Üniversite E. Güngör’ü unuttu

Üniversite E. Güngör’ü unuttu

Gazetemiz yazarı Yaşar Çalışkan, Konya Aydınlar Ocağı’nın Sille Salı Sohbeti’nde, Vefatının 23. Yılında Prof. Dr. Erol Güngör’ü anlatırken “O, eserleriyle yaşayan bir bilim adamıydı” dedi.

‘Erol Güngör eserleriyle yaşıyor!’


Selçuk Üniversitesi’nin kurucu Rektörü Prof. Dr. Erol Güngör, vefatının 23. yıldönümünde Konya Aydınlar Ocağı tarafından Sille Kültür Evi’nde düzenlenen Salı Sohbeti’nde anıldı.


Gazetemiz yazarı Yaşar Çalışkan, Erol Güngör’ü “eserleriyle yaşayan bir bilim adamı” olarak değerlendirdi. Çalışkan, “Erol Güngör hocamız 1938'de Kırşehir'de doğdu. İlk ve orta tahsilini Kırşehir'de tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi. 1971 yılında doçent, 1978 yılında profesör oldu. 1982 yılına kadar aynı fakültede Sosyal Psikoloji dersleri veren hocamız, 1982 Temmuz ayında Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü'ne tâyin edildi” dedikten sonra onunla ilgili şu tesbitlerde bulundu:  “Çok sakin ve melek huylu bir insandı. Çok dinler ve az konuşurdu. Osmanlı ve tarih sevdalısı bir kişiydi. Milli düşünceye sahip çıkan bütün dergilere yazı yazar ve kesinlikle aksatmazdı.”


Erol Güngör’ün Selçuk Üniversitesine rektör olmasını “Konya için büyük bir şans” olarak nitelendiren Çalışkan, “Onun rektör olmasıyla Türkiye’nin dört bir tarafından öğretim görevlileri Selçuk Üniversitesi’ne gelmek için âdeta yarış ederdi. Ama bugün bakın üniversite ne alemde? Üniversitenin sesi bile çıkmıyor! Hatta kurucu rektörünün ismi bile yaşatılmaktan aciz!” diye konuştu.


Prof. Güngör’ün, sadece Türkiye’de değil, dünyanın dört bir tarafında sayılan sevilen bir bilim adamı olduğuna dikkat çeken Çalışkan, “Erol Güngör hocamızı çok iyi tanıyan ve hayatta olan Beşir Ayvazoğlu diyor ki: ‘Bana biri çıkıp Türk aydını nasıl olmalı diye sorsa’ ben Erol Güngör derdim. Evet, bir başkası ise Erol Güngör’ün bir gün sonraki yazılarını iple çekerdim diyor. Kısacası Güngör hocamız 45 yaşında hayatını kaybetmesine rağmen yaşadığı dopdolu hayat ve geride bıraktığı eserlerle yaşamaya devam eden nadir insanlardın biridir” dedi.


‘Ülkücülük, faşizme karşı doğdu!’


Aydınlar Ocağı’nın davetlisi olarak gelen Araştırmacı-Yazar Hakkı Öznur da “Bütün Yönleriyle Ülkücü Hareket”i anlattı.


Seçkin davetlilere, ülkücülüğün tarihini ve doğuşu hakkında bilgi veren Öznur, “Ülkücülük yani milliyetçilik 3 Mayıs 1944 yılında doğdu. Türkiye’de tek partinin yani şeflik döneminin hakim olduğu CHP faşizmine karşı doğan ülkücülüğü anlatmak gerçekten ateşten bir gömlek giymek gibidir. Geçmişe döndüğümüzde öncelikle şunun iyi bilinmesi gerekir. Türkçülük Cumhuriyeti kuran iradedir. Buna rağmen CHP tek parti döneminde ülkücü harekete savaş açmasından dolayı milliyetçiler ciddi anlamda sıkıntılar çekmiştir. Bunun neticesinde 1944 yılında aralarında Nihal Adsız ve Alpaslan Türkeş gibi Türk Milliyetçiliği fikrinin önemli şahsiyetlerinden 23 kişi, İsmet İnönü tarafından hapse atıldı. Ama insanların Alparslan Türkeş’e bir sevgisi vardı. Türkeş ise herhangi bir partiye mensup değildi. 1946 yılında Demokrat Parti kuruldu. Ardından DP’den kopan bir kısım insanlar da Millet Partisi’ni kurdu. Bugün türbanlı kızlarımızı Suudi Arabistan’a gönderen ve Din, Allah, Kur’an kavramlarıyla insanları bugüne kadar kandıran Süleyman Demirel, o dönemlerde de inançlı insanların kurmuş olduğu MP’yi hedef göstermiş ve düşmanlık etmiştir. Yaşanan bu süreçlerin ardından Türkeş ve arkadaşları Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’ne geçti. 1965 yılında yapılan seçimin ardından ise Alpaslan Türkeş partinin yani CKMP’nin genel başkanı oldu” dedi. Partinin ismi amblemi ve sloganı ile ilgili olarak Öznur, dinleyicilere şu bilgileri verdi.


“CKMP’nin ismi ilk kez 1969 yılında Adana’da yapılan kongrede ele alındı. Bazı partililer partiyi şahlandıracak isim ve ambleme ihtiyaç olduğunu belirtmesinin ardından gündeme geldi. Bunun üzerine partinin ismi Milliyetçi Hareket Partisi, amblemi ise üç hilal oldu. Bundan sonra ise MHP günümüze kadar geldi ve vatan millet için hizmetlerini sürdürmeye devam ediyor.”


Mustafa Varol-Memleket