Türkmenoğlu gündemi değerlendirdi
AK Parti Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu, düzenlediği basın toplantısıyla gündemi değerlendirdi
AK Parti Konya İl Başkanlığı binasında gerçekleşen basın toplantısında Türkmenoğlu’na AK Parti Konya il başkan yardımcıları Mustafa Dündar ve Mustafa Varol eşlik etti.
Türkmenoğlu, ''Ankara-Konya arası yüksek hızlı trenin (YTH) sefer sayısı yeni setlerin devreye girmesiyle ilk etapta 30'a çıkacak'' dedi.
Ülke ve Konya gündemini değerlendiren Türkmenoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları'nın (TCDD), Ankara-Konya arası yüksek hızlı tren hattında artan talebi karşılamak amacıyla 6 tren seti daha almak için bu ay içerisinde ihaleye çıkacağını ifade ederek şu ifadeleri kullandı:
HIZLI TREN DAHA DA HIZLANIYOR…
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları(TCDD), Ankara - Konya Yüksek Hızlı Tren(YHT) hattında artan talebi karşılamak ve karşılıklı sefer sayısını artırmak amacıyla 6 tren seti daha almak için bu ay içerisinde ihaleye çıkacak. Ankara - Konya Yüksek Hızlı Treni daha da hızlanacak.
Ankara-Konya YHT hattında hali hazırda kullanılan tren setleri saatte en fazla 300 kilometre hız yapabiliyor ve saatte 250 kilometre işletme hızıyla çalıştırılıyor. Yeni alınacak tren setleri ise saatte 350 kilometre maksimum hıza sahip olacak ve saatte 300 kilometre işletme hızıyla çalıştırılacak. İki il arasında 1 saat 30 dakikalık sefer süresi, Ankara-Sincan arasında hizmete geçecek Başkentray’ın tamamlanmasıyla 1 saat 20 dakikaya, saatte 350 kilometre hız yapabilen YHT setlerinin işletmeye alınmasıyla da 1 saat 15 dakikaya inecek. Ankara - Konya arasındaki karşılıklı 8 seferle başlamış, gördüğü yoğun ilgi nedeniyle talebi karşılamak için geçen yıl Aralık ayından itibaren seferler karşılıklı 14'e çıkarılmıştı. Daha sonra eklenen iki seferle birlikte şu anda günlük karşılıklı 16 sefer gerçekleştirilen hatta yeni setlerin devreye girmesiyle sefer sayısı ilk etapta 30’a çıkacak.
Ankara-Konya YHT hattında çalıştırılmak üzere yeni alınacak tren setleri, 480 koltuk kapasiteli olacak. Yeni alınacak 6 tren setinin 3 yıl içerisinde yapımının tamamlanarak peyderpey hizmete girmesi öngörülüyor. Birim fiyatı yaklaşık 30 milyon avro olan tren setleri için finansman, İslam Kalkınma Bankası’ndan sağlanacak. İslam Kalkınma Bankası’ndan 6 tren seti için 12 yıl vadeli 175 milyon avroluk kredi alınacak. Kredinin geri ödemesi proje bitiminden itibaren başlayacak.
DANİMARKA’DA ANADOLU KÜLTÜR GÜNLERİ
Türk İşadamları Derneği DATİAD, THY ve Turizm Müşavirliği tarafından Danimarka’nın başkenti Kopenhag’ta bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Anadolu Kültür Günleri Programı’na Milli Eğitim Bakan Yardımcımız Orhan Erdem, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcımız Abdurrahman Arıcı ve milletvekillerimiz ile birlikte katıldık. 2 gün süren ve Türkiye’den çok sayıda sanatçı ve davetlinin katıldığı bu güzel festivalde Türk kültürü, yemek ve tatlılarımız ikram edildi. Gerçekten güzel bir festival oldu.
Bildiğiniz gibi Anadolu, birçok etnik grubu bünyesinde barındırıyor. Bu nedenle etkinliğe, hiçbir etnik ayrım yapmadan Anadolu Kültür Günleri adı verilmesi takdire şayandır. Anadolu’nun kültür ve uygarlığını Danimarkalılara tanıtma misyonu üstlenen etkinlik, hoşgörü ve sevginin, birlik ve beraberliğin en güzel örneğidir. Bu bağlamda etkinliğin yapılmasında emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.
TÜRKMENİSTAN ZİYARETİ
İki hafta önce TBMM Başkanlığı adına ve TBMM Başkanımız Sayın Cemil Çiçek’in görevlendirmesi ile “Türkmenistan Anayasası’nın Kabulünün 20. Yıldönümü Etkinlikleri”ne katılmak için Türkmenistan’a önemli bir ziyarette bulundum. Türkmenistan Devlet Başkanı Sayın Gurbanguli Berdimuhamedov bizi makamında kabul ederek bizleri onurlandırdı. Sayın Devlet Başkanı görüşmemizde, Türkmen ve Türk halklarının uzun yıllardan gelen güçlü dostluk ve kardeşlik bağlarının olduğunu ve iki ülke arasındaki ikili münasebetlerin mevcut seviyesinden duyduğu memnuniyeti ifade etti. Sayın Devlet Başkanı ile iki ülke arasındaki parlamentolar arası işbirliği konularında da görüş alış verişinde bulunduk. Ziyaretimizde Türkiye olarak Türkmenistan ile ikili ilişkilerimize daha çok önem vermemiz ve ilişkilerimizi her alan da daha ileri götürmemiz gerektiğini açıkça gördük.
DARBELER VE DARBECİLERLE MÜCADELE
Yıllarca baskıyla, tehditle, korkuyla milletin AK Parti ile kucaklaşmasını engellediler. Ama Allah’a şükürler olsun ki milletimiz her zaman doğruyu haklıyı gördü. Bakın bugün darbeler ve darbeciler yargı önünde hesap veriyor. Bunun tek bir anlamı var; ‘Bu ülkede artık yapanın yanına kar kalmayacak’ diyor milletimiz. Türkiye’de çeteler ve mafyatik örgütlenmeler dönemi kapanmıştır. Milli iradeye kast edenlerin ürediği bataklıklar artık kurutuldu. Darbelerden medet uman, darbelerden rant devşirmeye çalışan siyasetçilerin umutları bugün tükenmiştir. Darbelerden çıkar devşirmek isteyen ekonomi çevrelerinin hevesleri kursaklarında kalmıştır. Darbe paranoyası üzerinden korku salmak isteyenlerin de artık beklentileri kursaklarında kalmıştır. Bugün milli iradeye sahip çıkan, milli iradeyi namusu, şerefi onuru bilen bir iktidar iş başında. Bugün milli iradeye kol kanat geren, milli iradeyi kanıyla canıyla savunan bir millet var. Yola çıkarken ‘Bizde bölgesel milliyetçilik yok. İzmir’de ne varsa Van’da da o olacak’ dedik. Biz ortaya sadece tercihleri koyuyoruz, biz sadece farklı tercihler üzerindeki yasakları, kısıtlamaları, engelleri kaldırdık, kaldırıyoruz. 10 yıllardır, millete zulüm haline gelen baskıları, dayatmaları tek tek kaldırıyor, herkesin ama herkesin dilediği gibi, inandığı gibi yaşamasının önünü açıyoruz.
ESNAFA HAPİS CEZASI KALKTI…
Hükümetimizin çalışmaları ve iş dünyasından gelen talepler üzerine Türk Ticaret Kanunu’nda çok önemli bir değişikliğe gitti. Bu konuda da biraz bilgi vermek istiyorum değerli basın mensubu arkadaşlarım. Yeni düzenlemeye göre, hapis cezaları adli veya idari para cezasını dönüştürüldü. İnternetten yayınlanacak şirket bilgilerinde de kısıtlamaya gidildi. Gümrük ve Ticaret Bakanımız sayın Hayati Yazıcı, 1 Temmuz'da yürürlüğe girecek olan yeni Türk Ticaret Kanunu’nda(TTK) iş dünyasının itiraz ettiği bazı maddelerin yeniden düzenlendiğini söyledi. Bu konuda Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda(EKK) da mutabakat sağlandı. Düzenleme konusunda bazı bilgiler vermek istiyorum;
* 6102 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda hüküm altına alınan yaptırımlarda büyük oranda indirime gidildi. Bu doğrultuda hapis cezalarının çoğunlukla adli veya idari para cezasına; adli para cezalarının da yine çoğunlukla idari para cezasına dönüştürülmesi kararlaştırıldı.
* Anonim ve limited şirket ortaklarının, şirkete borçlanmalarına imkan sağlandı. Dolayısıyla şirkete borçlanma cezai yaptırım kapsamından çıkarıldı.
* Limited şirket ortaklarına da anonim şirket ortaklarında olduğu gibi kar payı avansı alma hakkı tanındı.
* İnternet sitesi oluşturma yükümlülüğüne tabi şirketlerin kapsamı Bakanlar Kurulu’nca belirlenecek bağımsız denetime tabi şirketler olarak belirlendi.
* İnternet sitesinde yayımlanacak içerik oluşan kaygıları giderecek şekilde yeniden düzenlenerek şirketçe kanunen yapılması zorunlu olan ilanlar olarak düzenlenecek.
SURİYE’DEKİ TRAJEDİ
Suriye’de de maalesef kan akmaya devam ediyor. Bugüne kadar on binlerce insan hayatını kaybederken; yüz binlerce yaralı var. Yine on binlerce insan ülkelerini terk ederek komşu ülkelere sığınmak zorunda kaldı. Dışişleri Bakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’nun da belirttiği gibi maalesef gelinen son durum, sınırların ötesinde bütün insanlığı ilgilendiren bir insanlık trajedisine dönüştü. Birleşmiş Milletler(BM) Genel Sekreteri Ban Ki-Mun yaptığı açıklamada insanların katliamına neden olan rejimin meşruiyetinin kalmadığını vurguladı. Bu görüşe katılmamak mümkün değil. Zira çocuk, genç, yaşlı ya da kadın ve erkek demeden kendi halkını katleden bir hükümetin varlığını sürdürmesi artık mümkün değildir. Umarım bölgede kan ve şiddet bir an önce durur ve Suriye, özlediği barış ve huzur ortamına yeniden kavuşur temennisinde bulunuyoruz.
BAŞBAKAN ERDOĞAN – KILIÇDAROĞLU BULUŞMASI VE TERÖR…
Ana muhalefet partisi CHP’nin ziyaret talebi ve CHP Lideri Sayın Kılıçdaroğlu’nun başbakanımız ile görüşmesini çok önemsiyor ve bundan fayda bekliyoruz. Hükümet olarak çok boyutlu çalışma yapıyoruz. Konunun demokratikleşme, insan hakları ve ekonomik boyutu var. Biz bunları durdurmadık şu anda da yürütüyoruz. Siyasetin bunu daha fazla paylaşıyor olması da verimi arttıracaktır. Toplumsal zeminde ajite edilebilecek konular bunlar. İktidar adımlar atarken, riskler alırken diğer siyasi partiler konuyu ajite edici iç siyaset malzemesi olarak kullanırsa sonuçlar zorlaşır. Dolayısıyla da ana muhalefetin iktidarla bu konuları paylaşması önemli. Bu adımın politikamıza güç vereceğine inanıyorum. Çözüm için ileri adım atmanın daha uygun bir atmosfer olduğu kanaatindeyim. Türkiye bu sorunları çözer. Hem toplumsal olarak, o gün konuşulmayan bugün konuşulur durumda. Bizim de en önemli hedefimiz, terörün artık silah bırakması. Silah bırakılması ve o bölgenin terörden arındırılması, sadece Türkiye’yi değiıl; tüm bölgeyi rahatlatacaktır.
“ARABULUCULUK KANUNU” TBMM’DE KABUL EDİLDİ
Değerli Arkadaşlar, geçen hafta TBMM’de Yargı’da alternative yollardan biri sayılan ve Avrupa ülkelerinin çoğunda başarılı şekilde uygulanan “Arabuluculuk Kanunu” kabul edildi.
Arabuluculuk sistemi; anlaşmalı boşanma davaları, trafik kazaları, kat mülkiyeti gibi özel hukuku ilgilendiren konularda tarafları uzlaştırmayı amaçlıyor.
Kanuna göre, dava açılmadan önce veya dava sırasında taraflar anlaşırlarsa ortak bir arabulucu seçilecek. Taraflar, arabulucuya başvurma, süreci devam ettirme, sonuçlandırma veya bu süreçten vazgeçmede serbest olacak; arabulucuya başvururken ve tüm süreç boyunca eşit hakları bulunacak.
Arabulucu, bilgi ve belgeleri gizli tutmak şartıyla tarafları uzlaştırmaya çalışacak. Ancak, hakim gibi çalışmayacak. Örneğin, tanık dinlemeyecek, keşif yapmayacak.
Tarafların anlaştıkları, anlaşamadıkları veya arabuluculuk faaliyetinin nasıl sonuçlandığı bir tutanak ile belgelendirilecek.
Arabulucu olabilmek için, mesleğinde en az 5 yıllık kıdeme sahip hukuk fakültesi mezunu olmak, arabuluculuk eğitimini almak ve Adalet Bakanlığı'nın yapacağı sınavı geçmek gerekecek.
Aslında Arabuluculuk sistemi Anadolu kültüründe asırlardır var ola, Milletimizin örf ve adetlerinde hayat bulmuş bir sistemdir. Şimdi biz bunu yasal hale getirdik ve vatandaşlarımız arasında yaşanan birçok uyuşmazlık bu sistemle mahkeme salonlarına taşınmadan taraflar arasında çözülmüş olacaktır. Bu sistemle yargının iş yükü de bir ölçüde azalmış olacaktır.