Vahye ulaşmak için aklımızı kullanalım
Hisder’de dini anlayışımızı sorgulayan Prof. Dr. İbrahim Sarmış, “Batı vahiy olmadan aklı kullanıyor. Din aklı olanlara gelmiştir. Aklı işletemediğimiz için vahyi kullanamadık. Vahye ulaşmak için akla sarılmalıyız” dedi.
Hikmet İlim Sanat Derneği’nin bu haftaki Pazartesi Sohbetleri’nde “Dini Anlayışımız” gündeme geldi. Konuşmasına Allah’a hamd ve Resulüne salad ederek başlayan ilâhiyatçı Prof. Dr. İbrahim Sarmış, Hz. Âdem’den Hz. Muhammed’e kadar indirilen vahiylerin hepsinin İslâm olduğunu ve toplumların bu vahiy öğretileriyle kurulduğunu, toplumun değer yargılarını da vahyin belirttiğini ifade etti. Toplumun din anlayışını Peygamberimizin etrafında oluşan sahabelerin oluşturduğunu, peygamberlerden sonra vahyin yanında dinsel gelenekleri oluştuğunu ve bunun yanında da helal-haram gibi öğretilerin bulunduğunu dile getiren Prof. Dr. İbrahim Sarmış, Hz. Ömer döneminde İslâmiyet’in geniş bir coğrafyaya yayıldığını ve merkeze yakı yerleşim yerlerindeki insanların eğitim sürecinden geçerken kırsal kesimlerdekilerin yeterince dinî bilgiden uzak kaldıklarını ifade etti. Bu fetihlerde sahabilerin gittikleri yerlerde İslâm ahlâkını yaşadıklarını ve Kur’an öğretilerini yaşayarak anlattıklarını belirten Prof. Dr. Sarmış, o bölge ve coğrafyalardaki insanların da sahabelerin yaşantısından peygambere inandıklarını söyledi.
ALLAH’I TANITICI ETKİNLİKLER YAPILMALI
Günümüzde Peygamberimizin doğumu, miracı ve peygamberliğiyle ilgili etkinliklerin yapıldığına dikkati çeken Prof. Sarmış, “Niye Allah’ı tanımak için etkinlikler düzenlenmiyor? Hâlbuki Allah’ı iyi tanıyan Kur’an’ı ve peygamberimizi de iyi tanıyacaktır.” dedi.
Geniş coğrafyada Müslüman olanların eski inanışlarını atamadıklarını ve bu sebeple vahyin geri planda kaldığını “Rivayet Kültürü ve Yanlış Din Anlayışı” adlı eserinden hareketle dile getiren Sarmış, “Allah'ın âlemlere rahmet olarak gönderdiği tevhid ve birlik dini olan İslâm, Emevî İslamı, Abbasî İslamı, Arap İslamı, Acem İslamı, Türk İslamı, Berberî İslamı gibi kavimlerin ve devletlerin İslam'ına yahut Harici, Sünni, Şii, Mutezili, Mürcii, Kaderi, Cebri vd. fırkaların İslamına ve örneğin Ehl-i Sünnet'in içinde de Maturidi, Eşari, Selefi, Vehhabi, Hanefi, Maliki, Şafii, Hanbeli, Reyci, Rivayetçi vd. kollarına ayrıldığı gibi her birinin kendi içinde de ayrıldığı onlarca fırka ve mezhebin İslamına dönüştü”ğünü dile getirdi.
Bütün bunların oluşturduğu inanç, bilgi, kültür ve anlayışların ne yazık ki bu hengâmede Rasulullah ve toplumuna ilişkin bilgiler arasında rivayetler olarak toplumdan derlenip kitaplaştırıldığına işaret eden Sarmış, “Doğrunun yanında, çok zaman grupların ve kültürlerin anlayışlarını yahut amaçlarını yansıtan bu rivayetler insanların İslam anlayışını ve kültürünü oluşturdu ve oluşturmaya devam etmektedir” ifadelerine yer verdi. Sarmış, “Asıl ölçü Allah’ın indirdiği Kitap olmalı. Cemaatler Risale-i Nur okumaları yerine evlerde din olarak gönderilen Kur’an okumalarını yapmalı. Bu yapılmadığı için cemaat kültürü vahyin önüne geçti. Bu gelenek hiç sorgulanmıyor. Akıl dışlanıyor, halbuki Allah insana akıl ve vahyi vermiştir. Akıl, pozitif hayatta insana rehberlik eder.” diye konuştu.
İSLAM DÜNYASI AKLI KULLANMIYOR
1.Dünya Savaşı’ndan sonra emperyalizmin İslâm dünyasını sömürmeye başladığını ve bir türlü kendimize gelemediğimize de işaret eden Sarmış, “Biz aklı dışladığımız için gelişmekte geri kaldık. Vahiy var, ama aklı kullanmıyoruz. Batı vahiy olmadan aklı kullanıyor. Din aklı olanlara gelmiştir. Aklı işletemediğimiz için vahyi kullanamadık.” dedi. İmam-ı Gazali’nin ilim elde etmede bir sözünü hatırlatan Sarmış, “Vahiy elimizde olmasına rağmen aklımızı kullanamadık. Vahiy ve aklı kullanmamız gerekir. Allah’ın indirdiği Kur’an’ı anlamaya çalışsak Müslüman bir toplum oluşur. Kur’an’ın bize vereceği bilgilerle hak ve bâtılı ayırdedebiliriz. Şu anki durumu biz kendimiz oluşturduk. Düşmana karşı silahlanınız, sözünü kulak ardı ederek bilimden, akıldan uzaklaştık. Suudi Arabistan ABD ile milyarca dolar silah anlaşması yaparken bu silahları körfez ülkelerini tehdit eden İran için kullanacak. İran da elindeki silahları Müslümanlara karşı kullanacaktır.” şeklinde konuştu. Sohbetin sonunda kendisine sorulan sorulara da cevap veren Sarmış, “Kur’an hayat kaynağıdır. Vahye ilk inananlar ezilen kimselerdir. Sırat-ı müstakim anlayışına dönmemiz gerekiyor. Aklımızı kullanarak vahye ulaşmamız gerekir” dedi. Prof. Dr. İbrahim Sarmış’a, Hisder’in teşekkür plaketini ise dernek başkan yardımcısı Mustafa Dündar verdi.Haber Merkezi
.jpg)
.jpg)