Üzerinden tam 32 yıl geçti
Bugün 12 Eylül askeri darbesinin 32. yıldönümü...
12 Eylül'ün bilançosu Türkiye için çok ağır oldu.
650 bin kişi gözaltına alındı.
1 milyon 600 binin üzerinde isim fişlendi.
517 kişi ölüm cezasına çarptırıldı, bunlardan 50'si idam sehpasında son nefesini verdi.
171 isim işkenceden hayatını kaybetti.
144 kişi faili belli olmayan cinayetlerle hayata gözlerini yumdu.
Resmi kayıtlara kuşkulu ölüm olarak geçen rakam 300'dü.
Ve ağır bilanço sadece ölümlerle, işkencelerlerle ve ihlallerle olmadı.
Darbeyi yapanlar, amacını demokrasiyi sağlam temeller üzerine oturtmak olarak açıklıyordu.
O an kimse farkında değildi ama, demokrasiyi kurtaracağım derken aslında en büyük zarar demokrasiyeydi.
Öyle bir zarar ki, izi bir türlü silinemeyecek derin bir yara miras bırakılıyordu.
Olaylar usta bir senaristin kaleminden çıkmışcasınaydı.
70'lerin sonunda bir anda sokaklar karıştı.
12 Eylül darbesine kadar gerilimin dozajı bir türlü düşmedi.
Meydanlardan silah sesleri yükseliyordu.
Çatışmalar her geçen gün artıyordu.
Tetiğe niye, kimin ya da kim için bastığı belli değildi.
"Sabah devrimciyi vuran silahla öğleden sonra ülkücü öldürülüyordu"
Bu çarpıcı detay amacın başka olduğunu göstermeye yeterdi.
Darbe sürecinin olgunlaşması için özenle beklendi.
Aslında bu gizli saklı bir şey de değildi.
Darbenin mimarı Kenan Evren'e müdahale için neden bu kadar beklendiği sorulduğunda, "ortamın olgunlaşmasını bekledik" cevabını vermesi söze gerek bırakmıyordu.
Darbe olduktan sonra sokaklardaki silah sesi bir anda sustu.
Sanki hiçbir şey yaşanmamışçasına ülkede sükunet hakim oldu.
Önce dağıtılan silahlar, sonra toplandı.
Toplanan silahların sayısı 1 milyona yakındı.
Nereden geldiğiyse hiç araştırılmayacaktı..
Darbenin amacı neydi, niye yapılmıştı?
Bu soru çok kereler soruldu, çok kereler cevaplandı.
Aslına bakılırsa bu soru tam anlamıyla cevabını bulabilmiş değildi.
Çünkü sorulması gereken yerde yani mahkeme salonunda sorulmamıştı.
Bu can alıcı soru ancak 31 yıl sonra hakimin dilinden hecelenebildi.
12 Eylül Davası, 4 Nisan tarihi demokrasi için dönüm noktasıydı.
İlk kez Türkiye darbecileriyle yüzleşiyordu.
Duruşmalar biribirini takip etti.
Şimdi gözler yeni duruşmanın yapılacağı 14 Eylül tarihinde ...
Mahkeme çok önemli bir sorunun cevabını verecek.
14 Eylül günü darbenin mimarları Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'nın sanık saldalyesine oturup oturmayacağına karar verilecek.
32 yıl önce parmaklıkların arkasındaki darbe mağdurları 32 yıl sonra darbenin yıldönümünde cezaevinin önünde toplandı.
Darbe mağdurları darbecilerin yargılanmasından memnun.
Ancak bu onlar için bu kafi değil.
Tek istekleri var, geleceklerini karartan darbecilerin hakim karşısına çıkması...