Vasiyetini yazdıkdan hemen sonra vefat etti

Vasiyetini yazdıkdan hemen sonra vefat etti

Özgür Suriye Ordusu askeri (ÖSO) Muhammed Ahmed el-Bedevi (23), vasiyetini yazdıktan yarım saat sonra hayatını kaybetti.

Ülkede meydana gelen şiddet olayları dolayısıyla sivil halkın bir kısmı komşu ülkelere kaçtı, bir kısmı da Özgür Suriye Ordusu'na (ÖSO) katıldı.

Suriye'nin güneyindeki Dera kentine bağlı Hırbet Gazale ilçesinde yaşayan Muhammed Ahmed el-Bedevi'nin de diğer Suriyeli gençler gibi özellikle Esed rejiminin Humuslu kadınlara uyguladığı şiddetten etkilenerek ÖSO'ya katıldığı belirtildi.

Ürdün'de sığınmacı olarak bulunan Muhammed el-Bedevi'nin babası Ebu Adil AA muhabirine, oğlunun hiçbir zaman şiddet yanlısı olmadığını, özellikle Humus'ta ''Özgür Humuslu Kadınlar'' olarak adlandırılan direnişe destek veren kadınlardan bazılarının göğsüne Şebbiha milisleri tarafından ''Seni seviyoruz ya Beşşar'' yazılmasının oğlunu derinden etkilediğini anlattı.

Bir gün oğlunun kendisinden ve annesinden helallik istediğini vurgulayan Ebu Adil, ''Daha sonra oğlum, kadınların namusları ile Suriye'yi Esed ve Şebbiha güçlerinden korumak için ÖSO'ya katıldı'' dedi.

Dera ilinin kuşatılmasının ardından 13 gün boyunca oğullarından haber alamadıklarını ifade eden baba, bir gün 10 yaşındaki oğlu Abdullah'ın sesini duyup yanına koştuklarında videoda Muhammed'i, Esed güçlerinin roketleriyle vurulmuş, bacakları kopmuş bir halde yerde yatarken gördüklerini ağlayarak anlattı. Görüntülerde oğullarının son nefesini vermek üzereyken Kur'an okuyup dua ettiğini gördüklerini kaydeden baba Ebu Adil, Muhammed'in vefatından yarım saat önce vasiyetini yazdığını, arkadaşlarından oğlunun el yazısıyla, üzerinde imzası, tarih ve saati belirtilmiş olan mektubunu teslim aldıklarını söyledi.

Vasiyetin ayrıntılarına ilişkin bilgi vermek istemeyen baba, yalnızca oğlu Muhammed'in annesine ''Eğer şehit olursam benim için mutlu ol'' dediğini söylemekle yetindi.

Muhammed'in kardeşi Abdullah ise ''Kanın boşa gitmeyecek kardeşim'' diyerek duygularını dile getirdi.

Ürdün'deki hayat şartlarına değinen baba Ebu Adil, çok zor koşullar altında yaşadıklarına ve daha önce aldıkları yardımların devam etmediğine dikkati çekti.