Üçok'tan Yargıtay Üyeleri Hakkında Suç Duyurusu
Emekli Askeri Savcı Albay Üçok, "hipnoz davası" olarak bilinen davayla ilgili Yargıtay 8. Ceza Dairesi Başkanı ve dönemin daire üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu- Üçok:- "Benim gibi daha onlarca, yüzlerce kişinin ne yazık ki bugün terör örgütü olar
ANKARA (AA) - Ferdi Türkten - Emekli Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcısı Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok, kamuoyunda "hipnoz davası" olarak bilinen davada aldığı cezayı onayan Yargıtay 8. Ceza Dairesi Başkanı ve dönemin daire üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kuruluna suç duyurusunda bulundu.
Üçok, başvurusunun ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk hukuk tarihinin en karanlık döneminin, paralel yapının yargıya hakim olduğu dönemde yaşandığını, yargıçların dışında bir yapının kontrolünde yargılama ve soruşturma işlemlerinin yürütüldüğünü söyledi.
Kendisinin, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Başsavcısı olarak Kayseri'de kamuoyunda "hipnoz davası" olarak bilinen bir soruşturma yürüttüğünü anlatan Üçok, bu soruşturmanın esasında "Fetullah Gülen cemaatinin TSK içerisindeki illegal yapılanmasına ilişkin olarak yürütülen ilk ve son soruşturma" olduğunu ifade etti.
Üçok, paralel yapının o dönemde TSK'da hücre tipi yapılanma içerisinde olduğunu, TSK'ya ait gizli emirleri çalarak değiştirip TSK'nın kriptolu yazışma sistemine soktuklarını, sahte emirlerle TSK'yı sözde terör örgütleriyle ilişkilendirmeye çalıştıklarını ve TSK personelini fişlediklerini tespit ettiklerini aktardı.
Bu tespitlerinin, örgütü çok rahatsız ettiğini bildiren Üçok, bu nedenle hakkında her türlü suçlama yapıldığını, Kayseri'de TSK personelini fişleyenlerin ifadelerini yok saydırmak amacıyla, 30'dan fazla rapora karşın "hipnozla işkence" yapmak gibi bir suçlamayla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Üçok, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından da tanık dinlenmesi, muayene yapılması, adli tıbba başvurulması gibi taleplerinin tamamının reddedildiğini belirterek, 7,5 yıl hapse mahkum edildiğini anlattı.
Bunun üzerine bütün bu süreçlerde yapılan hukuksuzlukları anlatan çok ayrıntılı bir temyiz dilekçesi verdiklerini dile getiren Üçok, temyizi Yargıtay 8. Dairesinin incelediğini söyledi.
Üçok, "Yargıtay 8. Dairesi, oy birliğiyle bütün temyiz taleplerimizi yok sayarak, adeta hukuku katlederek, bizim mahkumiyet kararımızı onadı. Bu karardan sonra tabi ki toplum nezdinde işkence yapmak gibi aşağılık bir suçla karşı karşıya kaldım. Silahlı kuvvetlerden atıldım. Çocuklarım, ailem, her ne kadar suçlu olmadığımızı biliyor olsak da toplum içerisinde bu utançla yüz yüze kaldı" diye konuştu.
- "Örgüt üyeliğinden suç duyurusunda bulundum"
Daha sonra, Anayasa Mahkemesince yargılanmasıyla ilgili hak ihlali yapıldığına ve adil yargılanma hakkı ile savunma hakkının kısıtlandığına karar verildiğini hatırlatan Üçok, şu ifadeleri kullandı:
"İyi ki bu ülkede hala yargıçlar var. Yoksa benim gibi daha onlarca, yüzlerce kişinin ne yazık ki bugün terör örgütü olarak adlandırılan bir cemaatin mensupları tarafından hukuk adı altında hayatları karartılmakta, haksız ve hukuksuz olarak hapsedilmektedirler. Buna tepki olarak bana bu yapılanların karşılıksız kalmaması için bu kararı onaylayan 8. Ceza Dairesi başta başkan ve diğer 4 üye olmak üzere onlarla ilgili olarak 'suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüt üyesi olmak, bu örgüt faaliyeti kapsamında adil yargılamayı etkilemek, suç atmak ve görevi kötüye kullanmak' suçlarından suç duyurusunda bulundum. Umuyorum ki başkanlar kurulumuz, bu kişilerle ilgili yargılama yolunu açacak kararı verecektir. Bu kararı verdikten sonra bu süreçte bana ve hukuk adına yapılan hukuksuzlukların neler olduğunun bütün kamuoyu tarafından görülmesi umarım sağlanır ve bundan sonra hiç kimse ne benim ne de diğer benim gibi arkadaşların maruz kaldıkları bu hukuksuzluklara bir daha maruz bırakılmazlar."
- "Hukuksuzluklar tek tek yargı önüne çıkarılıyor"
Paralel yapıyla ilgili soruşturmalara değinen Üçok, tüm kamu kurum ve kuruluşlarında, bakanlıklarda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yön göstericiliğiyle, liderliğiyle bu yapıya karşı büyük bir mücadele yürütüldüğünü, bütün kurumlarda cemaat mensuplarının işledikleri suçların, yaptıkları hukuksuzlukların tek tek yargı önüne çıkarıldığını söyledi.
Bunun tek istisnasının TSK olduğunu ifade eden Üçok, "Bütün kurumlarda Fetullah Gülen cemaati mensupları varken TSK'da bunların olmadığını söylemek hayatın olağan akışına aykırı. Kaldı ki ben savcı olarak 2009 yılında bu cemaatin TSK içerisinde illegal olarak yapılandığını delilleriyle tespit ettim" değerlendirmesinde bulundu.
Üçok, "İnşallah, bu konuda da sayın Cumhurbaşkanımızın ve hükümetin kararlı tutumuyla TSK içerisindeki bu terör örgütünün, suç örgütünün mensupları temizlenir, onlar da silahlı kuvvetlerden dışlanır, atılırlar" diye konuştu.


Kaynak: