Uslu: Davet kimliksiz bir duruştur
Emir Kusturica’nın 47. Uluslar arası Antalya Altın Portakal’a davet edilmesine tepkiler çığ gibi büyüyor.
Emir Kusturica’nın 47. Uluslar arası Antalya Altın Portakal’a davet edilmesine tepkiler çığ gibi büyüyor. Bosna-Herek’teki çok sayıda ünlü sinemacı ve yönetmenle, savaşta soykırımın yapıldığı Srebrenitsa'daki kadın derneklerinin yanı sıra Bosna Hersek Konya Fahri Konsolosu Ercan Uslu da Kusturica’nın davet edilmesine tepki gösterdi
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Antalya Kültür Sanat Vakfı’nca 9-14 Ekimde organize edilecek 47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne dünya sinemasının önemli yönetmenlerinden Emir Kusturica davet edildi. Kusturica’nın davet edilmesinin ardından tepkiler peş peşe gelmeye başladı. Bosna Hersek’te faaliyet gösteren kadın dernekleri ve birçok ünlü yönetmenin tepkisini çeken Kusturica’nın Altın Portakal’a davet edilmesine bir tepki de Bosna Hersek Konya Fahri Konsolosu Ercan Uslu’dan geldi. Uslu, Kusturica’nın İslam’a ve Türk milletine dil uzatmaktan çekinmeyen bir insan olduğuna dikkati çekerken, bu davetin hem Türkleri hem de Boşnakları incittiğine vurgu yaptı.
Daveti gerçekleştirilenleri kınadığını belirten Uslu, “Emir Kusturica adıyla ülkemizde duyulan, 2005 yılında vaftiz olarak Nemanya ismini alan şahıs, maalesef, Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne, jüri üyesi olarak davet edilmiş. Kusturica, İslam’a ve Türk milletine dil uzatmaktan çekinmeyen birisidir. Milletimize ve değerlerimize kin duyan ve bunu izhar eden birisinin festivale davet edilmesi, hem Boşnakları hem de Türkleri incitmektedir. Bunu gaflet olarak izah etmek mümkün değil. Bu milletimizi, değerlerimizi aşağılamaktır. Ancak, bira festivaliyle yakın zamanda gündeme gelen zihniyet, yeni bir skandalla gündeme gelmekten çekinmemektedir. Ben bu konuda, Kusturica'ya bir şey demiyorum. Adam, İslam dinine, Türk milletine düşman birisidir. Davet edenlerin, bu kimliksiz duruşlarını kınıyorum.
DAVETE VE KUSTURİCA’YA TEPKİLER ÇOK SERT
Belgrad'da yaşayan, “sanatçı ve sinemacı” kişiliğinden ziyade “siyasi” söylemleriyle ülkesinde bilinen Kusturica'nın Altın Portakal Film Festivaline davet edilmesine, Bosna-Hersek'teki çeşitli sivil toplum örgütleri, sinemacı ve yönetmenler tepki gösterdi. Birleşmiş Milletler, Avrupa Parlamentosu ve Lahey'deki uluslararası mahkemece savaş yıllarında soykırım suçu işlendiği kabul edilen Srebrenitsa'da kocasını, oğlunu, kızkardeşini ve akrabalarından 22 kişiyi kaybeden Srebrenitsa ve Zepa Anneleri Derneği Başkanı Munira Subaşiç, Kusturica'nın festivale jüri üyesi olarak davet edilmesi karşısında şaşkınlığa uğradığını söyledi.
“Bu hiç adil olmayan ve utanç verici bir durumdur” diyen Subaşiç, savaş suçluları Slobadan Miloşeviç, Radovan Karaciç ve Ratko Mladiç'in destekçisi olan bir kişinin Türkiye'ye gitmesi ve orada konuk olmasını “çok utanç verici bir durum” olarak değerlendirdiğini söyledi. Bosna-Hersek savaşı başlarında Srebrenitsa'da öğretmen olan kocasını kaybeden ve oradaki katliamlara tanık olan Şahida Abdurahmanoviç de Kusturica'nın Türkiye'ye davet edildiğini duyduğunu ve bunun bir “şaka” olacağına inandığını söyledi. Ancak olayın gerçek olduğunu öğrendikten sonra, büyük hayalkırıklığına uğradığını belirten Abdurrahmanoviç, “Saraybosnalı biri olarak, Bosna soykırımını hiçe sayan bu insan hakkında Türk kardeşlerimizin pozitif bir şey söyleyeceklerini düşünmüyorum. Kusturica, yaptığı açıklamalarla, ait olduğu milleti hakkında düşündüğü her şeyi açıkça sergiledi. Onun Türkiye'deki bir festivale davet edilmesi fikrinin nereden geldiğini bilmiyorum, ama inanıyorum ki kaderimizi, Boşnakların yaşadığı katliamları bilen Türk dostlarımız buna tepki göstereceklerdir” dedi.
SİNEMA SANATÇILARINDAN TEPKİ
Bosna-Hersek'te çok sayıda filme imza atan, reklam filmleriyle de bilinen yönetmen Pyer Jalitsa, çok başarılı bulduğu Antalya Film Festivaline Kusturica yerine, bu bölgeden başka bir yönetmenin de seçilebileceğini belirtti. “Ben bir festival organize etsem Kusturica'yı jüriye davet etmezdim, ama istediğini yapma özgürlüğüne sahip başka bir festivalin işlerine karışamam” diyen Jalitsa şöyle konuştu: “Kanuni açıdan Kusturica'nın o festivalde olmaması için hiçbir neden yok, ama Türkiye'de ve bu bölgede yaşayan Boşnakların buna gösterdiği tepkiyi çok iyi anlıyorum.
Tepkiler çok mantıklı. Onları hiçe saymamak gerekiyor. Eğer festivalinize tanınmış kişileri davet ediyorsanız diğer insanların da onlara tepki gösterebileceğine kendinizi hazırlamanız gerekiyor. Kusturica'nın çok iyi bir film yönetmeni olduğu büyük bir gerçek, ama tabii ki çok tartışma yaratan, siyasi anlamda yaptığı açıklamalara insanların tepki gösterebilmeleri de başka bir gerçek. Kusturica, sanatçı kişiliğinden ziyade, siyasi kimliğiyle ön planda bulunan biridir.” Bosna-Hersekli tiyatro ve sinema oyuncusu Ermin Siyamiya da Kusturica'nın 47. Uluslararası Antalya Film Festivaline davet edilmesine anlam veremediğini söyledi.
EMİR KUSTURİCA KİMDİR?
Bosna-Hersek'te 1992-1995 yılları arasında 300 bine yakın insanın katledildiği, tecavüzlerin, soykırımların yapıldığı, tarihi eserlerin, kütüphanelerin, köprülerin, camilerin yıkılıp yakıldığı bir dönemde Kusturica'nın Çetnikleri destekleyen açıklamaları, aradan geçen yıllara rağmen Bosna-Hersek'te unutulmadı. Savaş döneminde sistematik tecavüze uğrayan kadınlara yönelik, “Meseleyi lüzumundan fazla abartıyorsunuz”, “500 yıl önce zaten hepimiz Sırptık, yeniden Sırp ve Hıristiyan olalım, mesele bitsin” şeklindeki açıklamaları Bosna-Hersek'teki basın tarafından savaş yıllarında sıkça eleştirilen Kusturica, Mayıs 2005'te Belgrad'da vaftiz edilerek Ortodoks oldu ve “Nemenja” adını aldı. Yaşar Sarı-memleket.com.tr