Üzülmez .Parlementer sistem çağın gereklerine uymuyor
AK Parti Konya Milletvekili Hüseyin Üzülmez İl Başkanlığı’nda basının karşısına geçerek gündemi değerlendirdi
AK Parti Konya Milletvekili Hüseyin Üzülmez İl Başkanlığı’nda basının karşısına geçerek gündemi değerlendirdi. Üzülmez’e toplantıda AK Parti İl Başkan Yardımcısı Musa Arat, İl yönetim Kurulu Üyeleri Mustafa Karaköse ile Mehmet Ali Arlı eşlik etti. İşte Üzülmez’in basın toplantısından satır başları:
“Alemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimizin doğumunun seneyi devriyesinde, bu kutlu haftada gönüllerimizin huzur dolmasını diliyorum. Yüce Allah'ın yeryüzüne gönderdiği son elçi olan Hz. Muhammed, insanların en hayırlısı, en aydınlık düşüncelisi ve hakikatin sadık emanetçisidir. Barış dini İslam, O'nun aracılığıyla insanlığa tebliğ edilmiştir. Peygamber Efendimizi Salat ve Selam ile andıktan sonra, bu hafta sizlere başkanlık sistemi konusunda bazı değerlendirmelerde bulunmak istiyorum.
YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI - UZLAŞMA KOMİSYONU
Mevcut anayasaya tekabül eden sistematik ve son hükümler görüşülüyor. Nisan sonu veya Mayıs ayı başı gibi bitirilmesi öngörülüyor. Mevcut anayasanın başlangıç ve ilk 3 maddesi görüşülmedi.
CUMHURBAŞKANLIĞI VE BAŞKANLIK SİSTEMİ
Değerli Basın Mensupları; siyaset, halka ve hakka hizmet amacına ulaşmak için, cesaretle, zamanı geldiğinde de risk alınarak yapılmalıdır. Eğer ülkede korkular varsa büyüme olmaz. Korku ve tereddütler karşısında risk alınmaz ise, hedefe ulaşılmaz. Siyasette hizmet makamında olanlar ve iş dünyamız ne kadar cesur olursa, ne kadar yürekli olursa, ne kadar girişken olursa, ne kadar risk alırsa o kadar yüksek derecede başarılı olur. Siyaset de iktidar da korkaklara göre bir yer değildir. Siyasetçi korkar ise, başbakan, bakan milletvekili korkarsa o ülke ileri doğru tek bir adım atamaz. Son 10 yılda Ak Parti iktidarında elde edilen başarıların ardında yatan gerçek şu dur ki, Türkiye cesur bir başbakanın liderliğinde yönetildiği için dünyada itibarı artmıştır. Şunu hepimiz kabul etmeliyiz ki; bürokratik oligarşi çok tehlikelidir. Çünkü bürokrat ürkektir korkaktır. Taşın altına elini koymaz riskin altına imza atmaz. Ülkemizde siyasetçinin alması gereken riski bürokrat almaz ise, bir yere varılamaz. Bürokraside hala bir çok engeller var.
Türkiye’de hizmet için risk almayı göze alamayan muhalefet partileri “Türkiye’ye parlamenter sistem yeter, Başkanlık sistemi de nereden çıktı.” diyerek Ak Parti’yi padişahlık özlemi içinde olmakla suçluyor. Belki de çıkaracakları adayların başkan olma şansını göremedikleri için endişe taşıyorlar… Şu bilinmelidir ki, Başkanlık Sisteminde de parlamenter sistem var. Başkanlık sisteminin uygulandığı Amerika’da parlamenter sistem var. Almanya, Fransa’da var. Ak Parti’nin bir süredir savunduğu Başkanlık sistemine, “Nasıl olsa biz başkan seçilemeyiz.” diyerek karşı çıkmak, biraz önce ifade etmeye çalıştığım bürokratik oligarşinin devam etmesini savunmaktır. Bugün ülkemizin ayağında adeta pranga olan bürokratik oligarşik sistemine son vermenin yolu başkanlık sistemidir. Başkanlık sisteminde karar alma çok daha hızlı olacaktır. Kimsenin endişesi olmasın, parlamentonun kontrol mekanizması başkanlık sisteminde Türkiye’de şu andakinden daha güçlü olacaktır. Başbakanımızın Sayın Recep Tayip Erdoğan’ın da her fırsatta altını çizdiği gibi, Bizim derdimiz Türkiye’yi şu andakinden çok daha ileri noktaya taşımaktır.
Değerli arkadaşlar; hafızalarınızı tazeleyin… Türkiye’nin hükümet sistemi olan parlamenter sistem, uzun yıllar boyunca siyasal istikrarsızlıkların yaşanmasına, dolayısıyla ekonomik ve toplumsal sorunların ortaya çıkmasına neden olmamış mıydı? Siyasal istikrarın olmadığı ülkede, ekonomik istikrarın da alt üst olduğu günleri hep birlikte yaşamadık mı? Öyle ki, 1961 Anayasasının yürürlüğe girmesinden 2002 yılına kadar geçen dönemde 32 farklı hükümet kurulmadı mı? Kuruldu… Başka bir açıdan bakıldığında, 41 yıllık zaman diliminde kurulan, bazıları parlamentodan güvenoyu bile alamayan 32 hükümetin ortalama görev sürelerinin 1,5 yılın altında kaldığı görülüyor.
Yine aynı dönemde, hükümet krizleri, siyasal anlaşmazlıklar nedeniyle parlamento tarafından cumhurbaşkanının seçilememesi, milletvekili transferleri, kısa süreli koalisyonlar siyasal hayatımızın kronik sorunları haline gelmiştir. Bu durum, seçimle işbaşına gelen fakat muktedir olamayan hükümetleri çıkarmıştır. Dolayısıyla siyaset kurumunun güçsüzlüğü bu alanda geniş boşluklar oluşması sonucunu doğurmuş, söz konusu boşluklar da vesayet kurumları tarafından doldurulmuştur.
Nitekim geçmişte Türkiye’de sıklıkla ortaya çıkan askeri darbeler ve vesayet yönetimi olgusu, bu durum ile yakından bağlantılıdır. Sonuçta istikrarsızlığın ürettiği ekonomik ve sosyal krizler, Türk demokrasisinin ağır yaralar almasını beraberinde getirmiştir. AK Parti’nin son on yılda attığı demokratikleşme adımları ancak güçlü tek parti hükümetleri ile mümkün olabilmiştir. Bununla birlikte parlamenter sistemin her zaman güçlü tek parti hükümetlerini ortaya çıkarması mümkün olmayabilir. Bu nedenle Türkiye’nin hükümet sisteminde bir değişime gitmesi uzun vadede ülkemizin lehine olacaktır.
Parlamenter sistemin bazı istisnai dönemler dışında gelişen Türkiye’nin ihtiyaçlarına ve çağın gereklerine ayak uyduramadığı açıkça ortaya çıkmıştır. Buradan hareketle, yeni anayasa yapma çabalarının hız kazandığı süreçte, sürekli istikrarsızlık ve kriz üreten parlamenter sistemden vazgeçmenin zamanının geldiği açıktır. Çözüm ise demokrasi içinde istikrar üreten, hızlı, etkili ve sağlıklı kararlar alınabilmesini sağlayan başkanlık sistemidir.
Son dönemde yürütülen tartışmalarla bakıldığında başkanlık sisteminin Türkiye’de yeterince tanınmadığı ve kamuoyuna bu konuda yansıyan bilgilerinin çoğunun gerçeklerle bağdaşmadığı görülmektedir. Bu nedenle, pek çok ülkede başarıyla uygulanan ve etkili sonuçlar üreten başkanlık sisteminin doğru bilinmesi bir zorunluluktur. Başkanlık sisteminin halkımıza doğru aktarılmasına Konya Basınımızın katkı sağlamasını bekliyoruz. Ayrıca parlamenter sistemin ortaya çıkardığı sorunlar düşünüldüğünde, sistemi doğru ve objektif bir şekilde anlatmak, bu ülke için elini taşın altına koymaya hazır olan insanların bir yükümlülüğü, başka bir ifadeyle milletimize karşı borcu olarak da belirmektedir.
Zira Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşmak için kaybedecek vakti ve boşa harcayacak enerjisi yoktur. Küreselleşme sürecinde ülke yönetiminde hızlı, etkili ve verimli kararlar alınabilmesi ancak başkanlık sistemine geçişle mümkün olduğunu düşünüyor; Bu duygu ve düşüncelerle, toplantımıza teşrifleriniz nedeniyle bir kez daha sizlere teşekkürlerimi sunuyorum.