Ali Şeker
“Üretici Üretmiyor” Söyleminin Arkasındaki Gerçekler
“Üretici üretmiyor” söylemi sıkça duyulur; ama rakamlar ve saha gerçekleri gösteriyor ki, sorun üretici değil, üretim ortamının kendisindedir.
Gündemde sıkça duyduğumuz bir cümle vardır: “Üretici üretmiyor.” Tarım ekonomisti olarak rakamları incelediğimde, üretimin aslında var olduğunu ama çeşitli engellerle sekteye uğradığını görüyorum. Sosyolog gözüyle bakınca, bu söylemin toplumsal algıyı şekillendirdiğini ve üreticiye haksız bir suçlama yüklediğini fark ediyorum. Psikolojik danışman olarak eklerim: Suçlayıcı söylem, üreticide motivasyon kaybına yol açar ve aidiyet duygusunu zedeler. Felsefi açıdan ise, üretim sürecini sadece bireysel çabaya indirgemek, tarımı ve emeği yanlış anlamaktır.
Üretici Neden “Üretmiyor” Gibi Görünüyor?
Genel ve tüm Dünya ülkeleri için bir değerlendirmek yapmak gerekirse;
- Gelir ve Maliyet Dengesizliği:
Tarımsal girdi maliyetleri hızla yükseliyor; gübre, ilaç, tohum ve enerji giderleri, ürün fiyatlarının üzerinde seyrediyor. Üretici, zarar etme riskiyle karşı karşıya kaldığında üretimden kaçınır; bu, üretmiyor gibi görünmesine neden olur. - Destek Sistemlerinin Kısa Vadeli Olması:
Tarım destekleri genellikle yıllık veya geçici planlarla yapılır. Uzun vadeli planlama ve güvence olmadığında, üretici yatırım yapmaya çekinir. - Pazar ve Alım Garantisi Eksikliği:
Üretici, ürününü satacağından emin değilse, üretim planını küçültür. Pazarlama zincirindeki belirsizlik, stoklama ve fiyat dalgalanmaları üretimi sınırlar. - Çevresel ve İklimsel Riskler:
Kuraklık, sel, don gibi iklimsel riskler üretim kararlarını doğrudan etkiler. Üretici, riski minimize etmek için üretimi azaltabilir. - Genç Neslin Tarımdan Uzaklaşması:
Kırsalda iş fırsatlarının kısıtlı olması ve şehirlerin cazibesi, genç çiftçilerin üretimden uzaklaşmasına yol açıyor. Bu, üretimin sürekliliğini tehdit ediyor.
Asıl Gerçek
Üretim kaybı, bireysel tembellikten değil; ekonomik, sosyal ve yapısal engellerden kaynaklanıyor. Tarım ekonomisinin temel ilkesi şudur: Üretim, üreticiye güven ve destek sağlandığında artar.
- Üreticiye gelir güvencesi verilmezse, üretim azalır.
- Üreticiye teknoloji ve eğitim desteği verilmezse, verim düşer.
- Üreticiye pazarlama ve planlama güvencesi verilmezse, üretim riskli hale gelir.
Kısacası, üretmiyor gibi görünen üretici aslında üretimi sürdürebilmek için engellerle mücadele ediyor.
Çözüm Önerileri
- Uzun Vadeli Destekler: Üreticinin güvenle yatırım yapabileceği bir ortam sağlanmalı.
- Fiyat ve Pazar Garantisi: Ürünlerin adil fiyatlarla ve istikrarlı bir biçimde alımı garanti edilmeli.
- Eğitim ve Teknoloji Desteği: Modern tarım teknikleri ve dijital uygulamalar üreticinin verimini artırmalı.
- İklim ve Risk Yönetimi: Sigorta ve afet önleme mekanizmaları güçlendirilmeli.
- Gençlerin Tarıma Teşviki: Kırsalda sürdürülebilir gelir fırsatları yaratılmalı.
“Üretici üretmiyor” söylemi, çoğu zaman kolaycı bir suçlama mekanizmasıdır. Tarım ekonomisi bize öğretir ki, üretim sürdürülebilir ve stratejik bir şekilde desteklenirse, üretici her zaman üretir. Toprak, üreticinin emeğiyle hayat bulur; engeller kaldırıldığında ise, üretim kaçınılmazdır.
Unutmayalım: Üreticiyi suçlamak yerine, üretim ortamını düzeltmek, gıdanın, ekonominin ve toplumun güvenliğini sağlamak demektir. Toprağı terk etmeyen üretici, geleceği de güvence altına alır.