ağaçlarının hışırtısını dinleyerek çaylarımızı içtik.
Hamza, Hüseyin’in evinin tam karşısına küçük bir mescit yaptırmış. Gelip geçen yolcuların kalabileceği böyle küçük mescitler yaylalarda da var. Gece yarısı yer aramaktansa bu mescitte yatmaya karar verdik.
Sabah kahvaltısını Çetmi Belediyesi’nin önündeki parkta yaptık. Çetmi Belediye Başkanı Osman Arı genç, çalışkan bir insan. Çetmi şenliği Ağustos ayı ortalarında yapılacak,
Bütün bu işleri o zamana yetiştirmek istiyor. Belediye görevlilerinin hazırladığı çayı içtikten sonra Hadim H. Hadimi’yi Anma, Kiraz ve Kültür ve Turizm Festivali’ne katılmak üzere Hadim’e doğru yola düştük.
Sabah’ın erken saatleri olmasına rağmen cıvıl cıvıldı Hadim. İlk durağımız İsmail Kaya’nın Kırık Çatal lokantasıydı. Bu lokantadaki çatalların hepsinin bir ucu kırık. Yalnız bir çatal sağlam ve sağlam çatal kime denk gelirse yemeği bedava yiyor
Hadim’de ilk şenlikler bağbozumu şenlikleriydi ama yörede bağcılık gerileyerek onun yerini kiraz üretimi alınca şenliğin adı da değişti. Hz. Hadimi’yi Anma, Kiraz, Kültür ve Turizm Festivali adını aldı. Burada şenlik ya da festival düzenleyenlere bir eleştirim var. Yapılan şenlik ve festivaller de yöre kültürü öne çıkarılmalı. Oysa izlediğim bütün şenliklerde hiçbir zaman yöre kültürü öne çıkarılmıyor. Dışarıdan getirtilen birkaç sanatçıyla şenlik yapıldığını sanıyorlar. Hadim’de yapılan buydu. Kiraz yarışması ve yemekten sonra gündüz programı bitti, gece ise Kültür Bakanlığı sanatçıları çalıp söylediler. Hadim’de oturanlar için bu bir değişiklik olabilir ama beldeye dışardan gelenler için hiçbir şey ifade etmiyor böyle bir şenlik.
İdrareci ve siyasetçilerin konuşmalarından sonra sırada kiraz yarışması vardı ve 105 yetiştirici katılmıştı yarışmaya. Doğrusu bu yarışmada jüri üyesi olmak istemezdim çünkü yarışmacıların önüne konulan kirazların hepsi birbirinden güzeldi. Bu bölgede kiraz üretimi arttı, bölge halkı için önemli bir gelir kaynağı oldu ama benim anlamakta zorluk çektiğim şey şu oldu. Birkaç yıl önce 4-5 milyona satılan kiraz fiyatları artacağına yarı yarıya düşmüştü. Üreticiler de bundan şikayetçiydi. Yarışmanın sonunda birinciliği Abdullah Moldaş, ikinciliği Memiş Gamgöz, üçüncülüğü Mehmet Demir aldı. Dereceye girenler Cumhuriyet altını ile ödüllendirildiler.
Yalınçevre, Hadim’in batısında, Akdağ’ın eteklerinde, kiraz üretimi ile yoksulluğu kırmaya çalışan bir beldemiz. Kiraz festivalinin bu yıl 9.su düzenlenmişti. İki dönemdir Belediye başkanlığı yapan Musa Şevik belediyenin kıt imkânları ile beldesine bir şeyler yapmaya çalışıyor. Akdağ’ın eteğinde bir su kaynağı bulmuş. Beldenin bağ ve bahçelerinin sulanması için bu kaynağı ıslah etmeye çalışmış ama bu çalışma hayli pahalıya mal olmuş ona. Yalınçevre’ye yıllardır giderim, orada gördüğün şey şu, iktidara kim gelirse gelsin Yalınçevre’ye hiçbir katkıları yok. Dedemli beldesi sapağından Yalınçevre’ye kadar iki km’lik bir yol var. Yol demeye bin şahit ister. Şenlik sırasında Hadim Kaymakamı Zekai Erdem’e sordum bu yolun akıbetini. Zekai Bey, Bolat beldesinden başlayarak bu yolların tamamının yapılacağını söyledi. Umarım olur.
Cumartesi akşamı varmıştık Yalınçevre’ye. Koca bir çamın gölgesine oturarak şenlik hazırlıklarını izledik. Bir inek ve yirmiyi aşkın küçükbaş hayvan kesmişlerdi şenlik için. Etlerin hazırlanması oldukça zahmetli bir işti. Belde halkı her şeyin düzenli gitmesi için elinden geleni yapıyordu. Kiraz şenliğini bu yıl belediye ile birlikte bir yıl önce kurulan Yalınçevreliler Kültür, Dayanışma ve Sosyal Yardımlaşma Derneği ortak olarak gerçekleştirdiler.
Her yıl yoğun bir katılım oluyor kiraz şenliğine. Gelen konuklar şenlik alanına kurulan çadırın gölgesine sığınıyorlar. Belde halkı ve konukların çoğu yamaçlardaki koca çamların koyu gölgesini tercih ediyorlar. Şenliğe katılanlara bulgur pilavı, ayran ve kavurma ikram ediliyor.
Yalınçevre kiraz şenliğinde yarışmaya yedi üretici katılmış bunların ilk dört dereceye girene Cumhuriyet altını verildi ödül olarak. Diğerlerine de tarım ilacı verildi. Bu yılın birincisi Gülderen Yaman, ikincisi İlyas Vural, Üçüncü Nihat Bilgili, dördüncü İbrahim Şimşek oldu.
Sanatçı Ahmet Çakır hem sunuculuk yaptı hem çalıp söyledi o doyumsuz türkülerimizi. Akşama doğru, yeniden görüşmek dileğiyle ayrıldık Yalınçevreli dostlarımızın arasından.