TYB'de Divan Şiiri konuşuldu
Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi'nde her Cumartesi mutad hale gelen Havuzbaşı Sohbetleri'nin bu haftaki konuğu SÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alim Gür'dü.
Murat GÜZEL
Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi'nde her Cumartesi mutad hale gelen Havuzbaşı Sohbetleri'nin bu haftaki konuğu SÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alim Gür'dü. Koordinatörlüğünü öykücü Abdullah Harmancı'nın yaptığı programda Alim Gür, Attila İlhan'ın "Tarz-ı Kadim" isimli şiirini tahlil etti.
Programın açılış konuşmasını yapan TYB Konya Şubesi Başkanı Ahmet Köseoğlu, her hafta yaklaşık 40-50 kişilik bir dinleyici kitlesine ulaşan programlar yaptıklarını belirterek bazı haftalarda program sayısının 3'ü, 4'ü bulduğunu belirtti. Konuşmasında Ün TV yetkililerine de teşekkür ederek, "Ün TV'nin kültür ve sanat programlarının tanıtımını yaparak gerçek bir ünieversite televizyonunun yapması gerektiğini yapıyor" dedi. Programları, önceki yıllarda olduğu gibi, kitap haline getirerek kalıcılaştıracaklarını belirten Köseoğlu'nun konuşmasından sonra katılımcılara Attila İlhan'ın kendi sesinden "Sisler Bulvarı", "Pia" gibi şiirleri CD'den dinletildi.
Tarz-ı Kadim şiirinin tahlilini yaptığı konuşmasında ise Doç. Dr. Alim Gür, önce şairin hayatını, sanat ve şiir anlayışını konu edindi. İlhan'ın 16 yaşında komünizm propagandası yapmaktan tutuklandığını belirten Gür, onun sosyalist bir şair olduğunu, şiir anlayışını "toplumsal gerçekçi" olarak adlandırdığını ifade etti. İlhan'ın şiir anlayışını şiir kitaplarının arka sayfalarında yer alan "Meraklısına Notlar" kısmında dile getirdiğini, bu anlayışın toplumsal gerçeklere dayalı olduğunu, ancak siyasal propaganda amacı gütmediğini belirten Gür, buna rağmen Attila İlhan'ın bir çok şiirinde "aşk" gibi bireysel temalara da yer verdiğini kaydetti. İlhan'ın şiirlerinde boğuk, karanlık, sisli, bunaltıcı bir atmosferin yer aldığını, İlhan'ın parlak, çarpıcı imgelere sık sık başvurduğunu vurgulayan Gür, böylelikle onun lirik, romantik bir şiire ulaştığını belirtti.
Tarz-ı Kadim şiirini dinleyicilere okuyarak tahlil ettiği bölümde ise Gür, ilhan'ın bu şiirini babasına ithafen yazdığını belirttiğini, bu şiirdeki amacının "Divan Şiiri"ni yermek olduğunu, ancak işin içinde babasının şiir anlayışı da bulunduğu için yergisinde mutedil davrandığı vurguladı. İlhan'ın bu şiiri yazmasındaki asıl saikin ise Abdülbaki Gölpınarlı'nın "Divan Edebiyatı Beyanındadır" adlı kitabında divan şiirine yönelttiği sert eleştiriler olduğunu kaydeden Gür, İlhan'ın sonradan "Tarz-ı Kadim" şiirini yazmakla hata ettiğini itiraf ettiğini onun sözlerine dayanarak söyledi.
Programın soru-cevap kısmında söz alan Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Tekin de, edebiyat ve sanatla ilgili akademisyenler olarak Namık Kemal ve Abdülbaki Gölpınarlı'nın yaptığı tahribatı hala gideremediklerini dile getirdi. Attila İlhan'ın, o kadar şiir kitabı içinde kendisinin sadece "Ben Sana Mecburum" ve "Baki'ye Gazel" şiirlerinin kendisinde yer ettiğini vurgulayan Tekin, kısa konuşmasını "Baki'ye Gazel" şiirini okuyarak tamamladı.