UETD'den İdam kararlarına tepki

UETD'den İdam kararlarına tepki

Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) İngiltere Başkanı Ünlüer:

 İngiltere'deki uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri, Mısır'da, "şiddete teşvik ve karakollara saldırı" iddiasıyla yargılanan sanıklar hakkında verilen idam ve müebbet hapis cezalarından endişe duyarken, uluslararası toplumun ve Batılı hükümetlerin ülkede yaşananlara karşı tepkilerini eleştiriyor.

Mısır mahkemesinin aldığı son idam kararlarını ve yüzlerce kişinin müebbet hapis cezası verilmesini  Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) İngiltere Başkanı Muttalip Ünlüer, kararı "insanlık ayıbı" olarak değerlendirdi.

Ünlüer, kararın hiçbir hukuki temeli olmadığını vurgulayarak, "Mısır'daki mahkemeler cuntanın emriyle hareket ediyor. Bu nedenle insanların verdiği demokrasi mücadelesi, insan hayatının kaybı onlar için önemli değil" dedi.

"İdam ve müebbet hapis cezasına çaptırılan yüzlerce Mısırlının yalnız olmadığını bir şekilde onlara hissettirmemiz lazım" diyen Ünlüer, tüm dünyanın elinden geldiğince kararı protesto etmesi gerektiğini söyledi.

Uluslararası topluma, "Mısır'da demokrasi mücadelesi veren bu kardeşlerimizle dayanışma içerisinde olmamız gerekiyor" mesajı verdiğini belirten Ünlüer, bu kararın ülkede daha fazla kaosa yol açmak için planlandığını vurguladı. Ünlüer, "Cunta yönetimi ve destekçilerinin gizli planı halkı isyana sürükleyerek, Müslümanları ayaklandırarak Mısır'ı bir Suriye'ye çevirmek" dedi.

- "Cunta her muhalif sesi susturmaya kararlı" -

Mısır'da demokrasinin yeniden sağlanması için çalışmalar yürüten "İngiltere'de Yaşayan Demokrasi Taraftarı Mısırlılar BE4D" adlı grubun sözcüsü Alaa Muhammed, "Yozlaşmış adli sistemin kendi toplu idam cezası rekorunu kırıyor olduğunu görmek çok utanç verici" dedi.

Muhammed, Mısır'da yaşanan gelişmelerin artık sadece Müslüman Kardeşler'le ilgili olmadığına vurgu yaparak, şöyle konuştu:

"Askeri cunta artık her muhalif sesi susturmaya kararlı. Mısır'daki herkes; İslamcı, liberal, laik, demokrasi çağrısı yapan herkes ya öldürülüyor ya da yasadışı olarak tutuklanıyor. Aslında adaletin karşısına çıkarılması gerekenler, Mısır halkına karşı günlük bazda insan hakları suçu işleyen ordudur. Darbeciler, bu açık seçik sistematik 'muhalefetin kökünü kurutma' kampanyasıyla nasıl 'seçim', 'uzlaşma', 'kapsayıcı olma' ifadelerini kullanıyorlar?"

Batılı ülkelerin Mısır'daki darbeye karşı duruşlarını da kınadığını kaydeden Muhammed, "Batı, günlük sistematik ilhallere karşın darbe yöneticilerine herşey normalmiş gibi tavır sergiliyorlar. Mısır tarihindeki en berbat toplu katliamdan sonra darbe generallerine karşı herhangi bir eylem, yasaklama veya malvarlıklarını dondurma görmedik. Dolayısıyla cezadan muaf olma ve  'dünya liderlerinin' utanç verici sessizliği makhemenin verdiği karar gibi tüm bu skandalların önünü açtı" ifadelerini kullandı.

- "Cezalandırmanın temeli bozuk"

Britanya Müslüman Birliği (MAB) Başkanı Dr. Ömer El- Hamdun da, mahkemenin kararını kınayarak kitlesel cezalandırma kavramını "saçmalık" olarak nitelendirdi.

El-Hamdun, aynı mahkemenin daha önce haklarında idam cezası verdiği 528 kişi hakkındaki dosyanın karara bağlanmasını ve 491 kişinin cezasının müebbet hapse çevirmesini ise, "Cezalandırmanın temeli bozuk. Bu nedenle ilk verilen karar mantıksız ve gülünç. İdam cezasını ömür boyu hapis cezasına çevirmek, mahkemenin saçmalığının devamı" diyerek değerlendirdi.

Mısır'da yaşanan gelişmelerle uluslararası toplumun gerçek yüzünün ortaya çıktığını belirten El-Hamdun, "Mısır, demokrasinin yolundaydı ancak askeri darbeyle rayından çıktı. Uluslararası toplum, demokrasi ve insan haklarını savunmada başarısız oldu. Mahkemenin vermiş olduğu karar demokrasiyi desteklediklerini iddia eden Batılı hükümetlerin süregelen riyakarlığının bir parçası" diye konuştu.

El-Hamdun, uluslararası topluma, tarafsızlık ve adalet için ayağa kalkma çağrısı yaparak, "Çünkü bu iki öğe, dünyanın düzeni ve refahı için en önemli iki temel. Demokrasi ve değişim çağrısı yapanlar hedef alınmaya devam edildiği sürece Mısır'da hiçbir zaman istikrar sağlanamayacak" dedi.

Uluslararası Af Örgütü'nün Ortadoğu ve Kuzey Afrika Programı Direktör Yardımcısı Hassiba Hadj Sahraoui da, mahkeme kararına ilişkin yaptığı açıklamada, verilen kararların Mısır'ın adalet sisteminin ne kadar gaddar ve seçici hale geldiğinin bir kez ortaya koyulduğunu belirterek, "Mahkeme, adil yargılanma ve güvenirlik gibi temel prensipleri küçümsemiştir. Mısırlı yetkililerin, mevcut sistemin adil ve tarafsız veya bağımsız olmadığını kabul etme zamanı gelmiştir" dedi.

Kaynak:Haber Kaynağı